Gençlerbirliği Teknik Direktörü Metin Diyadin, Trabzonspor maçının ardından yayıncı kuruluşa açıklamalarda bulundu.
Diyadin'in ifadelerinden öne çıkanlar şu şekilde:
-Ben maçlar ile ilgili teknik bir yorum yapmayacağım. Gençlerbirliği de bilenler bilir benim için çok özeldir yani. Ben 38 yıl, yayından önce de söyledim, 38 yılım geçti hem futbolculuk, teknik adamlığa başlayışım.
-En zorlu bir sezonu şöyle düşünün; üç başkan, altı kez değişim. Bu, oyuncu grubunun kolay kaldıracağı şeyler de değil. İyi gittiğimiz dönemde ayrılmak zorunda kaldık. Son iki hafta dönüşüm de çok net söylüyorum; bilen, beni bilen bilir, karakter olarak asla dönme şansım yok başka bir kulüp olsa. Ancak burayı, Gençlerbirliği için duygularım çok farklı. %1 bir ihtimal varsa onu ben kullanayım dedim. Çünkü bu, ligde kalma değil, Gençlerbirliği Spor Kulübü'nün varlığının devamıydı bu sezon.
-Çünkü rahmetli İlhan Cavcav'dan sonra dikiş tutmayan, yaklaşık 10 yıldır dikiş tutmayan bir yönetsel bir serüven var. Bunun muhakkak düzelmesi lazım ve bu son fırsat olduğunu düşünüyorum.
-Bütün oyuncularımı, karakterli olduklarını da biliyorum her şeyleriyle de; gönülleri... Ve bu oyuncu grubunun içinde de 5-6 tane oyuncudan hiç faydalanamadan aramızı... ayrıntılara girmeyeceğim, yönetmesi gerçekten zordu. Ama herkes kalbinin ekmeğini yer.
-Yine söylüyorum, yine söylüyorum; Gençlerbirliği varlık peşinde koşanların kulübü olamaz. Var olma mücadelesi verenlerin kulübüdür. Ve Gençlerbirliği'nin varlığı ne benim ne bir başkasının kişisel düşünceleri ya da kariyer planlarının çok ötesindedir.
-İnşallah bundan sonraki süreçte bütün camiayı da söylüyorum, bunu uyarı olarak da alabilirler; bütün camianın kişisel hesap yapmadan çok sağlıklı bir şekilde Gençlerbirliği'nin yapılanması gerektiğini düşünüyorum.
-Yoksa Metin Diyadin'in tek başına varlığı ya da X birinin... Metin Diyadin teknik adam da olmayabilir, hiç öyle beklentilerim de hiç olmadı. Yapabileceğim bir şey olduğu zaman her zaman yapmaya çalıştım. Söylediğim gibi onlara, kulüplerini sevdiklerini biliyorum, sahiplenme tutkularını da yönetenlere de muhakkak geçirmeleri gerektiğini düşünüyorum. Heves değil, tutku.

























Yorum Yazın