MENU
  • ARDA GÜLER
  • KEREM AKTÜRKOĞLU
  • BURSASPOR
  • TÜRK TELEKOM BASKETBOL
  • ANKARA
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • BİYOGRAFİLER
  • E-GAZETE
  • RÖPORTAJLAR
  • GAZETE MANŞETLERİ
  • SPORANKİ
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
  • E-Gazete
  • Anketler
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Firma Rehberi
  • Seri İlanlar
SPORANKİ
SPORANKİ
SPORANKİ
  • ANKARAGÜCÜ
  • GENÇLERBİRLİĞİ
  • KEÇİÖRENGÜCÜ
  • MİLLİ TAKIM
  • ANKARA FUTBOLU
  • ANKARA SPORU
  • DİĞER SPOR
Kapat

İspanya'daki Ankaragücü taraftarı Filinta'dan çarpıcı ifadeler: Gün kavramını tamamen yitirdim

Ana SayfaAnkaraİspanya'daki Ankaragücü taraftarı Filinta'dan çarpıcı ifadeler: Gün kavramını tamamen yitirdim
İspanya'daki Ankaragücü taraftarı Filinta'dan çarpıcı ifadeler: Gün kavramını tamamen yitirdim

İspanya'daki Ankaragücü taraftarı Filinta'dan çarpıcı ifadeler: Gün kavramını tamamen yitirdim

23 Mart, 2020, Pazartesi 17:17
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt

İspanya'da yaşayan Ankaragücü taraftarı Filinta Kanmaz sosyal medya hesabından çok düşündürücü bir paylaşım yayınladı.

Karantina'da yaşadığı zorluğu yazan Filinta yaşanan sürecin kendisi ve İspanya için ne kadar zor geçtiğini dile getirdi. 

İşte o ifadeler...

