Başkent Ankara’mızın asırlık spor kulüplerinden biri olan Gençlerbirliği’nde, 2026-2027 sezonu hazırlıkları başladı. Amaç; 2025-2026 sezonunda yapılan stratejik hataları tekrarlamamak ve 2026-2027 sezonunu daha rahat bir noktada tamamlayabilmek...
Ancak; 2025-2026 sezonunda yapılan büyük hatalardan ders almak, takımdan ayrılan kilit oyuncuların yerine kaliteli ve takıma fayda sağlayabilecek takviyeler yapmak ve sağlam bir kadro yapılanması ile yeni sezona başlamak varken; yine yönetim içindeki kısır çekişmelerle meşgul olan bir Gençlerbirliği izliyoruz!
Yönetim içerisinde oluşan bu çatırdamaları Gençlerbirliği kulübü başkanı Haydar Arda Çakmak, 02 Temmuz 2026 günü gerçekleştirdiği basın toplantısında bizzat teyit etti ve kulübün çeşitli amaçlarını gerçekleştirmek üzere oluşturulan komitelerde görev yapan bazı yöneticilerin, kendisine karşı “Başkanı devirme, zorlama ve istifaya zorlama” operasyonu yürüttüğünü ifade etti.
Ayrıca Arda başkan; muhalefet amacı güden yöneticilerin görevlerinden istifa edip genel kurulda başkan adayı olmaları gerektiğini belirtti.
Arda Çakmak’ın yaptığı bu açıklamaları büyük bir hayret ve üzüntü ile takip ettim. Kulüp içerisinde yaşanan bazı tartışma ve -kavga- boyutuna varan sürtüşmelerin, kitlelerin önüne serilmesini doğru bulmuyorum. “Kol kırılır, yen içinde kalır” şeklindeki atasözümüz, oldukça klişeleşmiş bir tabirdir ama her zaman geçerliliğini korur.
Gençlerbirliği takımının acil transfer bekleyen birçok bölgesi var. Erhan Erentürk ve Ricardo Velho ile yolların ayrılmasının ardından kaleci rotasyonunun yeniden oluşturulması gerekiyor. Metehan Mimaroğlu ile yolların ayrılmasının ardından sol kanat bölgesine kaliteli bir takviye gerekiyor. Sağ kanat rotasyonunun da genişletilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Başkan Arda Çakmak’ın açıklamasına göre Gençlerbirliği’ne Mayıs ayına kadar 10 milyon Euro gerekiyormuş. Aday olacak kişiler bunu bilsin diyor. 10 milyon Euro bugünkü şartlarda Süper Lig için o kadar büyük bir rakam değil. Ancak, bu rakamın bile zorlayıcı çok büyük bir rakam olarak dile getirilmesi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti Başkenti’nin işadamları ve sanayicileri adına utandıran bir durumdur.
Saha içi ve saha dışında birçok sıkıntı ile boğuşan Gençlerbirliği camiası; bir de yönetim içerisindeki çatışmalar nedeniyle, ortada fol yok yumurta yok iken 18 Temmuz’da olağanüstü seçimli genel kurula gidiyor! Gençlerbirliği için hayırlısı ne ise o olsun. Ne diyelim?














Yorum Yazın