Ana Sayfa | Ankaragücü Haberleri | Gençlerbirliği Haberleri | Haber Arşivi | Künye | İletişim

ANKARAGÜCÜ DUVARA DOĞRU !

[email protected]
Yazı Detayı 19 Eylül 2019

Daha üzerinden bir yıl bile geçmedi. İnsan yüzünde bir gülümseme ile uyanır da niye sevindiğini unutur ya... Hatırlayın o günü...  28 Ekim 2018 tarihinde Fenerbahçe’yi İstanbul’da 3-1 yenip ligde 5. sıraya yükselmişti Ankaragücü. Maçın sonucundan çok Ankaragücü’nün oynadığı güzel futbol umutlandırmıştı başkentlileri. Islak forma ile sahaya çıkmak zorunda kalan genç oyuncuların dramı gelmişti gözümüzün önüne.  Düzenin milyarlık takımlarını artık deplasmanda yenebiliyordu Ankaragücü. Şükür o karanlık günler geride kalmıştı. Bundan sonra aydınlık sabahlara uyanacaktı cefakar Ankaragücü taraftarı. Devre arası yapılacak bir iki takviye ile Avrupa kapılarını zorlama umudunu taşıyorduk. Geçmişteki hatalardan da ders alındığına göre artan Süper Lig gelirleri ile kabus günlerinin bittiğini düşünüyorduk.

Olaylar hiç de umduğumuz gibi gelişmedi. Alaturka yönetim anlayışı ile anlık başarılar kazanılsa da sürdürülebilir istikrarlı bir başarı gelmiyor. 11 ay içinde gelinen noktaya bakıyorum. Kapkaranlık bir tablo görüyorum. Umut Kaf Dağı’nın ardında. Alınan puanlara rağmen maalesef 4 haftadır elim klavyeye gidemedi. Küçücük kırıntılar da olsa, sezon başında insanların umudunu kırmak istemedim. An itibariyle tek umudum Ankaragücü armasında olduğuna inandığım tılsım. Ancak Sn. Yiğiner’in bir sonraki maçta bilet fiyatlarını yüksek tutup taraftarını cezalandıracağını ima etmesi  bu umudumuzu da yok ediyor. O tılsıma enerjisini Ankaragücü taraftarı veriyor çünkü... Taraftar desteğinden yoksun bir Ankaragücü yakıtı biten araba gibi duruveriyor. Sahi, bunca sıkıntının ortasında taraftarla kavga etmeye ne gerek vardı? Aklımıza Melih Gökçek dönemi geliyor. O da kendi taraftarı maça gelmesin diye bilet fiyatlarını astronomik rakamlara çekmişti ... Sonunun benzememesini temenni ederek geçelim bu tatsız konuyu...

Sadece Ankaragücü’nde değil, ülkemizde neredeyse tüm kurumlarda üye defterini eline geçiren istemediği sürece koltuğunu bırakmıyor. Hiç olmazsa ne olup bittiğini söyleyin, değil mi? Ser verip sır vermiyorlar.  Bir yerde ketumiyet varsa emin olun yanlış bir şeyler yapılıyordur ve bilinmesi istenmiyordur. Ankaragücü’nün borcunun ne kadar olduğunu muhtemelen Sn. Yiğiner’den başkası bilmiyor. Süper Lig’e çıktığı sezon borcun  35 milyon TL olduğu kulüp avukatı tarafından ifade edilmişti. O zaman ligin en borçsuz kulübüydü Ankaragücü. Tam rakamı bilemesek de bugün bu rakamın 300 milyon TL olduğu tahmin ediliyor. Yayın gelirlerinin ve gelen yardımların 150 milyon TL civarında olduğu göz önüne alınırsa hatırı sayılır bir harcama yapılmış. Kulüp yöneticilerine tavsiyem şudur... Ligden düşmekten değil, borçlanmaktan korkun. Borçsuz düşen takımlar geri dönüyor. Borçlanan kulüpler amatör liglere kadar iniyor.