Bugün İspanya’da karantina altında 10. günüm.
Sokağa çıkma yasağında verilen süre 4 haftaya çıkartıldı ve bu sürenin 6 haftaya çıkartılması konuşulurken, gün be gün artan vaka ve ölüm sayılarını takip etmek istemiyorum artık. Zaten on binleri geçtikten sonra da ipin ucunun kaçtığını fark edip sadece kabulleniyorsunuz.
Eyalet polislerinin haricinde askerlerin de artık sokaklarda görülmeye başladığı şu günlerde, ülkede bulunan otellerin bir çoğu da hastaneye dönüştürüldü. İtalya’nın sadece 4 gün gerisindeyiz ve tam anlamıyla aynı şeyleri yaşıyoruz. Kontrolsüz bir şekilde gidiyoruz.
Gün kavramını tamamen yitirdim. Karanlık olunca akşam oldu, aydınlık olunca sabah olmuş diyorum. Saat kaç inanın bakmıyorum. Gece kahvaltı, sabahları akşam yemeği hazırladığım bile oluyor. Günde en az 10 km yürüyen ben, iki günde 100 adım bile atmamışımdır. İp atlıyorum sürekli “Acı yok Rocky, acı yok” diye başlayıp “Edriyııın” diye bitiriyorum ama nereye kadar. Daha şimdiden kaç kilo almışımdır kim bilir.
Zorunlu olmadıkça gitmenin yasak olduğu markete firar ettim iki gün önce. Bir kaç metre mesafe kuralıyla nizama sokularak içeri alındığımız için reyonlarda olan bir iki maskeli firariyle göz göze geliyorsun haliyle.
Normalde kaç saniye sürebilir ki biriyle göz göze gelmek? Ben o an “her kişiyle” bunu yaşadığımda, oturdum anlattım, yedik içtik, sohbet ettik, o anlattı ben dinledim. Ben anlattım o dinledi. Bir şeye ihtiyacın olursa ara dedim, o da aynısını tekrar etti falan...
Herkesin birbirine yarı vebalı bakışı altında gerçekleşen bu bir kaç saniyelik bakışmalı uzun sohbet sonrası, ben raftan alacağımı alıp sıramı başka bir firariye saldım.
Dönerken evlerine hapsolmuş insanların camlarından, benim gibi profesyonel bir firariye, ben gözden kaybolana kadar nasıl aralıksız baktıklarını fark ettim.
Yolda karşılaştığım teyzenin benimkinden daha güzel ve kaliteli olduğu besbelli maskesine gıybet ederek evime döndüm.
Olsun benim de eldivenlerim daha güzel...
Hiç kimsenin kimseyi tanımadığı bir yerde, birbirlerine dolu dolu bakan, bir şey değil çok şey anlatmak isteyen, yardıma ihtiyacın var mı diye iyilik meleğine dönüşmüş maskeli yüzler(!) ve ardındaki manalı gözleri size istesem de anlatamam.
Tabi eve girdikten sonra nasıl kendimi çitileyerek yıkadığımın ayrıntılarını burada detaylandırmayacağım. Yıkamak, temizlemek başka bir şey. 33 yaşındayım, kendimi çitilemeyi öğrendim. O kadar diyorum.
Sabah akşam hiç durmadan İspanya’daki arkadaşlarımla toplantı halindeydim. Pek telefon konuşması tadında değil de, sürekli gelişmeleri paylaştığımız için cepheden cepheye strateji veren komutanlar gibiyiz aslında. Arada tabi “moral vermecilik” ve “moral bulmacılık” oynuyoruz.
Her akşam İspanya saatiyle 20:00’da balkonlara çıkıp önce sağlık çalışanlarına moral verip ardından birbirimize el sallıyoruz. “Biz de aynı durumdayız, biz de...” uzaktan sarılmacalar işte.
En çok el sallayan, en çok karantinalı gibi kendini harap eden de var, dün akşam karşı balkonda gördüğüm alkışlar ve şarkılar bitikten sonra gözlüğünü çıkartıp göz yaşını silen de...
Bütün duygularımızın birbirine girdiği an her akşam 20:00, yer: pencere ya da balkon.
Kendinizi “eyleyecek” şeyler bulmanız gerek. Herkes camlardayken telefonun ışığını açıp karşıya doğru sallayarak tuttuğunuzda hemen onlar da aynısını yapıyor. Serde tribüncülük var tabi, az yapmadık kale arkasından maratona. Önce bir denemek istedim, sonra baktım herkes deplasmanda.
Hemen de adapte oldu tüm komşular. İki dakika sonra zaten bütün binalar ışıl ışıl. Ah bir de karşılıklı beste söyleyebilsek...
Tee ilerideki binada bir çift var, ben hangi hızla sallarsam aynı şekilde sallıyorlar telefonlarını. Aramızda ortak bir dil bile bulduk. Henüz harfleri çıkartamadık ama olsun, moral buluyoruz. Kim derdi ki insanların dumanla anlaştığı bir çağdan yüz yıllar sonrasının Avrupa’sında bunları yaşayacağız.
Bunlar da kayıtlara geçsin sevgili kardeşim. Şu karantina ve ev hapsi bir bitsin ilk işim onları bulup bu günleri yad etmek olacak. Söz.
Türkiye’deki ailem, sevdiklerim sağ olsun hiç yalnız bırakmıyorlar. “Evladım nasılsınız, ne yaptınız?” sorusuna farklı bir cevap veremesem de varlıklarını hissetmek bu günlerde bambaşka.
Gelelim sosyal medyada hali hazırda yapılan geyiklere. Ve insanımızın bu durumu hala ciddiye almayışına. Çok kızıyorum! Cehaletin virüsten daha tehlikeli olduğunu hayretler içinde izliyorum. Sizler de anlayacaksınız ama çok geç olmasından korkuyorum. İnsanlarımız bunu artık görsünler diye bas bas bağırdım ve elimden geldiği kadar da duyurmaya çalışıyorum ama bazı insanlar gerçekten çok şuursuz! Hem yapılan geyikleri hem de bazılarının birbirini teselli ederken verdiği örnekleri gerçekten anlamam çok zor. Anlayamayacağım da!
Önce “bilmem kaç derecede ölüyormuş abi bu virüs” diye bir tez vardı. Sonra baktık ki öyle bir şey yok. Ardından “neyse abi yapacak bir şey yok, zaten yüzde üç ölüm oranı varmış” giden gider kalan sağlar bizimdir” diye bir şey çıktı. Teselli mi avuntu mu bilemedim. De öyle olmuyor işte... Hangi üç kişi?
Şimdi bir kağıda en sevdiğiniz yüz kişinin adını yazın ve üçünden vazgeçin de görelim hadi!
Hadi yapabilir misiniz? Bunları düşünmemek için kendimi oyalayacak bir sürü şey yapsam da, bazen beceremiyor gibiyim. Kabul.
Şunu da bilmenizi isterim. Evden çıkmamanız gerektiği ya da keyfi olarak çıkmak istemediğiniz zamanla, yasak ve başka çarenizin olmadığı zamanki etkisi aynı olmuyor. Uyandırayım!
Bir yanım;
Bu böyle sürüp gitmeyecek, hadi bir kitap daha oku bitir, bozma diyor moralini.
Bir yanım; rakı sofrasındaki dördüncü duble sessizliği...
Değişik bir kabulleniş işte. Zaten öyle başlamadı mı? Önce bir iki vaka, sonra ilk ölümler. İşlerimiz aksadı dedik. Ne kadar daha iş sıkıntıya girer ki soruları ve cevap bulamayışları geldi ardından. Sonra sınırlar kapandı. Sonra satış yerleri. Sonra karantina ve sokağa çıkma yasağı. Şu an sadece hayatta kalma mücadelesi. Gerçek bir hayatta kalma hikayesi. Endişelerimizin boyutunun ne kadar hızlı değiştiğini dev ekranlarda izlerken, başrolde bizler, gelecek bölümde neler olacağını merakla bekliyoruz işte.
Dünya gündemini ve yaşadıklarımızı bu şekilde takip ederken, şu an sadece hayatın bana sunduğu güzellikleri düşünmek istiyorum. Ve bugüne kadar ne yaşattıysa ona şükür ve teşekkür ediyorum.
Neyim varsa elimde, bir başka kıymet veriyorum.
Bir de sabah akşam yanıma sokulan, yüreğime dokunanla aynı çatı altında mahsur kalmanın verdiği huzur var. Bir çıt sesi kadar yakınımdaki bir çift el, iyi ki var!
Ve bir şehirde asla duyamayacağınız kadar çok kuş sesi var. Benim ancak doğa yürüyüşlerinde bu kadar net duyabildiğim ve ayırt edebildiğim sesler. Şu an bunları yazarken abartmıyorum günün en az on beş saati duyduğum kuşlar... Çok büyük moral kaynağım onlar. Hepsinin hakkını vermek istiyorum. Var olsunlar. Kuşlar ötüyorsa hayat vardır arkadaşım. Kuşlar ötüyorsa güzel şeyler olacak demektir. Umut vardır.
Kendimiz ve inandığımız şeyler uğruna ayakta kalmamız gereken zamanlar var.
Biliyorum; güzel kalpli insanların dilekleri var üzerimizde, anne ve babalarımızın duaları var.
Geceye sabredene müjdelenen bir sabah var.
Karamsarlık en büyük düşmanımız olsun.
Yan yana, can cana halledeceğiz.
Gerekiyorsa sıfırdan yeniden başlayacağız!
Filinta
22.03.2020

