Ankaragücü – Kastamonuspor maç saati yaklaşırken; malum maçın hafta içi ve mesai saatleri içinde olması, bu sebeple taraftar desteğinin az olacağı, özellikle Kastamonuspor 1966 takımının son 11 maçta sadece 1 kez mağlup olması, bu maçlarda çokça berabere kalması kafamdaki “acaba”ları da beraberinde getiriyordu.
Ankaragücü son haftalarda yükselen form grafiğini ve yenilmezlik serisini Kastamonuspor 1966 karşısında sürdürebilecek miydi? Bunun yanında play - off hattına yaklaşmışken olası puan kaybı bir çok şeyi alt üst edebilirdi.
Benim maç önü düşüncem çok netti. Ankaragücü’nün net bir galibiyet alacağından hiç şüphem yoktu. Kastamonuspor 1966 takımının son oynadığı özellikle dış saha maçlarına bakacak olursak defans hattını ceza yayının oraya konuşlandıran, geçiş hücumları ile gol arayan bir takım hüviyetinde olduğunu görebiliriz. Sistemi olan sert bir takım.
Recep Karatepe rakibi çok iyi analiz etmiş olacak ki, maç başlangıcı ile birlikte kenar iki bekini hep hücuma çıkardı. Orta sahada, Mesut Emre Kesik ve Fatih Arhan gibi temaslı oynayan, oyunu iyi yönlendiren, açıkları iyi kapatabilen ve ikinci toplarda başarılı olan oyuncuların varsa böyle rakiplerin şansı kalmıyor. Mahmut gibi hem oyunu yönlendiren hem de takım defansına katkı sağlayan usta bir ayağında varsa top yekün hücum edebiliyorsun. Ankaragücü sezon başından beri rakip takımları hep 2. Bölgede karşılarken, bu orta saha üçlüsü ile birlikte 3. Bölgede karşılamaya başladı. Bu çok önemli bir detaydır. İlerleyen günlerde çok daha net bazı şeyleri göreceğiz.
Burada tek handikap Mervan’ın sürekli hücumu düşünmesi nedeniyle onun kanadında oluşacak boşluktan Kastamonuspo’un pozisyon bulması olacaktı. Zaten maç boyunca buldukları iki pozisyondan birisi de o kanattan geldi. Bunun dışında gol atma şansları duran top dışında da pek mümkün görünmüyordu.
Kanat beklerinin sürekli ileri çıkıp hücumu düşünmesi, her iki kanatta oynayan Miraç ve Mervan’ın sürekli içeri katetmesi Kastamonuspor’un iyice içeri gömülmesi ve fazla sayıda oyuncu ile defans yapmasına sebep oldu. Bu durum zaten iyi ayaklara sahip olan Ankaragücü’nün işi iyice kolaylaşmış gözüküyordu. Uzun zamandır duran top harici her atakta bu kadar Ankaragüçlü oyuncuyu ceza sahasında görmemiştim. Ataklarda ceza sahasında içerinde çoğalabilmek büyük takım refleksidir. Nitekim gene böyle bir atakta son dönemlerin en formda ismi (yazının başlığından anlaşılacağı üzere) Mervan Yusuf Yiğit’in güzel kafa vuruşuyla öne geçmesini bildi. Herkes buna bir gol gözüyle baktı ama ben tabi ki sadece o gözle bakmadım. Golden 30 saniye önce Stoper Osman Çelik orta yaptı, ceza sahasında 3 Ankaragüçlü vardı. Dönen topun tekrar ceza sahasına gelene kadar ki paslaşmayı tekrar tekrar izlemenizi tavsiye ederim. İsmail’in yaptığı ortada bu sefer ceza sahası içerinde tam 4 Ankaragüçlü oyuncu vardı. Belki bu yazdıklarımı abartılı bulanlar olabilir. Senelerdir ceza sahası içinde çoğalamayan Ankaragücü izlettiler bize. Heyecanlanmadan ve bunu yazmadan duramadım. Mervan’ın attığı gol çok güzeldi fakat Fatihin geriden oyun kurup, orta yapıldığı anda ceza sahasında olması başka bir seviye.
Maçın geri kalanı da bu ve buna benzer pozisyonlarla geçti. Biraz son paslar ve son vuruşlarda dikkatli olunsa maç çok erkenden kopabilirdi. Bizler son dakika travmalarına alışık olduğumuz için 1 farklı skorlarda tedirgin oluyoruz. Bu taraftar artık travma yaşamak istemiyor. Bundan sonra daha dikkatli olmalılar.
Bu yazıda Recep Hoca hakkında bir şeyler yazmazsam olmaz. Takımda tam bir aile ortamı yarattı. Girenden çıkandan hepsinden üst seviye verim almasını başarıyor. Analiz ve taktik seviyesi çok iyi. Bize zevkli bir takım izletiyor. Futbolcu grubu ona güvendiğini sahaya çıkan takımdan anlayabiliyoruz. Eğer ki son haftalarda futbolcuları strese sokmadan atlatmayı başarırsa herkes bayraklarını hazırlasın.
Form düşüklüğü yaşayan bazı genç oyuncuların tekrar yükselişte olması da ayrıca sevinç kaynağı. Sezon başından bu yana en çok beklenti olan oyunculardan bir tanesi Miraç Şimşek. Son haftalarda yükselen bir form grafiği var. Kalan 8 hafta da ona çok ihtiyaç var. Kendini maksimumda tutması gerekiyor.
Teker teker dün oynayan oyuncuları ayırt etmeden tebrik ederim.
Muğlaspor maçında İsmail olmayacak. Eminim bu futbolcu grubu yokluğunu hiç hissettirmeyecektir.
Kaldı 8 hafta. Neler olacak hep birlikte göreceğiz. Kalan haftalarda bu çocuklara sahip çıkmalıyız. Büyük Ankaragücü taraftarına bu yakışır.
Saygı ve Sevgi ile kalın.
Özdemir AYKANAT














Yorum Yazın