Her şeye rağmen diğer kulüplere yapıldığı gibi Ankaragücü’nün borçları da yeniden yapılandırılıp transfer yasağı kaldırılabilirdi. Akılcı bir transfer politikası ile lige tutunup borçları eritmek mümkündü. Ne oldu da yasak kalkmadı bilemiyoruz. Ancak A Milli takımın maçında Sn. Yiğiner ile Sn. Erdoğan’ın yan yana görüntülerinden siyasetçilerin de bu yönetimi tasvip etmediğini anlıyoruz. Belli ki aradaki ilişki erozyona uğramış. Ankaragücü gibi büyük bir camiaya yardım etmek istediklerini ancak mevcut yönetimden dolayı buna yanaşmadıklarını tahmin ediyorum. Siyasetçi liderin arkasından gelen kitlenin büyüklüğüne bakar. Taraftarı ile kavgalı olan bir başkana asla itibar etmezler.

Şu anda ne yapılabilir? Her şeyden önce taraftar ile barışıp bilet fiyatlarını 1 lira gibi sembolik bir rakama indirip tribünleri tıklım tıklım doldurmak şart. Yayın ve puan gelirlerinin yanında maç hasılatının devede kulak bile olmadığını artık sağır sultan bile biliyor. Mevcut onbirde Süper Lig seviyesinde olmayan 3-4 oyuncu var. Bu kadar eksiği Süper Lig kaldırmaz. Hocanın mevcut kadrodan alternatif çıkarması zorunlu. Örneğin hücum gücünü artırmak için ofansif özellikleri ile öne çıkan Kitsiou ve Pinto’yu sağ açık ve sol açık olarak kullanabilir. Onların yerine orta sahada verimli olamayan, ancak geçen sene sol bekte iyi işler çıkaran Moke’ye ve Cebrail’e forma verilebilir.Top tekniği nispeten iyi olan Mehmet Sak orta sahanın ortasında Canteros’un yanında 8 numara gibi düşünülebilir. Ancak bunların hiçbirini yapmazsanız bu kadro sadece savunma futbolu oynayabilir. Skor dezavantajına düştüğünde duran toplar dışında gol bulması olası görünmüyor. Kısaca hocanın şapkadan tavşan çıkarması şart.

Ankaragücü’nü bekleyen tehlike şudur. Yönetim eski alışkanlıklarını devam ettirip oyuncuların alacaklarını ödemez ise geçen sezon ilk yarının sonundaki gibi sahada amaçsızca gezinen umursamaz bir takım izleriz. Devre arasında oyuncular başka takımlara gider. Sezonun ikinci yarısında altyapı takımı ile sahaya çıkar Ankaragücü. Ve çok iyi bildiğimiz sıkıntılı var olma savaşı yeniden başlar. Bu borç ile ikinci ligde bile tutunmak mümkün olmayabilir.

Gönül ister ki Sn. Yiğiner inadından vazgeçsin ve “Benden bu kadar” desin. Ankara’ya yakışır, iyi eğitimli, vizyon sahibi bir iş adamı yönetime talip olsun. Şeffaf bir yönetim anlayışı ile kulübü kurumsallaştırsın. Borçlar yeniden yapılandırılıp devre arası transfer yasağı kaldırılsın. Taraftarın da desteği ile Eryaman Stadyumunu rakiplerine dar eden bir takım izleyelim. Çok şey mi istedim?

ONUR AYDOĞAN 

Diğer Yazıları
YAZIYI YAZDIR TAVSİYE ET YORUM YAZ

 

Copyright © 2008 sporanki.com. Tüm hakları saklıdır. ızinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz. sporanki.com basın yayın meslek ilkelerine uymaya söz vermiþtir. sporanki.com'da yeralan haberler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Bu haberlerden doğacak kazanç veya zararlardan kurumumuz sorumlu tutulamaz.

Bu site AGB Biliþim Teknolojileri ve Güvenlik Sistemleri tarafýndan hazýrlanmýþtýr.