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Yorum Yazın

Süper Ligde 26 ve 27. hafta maçlarının programı açıklandı...
Süper Ligde 26 ve 27. hafta maçlarının programı açıklandı...
Şanlıurfaspor-Ankaragücü karşılaşması cumartesi günü oynanacak!
Şanlıurfaspor-Ankaragücü karşılaşması cumartesi günü oynanacak!
Barışcan İğrek yazdı: Gençlerbirliği zevk vermiyor!
Barışcan İğrek yazdı: Gençlerbirliği zevk vermiyor!
Ankaragücü, Eren ve Mert'i andı...
Ankaragücü, Eren ve Mert'i andı...
Ankaragücü’nün genç santrforu Atakan Güner gollere devam!
Ankaragücü’nün genç santrforu Atakan Güner gollere devam!
ÖZEL | Van de Velde: “Hollanda ve Lüksemburg Büyükelçileri ile Ankaragücü maçını izlemek istiyorum”
ÖZEL | Van de Velde: “Hollanda ve Lüksemburg Büyükelçileri ile Ankaragücü maçını izlemek istiyorum”
Ganalı Mavis Owusu Başkent'te!
Ganalı Mavis Owusu Başkent'te!
Ziraat Bankkart, Altekma'ya set vermedi
Ziraat Bankkart, Altekma'ya set vermedi
Levent Şahin'in maç sonu açıklamaları...
Levent Şahin'in maç sonu açıklamaları...
Ankara Demirspor 3 attı, 3 aldı!
Ankara Demirspor 3 attı, 3 aldı!
Ankaragücü Başkanı İlhami Alparslan: "Bu arma bize emanet!"
Ankaragücü Başkanı İlhami Alparslan: "Bu arma bize emanet!"
Gençlerbirliği 1 puana sevindi! Ya Velho o topu çıkarmasaydı?
Gençlerbirliği 1 puana sevindi! Ya Velho o topu çıkarmasaydı?
Bir galibiyet Gençlerbirliği'ni rahatlatır!
Bir galibiyet Gençlerbirliği'ni rahatlatır!
Yalçın Koşukavak: "Bazen oynadığınız oyunun karşılığını alamıyorsunuz"
Yalçın Koşukavak: "Bazen oynadığınız oyunun karşılığını alamıyorsunuz"
Belediye Başkanları Ankaragücü'nün yanında
Belediye Başkanları Ankaragücü'nün yanında
Keçiörengücü galibiyeti kaçırdı 2-2
Keçiörengücü galibiyeti kaçırdı 2-2
Gençlerbirliği maç hazırlıklarını tamamladı
Gençlerbirliği maç hazırlıklarını tamamladı
Ankaragücü galibiyeti kutladı
Ankaragücü galibiyeti kutladı
Vodafone Sultanlar Ligi'nde 24.Hafta sona erdi..
Vodafone Sultanlar Ligi'nde 24.Hafta sona erdi..
Ankaragücü 3 puana Atakan Güner'in golüyle ulaştı
Ankaragücü 3 puana Atakan Güner'in golüyle ulaştı

Başka haber bulunmuyor!

Bizi Takip Edin
Facebook
Twitter
Instagram
Youtube
ANKARA

Ziraat Bankkart kazandı

Gençlerbirliği'nde kritik toplantı

Karacabey Belediyespor 0 - Ankaragücü 0 İlk yarı bitti

Bahis soruşturmasında 32 şüpheli gözaltına alındı...

Ankaragücü Başkanı İlhami Alparslan, bilet hediye eden belediyelere teşekkür etti

SPORANKİ
SPORANKİGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

Sporanki 2010 | Yazılım: Onemsoft

Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle