Trendyol Süper Lig’de 2026-2027 sezonu start aldı. Teknik direktör Metin Diyadin önderliğinde 2026-2027 sezonuna güzel bir başlangıç yapmak isteyen Gençlerbirliği, ligin ilk haftasında Ankara Eryaman Stadyumu’nda Fenerbahçe’yi konuk etti.
Mevcut kadrodaki bazı bölgelere henüz gerekli takviyeleri yapamayan Gençlerbirliği için, sezonun ilk haftasında Fenerbahçe ile karşılaşmanın ciddi bir “fikstür şanssızlığı” olduğunu düşünüyorum. Zira; Temmuz ayında gerçekleşen olağanüstü seçimli genel kurul süreci ve Kırmızı Siyahlı kulübe gelen transfer yasağı gibi faktörler nedeniyle, futbol takımındaki bazı pozisyonlara yapılması gereken transferlerin gecikmesi nedeniyle Fenerbahçe maçına -nispeten- eksik bir kadro ile çıkıldı. Özellikle geçtiğimiz sezon, Gençlerbirliği takımının en zayıf bölgelerinden biri olarak göze çarpan santrafor rotasyonuna yapılması planlanan takviyede fazlasıyla geç kalındığını düşünüyorum.
Fenerbahçe ise 2026-2027 sezonuna, çiçeği burnunda başkanı Aziz Yıldırım ve çiçeği burnunda teknik direktörü İsmail Kartal önderliğinde -mutlak ama mutlak- şampiyonluk parolasıyla başladı. Bu hedef doğrultusunda, dünyaca ünlü stoper oyuncusu Nathan Ake ve sağ kanat/forvet pozisyonlarında forma giyen Mason Greenwood’u transfer ettiler. Birkaç tane daha ses getirecek transfer yapacaklarını düşünüyorum. Gençlerbirliği deplasmanına da, mutlak şampiyonluk parolasıyla başladıkları sezona iyi bir başlangıç yapma amacıyla geldiler.
Gençlerbirliği-Fenerbahçe maçının teknik analizine geçecek olursak...
Karşılaşmanın ilk 25 dakikasında Fenerbahçe’nin mutlak üstünlüğü vardı. Topun kontrolü tamamen kendilerinde idi. Sol kanattan yaptıkları ortalarla Gençlerbirliği kalesinde etkili olmaya çalıştılar.
Bu çabalarının karşılığını da 13.dakikada Anderson Talisca’nın attığı golle aldılar. Sol kanatta topla buluşan Oğuz Aydın’ın çektiği sert şutu, Gençlerbirliği kalecisi İrfan Can Eğribayat kurtardı. Ardından, ceza sahası sol çaprazından çevrilen topu Anderson Talisca son derece net bir vuruşla filelere gönderdi ve takımını 1-0 öne geçiren golü kaydetti.
Anderson Talisca’nın ayağından gelen bu güzel gol ile Fenerbahçe’nin 1-0 öne geçmesinin ardından rakip kaleye -doğal olarak- daha fazla adamla gitmeye çalışan bir Gençlerbirliği izlemeye başladık.
Bu gayretlerinin karşılığını da -Guendouzi’nin de yardımıyla- Franco Tongya’nın attığı golle almasını bildiler. Ön alan baskısı ile topu Guendouzi’nin ayağından çalan Koita’nın akıllı pasıyla topla buluşan Tongya, şık bir plase vuruşla skoru 1-1’e getiren golü kaydetti.
Mücadelenin 56.dakikasında, Oğulcan Ülgün’ün attığı golle 2-1’lik üstünlüğü sağladı Gençlerbirliği. Oğulcan’ın attığı bu golü çok beğendim. Sol bek Abdurrahim Dursun’un, sol kanattan sürüklediği topu müthiş bir orta ile Oğulcan’a gönderdi. Oğulcan da güzel bir kafa vuruşuyla topu ağlara gönderdi. Hazırlanış itibarıyla çok güzel bir gol olduğunu rahatlıkla ifade edebilirim.
Skor 2-1’e geldikten sonra, galip duruma geçmenin de getirdiği psikoloji ile oyunu kendi yarı sahasında kabul eden bir Gençlerbirliği izledik. Galibiyet golünü bulmalarının ardından geçen 34 dakikada, hemen hemen hiç hücuma çıkmadılar.
56.dakikadan sonra ise savunmada, deyim yerindeyse -sıfır hata- ile oynayan bir Gençlerbirliği takımı vardı sahada. Pozisyon hatası yapmadılar, savunmanın arkasına adam kaçırmadılar. Stoperler Dimitris Goutas ve Zan Zuzek, karşılaşma genelinde kusursuza yakın oynadı. Güven veren bir performans ortaya koydular.
Yaz transfer döneminde Fenerbahçe’den Gençlerbirliği’ne transfer olan İrfan Can Eğribayat, eski takımına karşı güzel bir performans ortaya koydu. Maçın skoruna doğrudan etki eden -alıştığımız- kritik kurtarışlarına bu maçta da devam etti. Özellikle 71.dakikada, ceza sahası içerisine giren Anderson Talisca’nın çektiği şutu büyük bir ustalıkla kurtardı. İrfan Can’ın bu kurtarıştaki üst düzey konsantrasyonu olmasaydı, Talisca’nın bu etkili şutunun gol olmaması için hiçbir neden yoktu.
İrfan Can Eğribayat, kalitesi belli olan bir kaleci. İlerleyen haftalarda da yapacağı ekstra kurtarışlarla Gençlerbirliği’ne üst düzey bir katkı sağlayacağından zerre kadar bir şüphem yok. Gençlerbirliği’nin, içerisinde bulunduğu ekonomik darboğaza rağmen çok iyi bir kaleci transferi yaptığını düşünüyorum.
Karşılaşmada başka gol olmayınca Gençlerbirliği, güçlü rakibi Fenerbahçe’yi 2-1 mağlup ederek Trendyol Süper Lig 2026-2027 sezonuna güzel bir başlangıç yaptı.
Kırmızı Karalar için, henüz sezonun ilk haftasında alınan Fenerbahçe galibiyeti elbette ki çok ama çok değerli. Bu galibiyet, sezonun ilerleyen haftaları adına takıma müthiş bir moral getirecektir. Göze hoş gelen bir futbol sergilemeseler de savunma hattının kusursuz bir performans sergilemesi sonucunda 2026-2027 sezonunun ilk haftasını “ekstra” bir galibiyetle kapadılar.
Ancak Gençlerbirliği yönetimi, henüz sezonun ilk haftasında yakaladıkları bu ivmeyi ilerleyen haftalara da taşımak istiyorlarsa bu takıma, camianın büyük bölümünün içine sinecek bir santrafor transferi gerçekleştirmek zorundalar. İleride top tutacak, hızlı, güçlü ve bitirici vuruşları iyi bir santrafor. Nokta atışı tabirine uygun bir santrafor transferi gerçekleştirilmelidir.














Yorum Yazın