Tecrübeli gazeteci Orhan Sal; son yazısında Ankaragücü'ndeki son gelişmeleri değerlendirdi...
Haber Ankara'da yayınlanan "Ankaragücü taraftarının büyük resme bakıp tavrını net olarak ortaya koyması lazım" başlıklı yazı şu şekilde:
Ankaragücü Başkanı İlhami Alparslan’ın son basın toplantısı ile ilgili bazı değerlendirmeler yapacağım. Ancak öncelikle kendimle ilgili bir şeyler yazmak istiyorum. Geçtiğimiz Pazartesi günü, yani 5 Ekim günü Ankara Kulübü Derneği tarafından düzenlenen “Ankara’ya Değer Katanlar 2026” ödül gecesindeydik. Spor adına Ankara’ya değer katan, Ankaralı veya Ankara’da spor hayatını sürdüren 26 spor adamı ile birlikte ödüle layık görüldüm ve ödülümü aldım. Evet çalışmalarımız sağ olsunlar çeşitli kurumlar tarafından yıllardır ödüllendiriliyor. Ancak bu ödül benim için biraz farklıydı. Bu kadar değerli şampiyon içinde ödül almak gerçekten benim için inanılmaz değerli oldu. Layık görenlere teşekkür ediyorum. Ankara için çalışmaya devam.
İLHAMİ BAŞKAN, İSMAİL MERT FIRAT’A ULAŞAMIYOR
Ankaragücü Başkanı İlhami Alparslan, düzenlediği basın toplantısında, kesinleşen puan silme cezası ve kulüpte yaşanan gelişmelerle ilgili açıklamalarda bulundu. Basın toplantısından önce başkanı gördüm. Kendisine şunu söyledim: “Ne olur net olun, sorumlular hakkında isim verin. Bulmaca çözmeyelim. Kim suçluysa taraftar bilsin!” dedim. Toplantıda gördük ki, başkan açık bir şekilde kendini ifade etti.
Başkan Alparslan’ın çok önemli olarak 2 açıklamasında; -3 ceza alındığını bundan dönüşün olmadığını ifade ederken, eski başkan İsmail Mert Fırat’a 6 Haziran’dan bu yana ulaşamadığını belirtti.
-3 KONUSU ZATEN BİLİNİYORDU
Ankaragücü’ndeki vergi ve SGK sıkıntısı zaten uzun zamandır bilinen bir gerçek. Geçmiş dönemlerden ödenmeyen borçların baş ağrıtacağını biliyorduk. Birçok yayınımızda da -3 ceza geleceğini söyledik. Bunu da Başkan İlhami Alparslan’ın söylemlerine dayanarak söyledik. Başkan -3’den dönüş olmayacağını net ifade etti.
Kulübün çok büyük çoğunluğu İsmail Mert Fırat’tan kalma vergi ve SGK borcu var. Faruk Koca’nın da varmış. Ama Faruk beyin döneminden kalma borç toplasan 4 daire parası eder. Esas sıkıntı İsmail Mert Fırat zamanından kalma borç. Bu borç vergi + SGK yaklaşık 350 milyon TL. civarı görünüyor. Açık konuşalım; inanın İsmail Mert Fırat gibi büyük çaptaki bir iş adamına bu para, asla para değil. İstediği anda bu parayı öder ve Ankaragücü’nün düzlüğe çıkmasını sağlar. Ama şu ana kadar bir hamlesi yok.
Ankaragücü -3’e itiraz etmeyecek. Ancak belli bir itiraz süresi de var. Yani halen geç kalmış sayılmayız. Eğer ki, bu para ödensin veya yapılandırılsın (Ki yapılandırmak en kolayı) eminim ki -3’den dönülebilir.
Buradan İsmail Mert Fırat’a açık bir çağrı yapalım: Ankaragücü’ne acı hatıralar bıraktınız. Küme düşürdünüz. Bundan dolayı tepki aldınız, Ama camiayla helalleşmek için elinizde halen bir fırsat var. Gelin şu borcunuzu ödeyin veya yapılandırın. Ödeyin ki her şeye rağmen camia sizinle helalleşsin.
Tabii bu -3’e rağmen, İlhami Başkan, “bu bizi yıldırmaz. Bunu telafi edeceğiz.” dedi.
“YAPILANDIRMA YAPAMADIK !”
Toplantıda benim bir sorum oldu: “Devlet kulüplere yapılandırma için hak tanıdı. 70 aya kadar vadeler yapılıyor. Yapılandırmayı düşünmediniz m?” dedim.
Başkan Alparslan, aslında kulüp olarak yapılandırıp, bu yükün altına tüm yönetim olarak girmek istediklerini. Ama bu kez de teminat sorunu yaşadıklarını belirtti. Çünkü borç yapılandırmasında, borcun yarısı kadar bir teminat gerekliymiş. Burada kulübün daha önce Gazi Ercüment Tekin döneminde satılan, İsmail Mert Fırat’a ait dairelerinin satılması nedeniyle teminat gösterecek bir şey bulamadıklarını, daireler satılmasaydı, kendi gösterecekleri teminatla birlikte prosedürü tamamlayıp, yapılandırma yapacaklarını, ancak daireler satıldığı için bunu gerçekleştiremediklerini söyledi.
FİFA’da 3 milyon 600 bin Euro ile 16 dosya çözdüklerini, eski başkanlar camiayla helalleşmek istiyorlarsa, borçlarını ödemeleri gerektiğini ifade etti.
Aslında toplantının sonunda da bombayı ortaya bıraktı! “Fethiyespor maçına kadar bekleyeceğim. Bana dönüş olmazsa tavrını değiştireceğim. Herkes gelip bu masaya oturacak. Bu zemini hazırlayacağız.” diyerek yeni bir savaşa gireceğini gösterdi. Burada biraz aba altından sopa gösterdi. Tabii bundan da biz; siyasi gücü olan İlhami Alparslan’ın hoşgörü ile yapamadığını veya alamadığını, bu kez farklı bir tarz deneyerek emrivakiyle yaptıracağını anladık.
İLHAMİ BAŞKAN KENDİNİ İFADE ETTİ
Bunlar başkanın söyledikleriydi, gelelim yoruma. Hep diyoruz; siyasetimiz yok, ortak paydamız Ankaragücü!
O nedenle Ankaragücü için gerçekten bir şeyler yapan, kulübe katkı sağlayan kim varsa desteğimiz arkasında. İlhami Başkan’la da bugün kulüp sistemsel olarak doğru ve düzgün işliyor. Oyuncu ödemeleri yapılıyor, personel ödemeleri yapılıyor, arsalar alınmış, kulüpte gidiyoruz huzur ortamı var, FİFA ödemeleri sıraya konmuş yapılıyor, yeni tesis yapılıyor. Yani kulüp olarak Ankaragücü’nde huzur var.
Ve üstelik küçük bir azınlık harici taraftar; kombine almıyor, maçlara gelip maddi manevi destek vermiyor. Şu ortamda destek verenlere de helal olsun.
Bakın bu takım 1.Lig’den 7 teknik direktörü bir sezonda değiştirdiği için düştü. Bugün artık 2-3 maçla hoca gönderme devri bitti. Bir istikrar da sağlandı.
Ki bunları sadece ben söylemiyorum. Ankaragücü’nü yazan büyükler veya benden küçük tüm gazeteci arkadaşlarımızda sürekli dile getiriyorlar. Bu insanlar neden İlhami Başkan’a destek veriyorlar. Çünkü hepimiz artık tecrübeliyiz. Bakın bu kulüp neler gördü. En başarılı Sabri Memutlu’yu da gördü, en vizyonlu Nurettin Çarmıklı’yı da gördü. Koskoca Beştepe Tesisleri’ni yapan, bir şekilde takımı yıllarca Süper Lig’de tutan Cemal Aydın’ı da gördü, güçlü iradeli Mehmet Yiğiner’i de gördü. Ama bu kulüp çapsız, iş bilmez, yalancı başkanları da gördü.
O nedenle ben diyorum ki eldeki başkana sahip çıkalım.
Bakın bu kulübe, bir “kurtarıcı” aranıyorsa boşa bekliyorsunuz. Bir kongre yapılsın da müthiş bir başkan adayı çıksın diye bekliyorsanız da boşa bekliyorsunuz. Çıksaydı 24 Mayıs 2025 kongresinde çıkardı, 23 Ekim 2025 kongresinde çıkardı, 20 Ocak 2026 kongresinde çıkardı. Hatırlayın o kongrelerden önce de herkes vardı. Ama kongre salonunda kimseler yoktu.
Beni yanlış da anlamayın kimseye İlhami başkanı övün, omzunuza alın, pof poflayın da demiyorum.
Ama saygılı davranmak ve yapılan iyi işleri görmek lazım. Çünkü 2,5 milyar lira yükün altına başka kimse girmez ve gördüğüm kadarıyla da girmeyecek.
Elbette eleştirin…
Ki eleştiri yapmaya kalksak neler buluruz neler…
Ben yazayım: Neden halen kulüp tam olarak kurumsallaşamadı?
Neden kulüp siyasetle anılıyor?
Neden her şeye sadece İlhami Başkan bakıyor?
Neden halen bir basın sözcüsü bile tanımıyoruz?
Neden Tandoğan Tesisleri sarı veya laciverte değil de griye boyandı?
Neden takım otobüsü sarı değil?
Neden kağıt bilet çıkarılmıyor?
Eleştirilecekse yüz tane eleştiri bulunur.
Ama olayın bütününe bakmak lazım. Olayın bütününde -3 geçmişin çözülmesi mümkün olmayan bir sonucu. Ama halen telafisi mümkün. Bunun için İsmail Mert Fırat’ı bulmak gerekli.

























Yorum Yazın