Teknik direktör Metin Diyadin ve ekibi ile yolların ayrılmasının hemen ardından Trendyol Süper Lig’in 23.haftasında karşılaştığı İKAS Eyüpspor’a 1-0 mağlup olan Natura Dünyası Gençlerbirliği, 24.haftada Zecorner Kayserispor’u Eryaman Stadyumu’nda ağırladı.
Önce; ortada fol yok yumurta yok iken, ani bir kararla teknik direktör Metin Diyadin ve yardımcı antrenör Özcan Bizati ile yolların ayrılması, ardından da Trendyol Süper Lig’in 23.haftasında İKAS Eyüpspor’a karşı alınan 1-0’lık mağlubiyet, Gençlerbirliği camiasındaki olumlu havayı negatife çevirmişti.
Özellikle, Trendyol Süper Lig’in 23.haftasında oynanan Eyüpspor maçında ortaya konulan son derece etkisiz ve isteksiz futbol, Gençlerbirliği taraftarlarını gelecek haftalar adına -doğal- olarak endişeye sevk etti. Kırmızı Karalar, yeni teknik direktörleri Levent Şahin ile ilk maçına çıkmıştı ama futbolcular, Levent hocanın gözüne girebilmek için en ufak bir çaba göstermemişler, hücumda ve savunmada son derece vasat bir performans ortaya koymuşlardı.
Eyüpspor maçının ardından, Trendyol Süper Lig’in 24.haftasında oynanan Natura Dünyası Gençlerbirliği- Zecorner Kayserispor karşılaşmasını, bir umut ışığı görülecek mi, yoksa aynı vasat performans devam edecek mi? sorularıyla bekledi Gençlerbirliği camiası.
Bizlerinde aynı merakla beklediği maçın teknik analizine geçecek olursak...
Karşılaşmanın ilk yarısında iki takım da hücumu düşünen bir performans ortaya koydu. Ancak, gol yollarında biraz daha istekli görünen ve üretken olmaya gayret eden taraf Kayserispor idi.
Sarı Kırmızılılar ilk net gol pozisyonuna, karşılaşmanın 25.saniyesinde girdi. Hızlı gelişen Kayserispor atağında, ceza sahası içinde topu uzaklaştırmak isteyen Gençlerbirliği sol beki Thalisson Kelven, ters bir vuruşla topu kendi ağlarına göndermek üzere iken Gençlerbirliği kalecisi Ricardo Velho, son anda topu çelerek bu büyük hatanın gol ile sonuçlanmasını önledi.
Mücadelenin 22.dakikasında, Kayserispor’un ilk yarıda girdiği en net ikinci gol pozisyonu meydana geldi. Sağ kanattan Makarov’un yaptığı ortaya hafif bir dokunuş yapan Cardozo’nun bu şutunu, kaleci Velho güzel bir refleks ile kurtardı. Ricardo Velho’dan dönen top önce Carlos Mane’ye, ardından da direğe çarptı ve oyuna dönen top Kayserispor savunması tarafından uzaklaştırıldı. “Gençlerbirliği kalesini Allah korudu!” tabirini rahatlıkla kullanabileceğimiz bir pozisyon geride kalmıştı!
Gençlerbirliği ise, ilk yarıda gol pozisyonu bulma noktasında fazlasıyla zorlandı. Sol kanattan Franco Tongya ve Metehan Mimaroğlu; sağ kanattan ise Göktan Gürpüz ile hücuma hızlı çıktılar ama pozisyon üretme ve bitiricilik konusunda ciddi anlamda sınıfta kaldıklarını düşünüyorum. İlk 45 dakikada; Kayserispor ceza sahası içinde Metehan Mimaroğlu’nun vurduğu ve Kayserispor kalecisi Bilal Bayazit’in iki hamlede çıkarttığı top dışında ciddi bir gol pozisyonuna giremedi Gençlerbirliği.
Karşılaşmanın 56.dakikasında, taraflı-tarafsız bütün futbolseverlerin kafasında soru işareti yaratan bir pozisyon yaşandı.
Joao Mendes’in başlattığı atakta; Fedor Chalov’un müthiş ara pasıyla Gençlerbirliği savunmasını oyundan düşürdüğü, Denis Makarov’un güzel bir bitirici vuruşla bu pası süslediği çok güzel bir gol attı Kayserispor. Ancak hakem Ümit Õztürk, pozisyonun ofsayt olduğu gerekçesiyle bu güzel golü iptal etti.
Atılan bu güzel golün ofsayt gerekçesiyle iptal edilmesini son derece yanlış buluyorum. Pozisyonun tekrarını izlediğimiz zaman, ofsaytta olduğu iddia edilen Kayserispor forveti Fedor Chalov’un, Gençlerbirliği savunmasının arkasında olduğu görülüyor. Yeri geldiği zaman Gençlerbirliği’nin hakkını nasıl savunuyorsak, bu pozisyon özelinde Kayserispor’un hakkını da aynı şekilde savunmamız gerektiğine inanıyorum. Çünkü Türk hakemleri, “bugün sana, yarın bana” stratejisini sıklıkla uyguluyorlar. Bir maçta, verdikleri yanlış bir kararla haklarını yedikleri bir takımın; ertesi hafta, o takımın lehine yanlış bir karar vererek “yanlışları eşitleme” yoluna başvurabiliyorlar! Bu tip yanlış işlere göz yummamak gerekiyor!
Kayserispor’un iptal edilen golünün ardından iştahlanıp, maçı kazanmak için oyun temposunu biraz daha artıran bir Gençlerbirliği izleyeceğimizi düşündüm. Ancak, çok büyük hayal kırıklığına uğradım. Tempoyu artırmayı bir kenara bırakalım; rakip kaleye organize atak bile gerçekleştiremeyen bir takım vardı sahada! 88.dakikada, kaleci Ricardo Velho’nun gerçekleştirdiği müthiş kurtarış olmasaydı Gençlerbirliği sahadan mağlubiyetle bile ayrılabilirdi!
Gençlerbirliği de Kayserispor da gol yollarında arzu ettikleri üretkenliği sağlayamayınca karşılaşma golsüz beraberlikle tamamlandı.
Gerek Eyüpspor, gerekse Kayserispor maçlarında son derece vasat bir futbol ortaya koydu Gençlerbirliği. Gol yollarında son derece vasat bir görüntüleri vardı. İddia ediyorum; Franco Tongya ile Metehan Mimaroğlu’nun atletik yapıları, hızları ve topla dripling özellikleri olmasa topu rakip kaleye taşımakta bile güçlük çeker Kırmızı Karalar! Dikkat ederseniz, Gençlerbirliği takımının atak başlangıçları sıklıkla Tongya ve Metehan Mimaroğlu’nun bulunduğu sol kanat üzerinden gerçekleşiyor. Allah, Franco Tongya ve Metehan Mimaroğlu’na herhangi bir sakatlık vermesin!














Yorum Yazın