Son haftalarda oynadığı son derece etkisiz futbol ve aldığı başarısız sonuçlar ile taraftarlarının küme düşme korkusunu hissetmesine neden olan Natura Dünyası Gençlerbirliği, Trendyol Süper Lig’in 29.haftasında deplasmanda RAMS Başakşehir ile karşı karşıya geldi.
Natura Dünyası Gençlerbirliği, son haftalarda taraftarlarının arzu ettiği futbolu sahaya yansıtamadı. Geçtiğimiz hafta, Eryaman Stadyumu’nda karşılaştığı Göztepe’ye 2-0 mağlup oldu Kırmızı Karalar. Alınan mağlubiyetin yanı sıra; ortaya konulan oldukça kötü performans da Gençlerbirliği camiasını hayal kırıklığına uğrattı.
Teknik direktör değişikliğine giden her takım, yeni teknik direktörleri ile çıktığı ilk maçta 2-3 tık daha hareketli ve tempolu bir görüntü ortaya koyar. Amaç; yeni teknik direktörün gözüne girmektir. Ancak, Volkan Demirel’in ikinci kez Gençlerbirliği’nin başına geçtiği günden bu yana futbolcularda en ufak bir hırs ve hareketlilik göremiyorum!
Rakip RAMS Başakşehir ise Nuri Şahin’in takımın başına geçmesinin ardından göze hoş gelen bir futbol oynamaya gayret ediyor. Şampiyonluk yarışı verdikleri yıllarda olduğu gibi kaliteli bir kadroları yok ama mevcut kadrolarıyla, futbolseverlerin futbol zevkini tatmin edecek bir performans ortaya koymaya çalışıyorlar.
Mücadelenin teknik analizine geçecek olursak...
Mücadelenin ilk yarısında, oyun üstünlüğü ve topun kontrolü tamamen RAMS Başakşehir’in elindeydi. Gençlerbirliği kalesine, deyim yerindeyse “topuyla tüfeğiyle” hücum eden bir takım vardı sahada. Bunun sonucunda da Başakşehir takımı, ilk yarı sonunda soyunma odasına 3-0’lık net bir skor üstünlüğüyle gitti.
İlk yarıda RAMS Başakşehir’in golleri 9.ve 40.dakikada Eldar Şahmuradov ve 42.dakikada Bertuğ Yıldırım’dan geldi.
8.dakikada, Eldar Şahmuradov’un attığı gole birkaç cümle ile değinmek istiyorum. Atılan bu golde, Gençlerbirliği savunmasının çok büyük bir zaafiyet örneği gösterdiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Yapılan ver-kaç sonucunda Şahmuradov’un, Gençlerbirliği kalecisi Ricardo Velho ile bu kadar rahat karşı karşıya kalmaması gerekiyordu. Süper Lig’de oynayan bir takımın, Başakşehir gibi zor bir deplasmanda bu kadar kolay gol yememesi gerektiğini düşünüyorum.
Öte yandan; RAMS Başakşehir’in Bertuğ Yıldırım ile bulduğu golde de Gençlerbirliği savunmasının hatasının olduğunu düşünüyorum. Yusuf Sarı’nın sağ çaprazdan yaptığı orta ile topla buluşan Bertuğ, oldukça rahat bir kafa vuruşu ile skoru 3-0’a getiren golü kaydetti. Altı pas noktasına yakın bir bölgede, Bertuğ’a bu kadar rahat bir kafa vuruşu yapma imkanı verirseniz kalenizde golü görmeniz kaçınılmaz olur!
Başakşehir’in Şahmuradov ile bulduğu ikinci golde Gençlerbirliği savunmasına yüklenmek yanlış olur. Çünkü, teknik becerinin yanında zekanın da devreye girdiği bir gol izledik. Şahmuradov’un yaptığı soğukkanlı vuruşun yanında, Şahmuradov’a verilen topuk pasının da kalitesini es geçmememiz gerektiğini düşünüyorum.
Karşılaşmanın ikinci yarısı, iki takım açısından da “bitse de gitsek” mantalitesiyle oynandı. Başakşehir, skorun da verdiği rahatlıkla oyunu biraz rölantiye aldı. Aslında, ikinci yarıda oyuna çok fazla asılmamasına rağmen skoru 4-0’a, 5-0’a götürecek kadar net pozisyonları da buldu Başakşehir. Lakin Gençlerbirliği kalecisi Ricardo Velho, bu pozisyonların golle sonuçlanmasına izin vermedi.
Natura Dünyası Gençlerbirliği ise ikinci yarıda, ilk yarıyı 3-0 gibi ağır bir mağlubiyetle kapatmanın getirdiği moral bozukluğu ile son derece etkisiz bir görüntü ortaya koydu. Hücumda en ufak bir varlık gösteremediler. Savunmada da rakibin etkili hücum oyuncularına karşı kaydadeğer bir direnç gösteremediler. Kaleci Velho’nun, ikinci yarıda yaptığı ekstra kurtarışlar olmasa rakibi karşısında daha ağır bir mağlubiyet de alabilirdi Gençlerbirliği.
Kalan dakikalarda başka gol olmayınca Gençlerbirliği, deplasmanda Başakşehir’e 3-0 gibi net bir skorla mağlup oldu.
Gençlerbirliği’nde işler hiç ama hiç yolunda gitmiyor. Alınan başarısız sonuçlar ortada! Buna ek olarak; sahada ortaya konulan futbol da camiaya -zerre kadar- umut vaat etmiyor! Her maç, bir önceki maçı “negatif” anlamda aratıyor. Özellikle, teknik direktör Metin Diyadin ve teknik ekibiyle yolların ayrılmasının ardından bazı oyuncularda mental olarak bir geriye gidiş gözlemliyorum.
Takımın küçük çaplı bir yükseliş trendi yakaladığı dönemde, sezonun son haftalarına yaklaşıldığı süreçte Metin Diyadin ve teknik ekibi ile yolların ayrılması, kelimenin tam anlamıyla harakiridir!














Yorum Yazın