GENÇLERBİRLİĞİ'NDEKİ SON GELİŞMELER "GENNÇLERBİRLİĞİ İLERİ" YAYINIMIZDA DEĞERLENDİRİLDİ...YAYINIMIZI İZLEYEBİLECEĞİNZİ LİNKİMİZ: https://www.youtube.com/watch?v=liFujksEA1Q&t=213s
Diyadin...
Daha bir hafta önce havalimanında başlayan Fenerbahçe macerası, kötü hakeme, kötü sonuca rağmen rüya gibiydi. Her şeyin bu kadar güzel olmasına inanamıyorduk. En son Erkan Hoca zamanında deplasman maçları böylesine keyifli geçmişti. Yönetim, aynı sofraya oturduğumuz insanlar; teknik kadro, omuz omuza maç izlediğimiz yol arkadaşları; kulüp çalışanları ise Türkiye’nin her şehrinde karşımıza çıkan emekçilerdi. Daha ne olsun. Ama insan bilir; bir şey gerçek olamayacak kadar güzelse, çoğu zaman uzun sürmez.
Bazı insanlar hep doğruyu söyler. Bilmezler ki her doğru, her yerde söylenmez. Gerçekleri duymaya hazır olmayan birine gerçekleri söylemek zulümdür. Tatlı bir rüyanın en derin yerinde çalan bir saat gibi… Uyanması gerekeni uyandırırsın belki, ama rüyası yarım kalan seni suçlar.
Atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli derler. Metin Hoca işini en iyi şekilde yapar, haram lokmaya el uzatmaz; haksızlık karşısında da susamaz. Bu bir kusur değil, bir mizaçtır. Onunla yol yürümek yüksek ses değil, yüksek özgüven ister. Dışarıdan alkış beklemeyenlerin, içinde kendisi ile barışık olanların işidir bu. Samimiyetine inanırsan karşında yalnızca bir teknik direktör değil; futbol aklı, yol gösterici ve gerektiğinde mali disiplini de düşünen bir denge unsuru bulursun.
On maçta dört galibiyet, dört beraberlik, iki yenilgi… Sezona beş mağlubiyetle başlamış, bazı maçları rakip kaleye isabetli şut atmadan tamamlamış bir takım için bu tablo küçümsenecek bir tablo değildir. Ama “Hoca gitsin” korosu için futbol hâlâ “Ali oyuna girsin, Veli oyundan çıksın”dan ibarettir. Metin Hoca’nın kurmaya çalıştığı sistem oyununu anlayacak futbol bilgisine sahip olsalardı keşke... Sağ beki Gökhan Gönül dışında yıldızı olmayan, santrforu sezon boyunca bir elin parmakları kadar gol atabilmiş Gençlerbirliği ASAŞ’ın ligin en çok gol atan takımlarından biri oluşunu kime anlatacaksın?
Paylaştığı bir cümle var; insanın alıp cebine koyası geliyor: “Sorunun kendinde olduğunu anlamayan insanlar, çözümü başkalarının huzurunu bozmakta ararlar.” Hiç gerekçe yokken huzurunuzu bozanlara bir de bu cümlenin ışığında bakın. Aynaya bakmaktan korkanlar aynayı kırmaya kalkar. Oysa yüz kesik değildir; hakikat keskindir.
Takımına oynatmaya çalıştığı oyun unutulmuş bir şeyi hatırlatıyordu bize; 2003’ten kalma bir tadı, damağımızda yarım kalmış bir duyguyu… Ama bu ülkede sabır lükstür, akıl ise hep fazla mesai yapar. Herkes bağıranı lider, susanı suçlu sanır. O yüzden en çok doğrular yalnız kalır, en çok yalnız kalanlar haklı çıkar. Ve evet, bu topraklarda hiçbir başarı cezasız kalmaz.
Bir rüyaya dalmak üzereydik. Rüyalar zaten kısa sürer. Ama bazı rüyalar vardır; uyandırmaz insanı, adam eder. Uyanmak istemeyenler için çalar saat her zaman suçludur. Daha birkaç hafta önce başkan adayı olarak tüm camianın omuz verdiği Metin Hocamızın gönderiliş şekli içimizde derin bir sızı bıraktı. Ellerimiz, kırık bir cama yumruk atmış gibi kan revan içinde kaldı. Şimdi bu yaralarımızdan soluk alıyoruz. Ağzımızda söylenmemiş sözlerin tortusu, kalbimiz kırık, gözlerimiz yaşlı…














Yorum Yazın