Ana Sayfa | Ankaragücü Haberleri | Gençlerbirliği Haberleri | Haber Arşivi | Künye | İletişim

BALIKESİR YOLLARINDA...

onuraydogan@sporanki.com
Yazı Detayı 13 Kasım 2018

Evde oturup her hafta sonu yaptığımız sıkıcı işleri yapmaktansa Balıkesir’e maça gidelim dedik. Aradan bir süre geçtikten sonra rutin işlerle geçen hafta sonları hatırlanmıyor ama böyle farklı anılar yıllarca akıldan çıkmıyor. Size bir taktik vereyim. Bu tür seyahatlerden sonra sakın eve eli boş gelmeyin. Özellikle kaynananız için alacağınız ürünler eve alacaklarınızdan daha makbuldür ve bir sonraki deplasmana gitmenizi kolaylaştırır.

Bolu deplasmanına giden arkadaşlar neredeyse tam kadro Balıkesir yolundaydı. Demek ki Bolu programımız beğenilmiş ve arkadaşlar güzel vakit geçirmişler. Hatta şimdiden Denizli, Adana, Hatay ve Antep deplasmanlarını düşünmeye başlamışlar. Adana, Hatay, Antep sofralarını düşününce maç için mi gidiliyor, lezzet için mi emin olamadım. Hareketli müziği verdiğimizde arabayı uçak gibi kullanabilen kaptanımız Kubilay’ın yönetiminde yazdan kalma bir 10 Kasım sabahında GB 1923 sefer sayılı Balıkesir yolculuğumuza başladık.

Sabahın kör karanlığında çıktığımız için evde kahvaltı yapamadık. Osmangazi Köprüsü’nü geçtikten sonra dinlenme tesisinde Menemenci Alaattin’de kahvaltı molası verdik. Buranın Çakallı Menemen’i çok meşhurmuş. Serpme kahvaltı ve menemen söyledik ama bir sonraki gidişimde bu menemen varken ben başka bir şey yemem. Menemenler yetmedi ikincileri istedik.

Saatler 9:05’e yaklaşınca genç yaşlı herkes Ata’mıza saygı duruşu için dışarı çıktık. Bayrağımız yarıya indirildi. Mustafa Kemal’i anlatmaya benim sözcüklerim yetmez, ancak şunu söyleyebilirim. Kendisine düşman olan vatandaşlarımıza bile kimsenin yapmadığı, yapamayacağı iyilikleri yapmış, hayat standartlarını yükseltmiş, ömrünü bu ülkenin insanlarına adamış eşsiz bir liderdir.

Her deplasman seyahatimizde olduğu gibi takımın kaldığı otele gidip Erkan Hoca’ya başarılar diledik. Maçın başlamasına 3 saat kala takım maç yemeğine inince biz de Balıkesir’in en bilinen lezzet duraklarından Tenekeli Et Lokantası’na geçtik. Yıldız Lokantası’nı da çok tavsiye ettliler ama onu bir sonraki sefere bırakmak zorunda kaldık. Umarım seneye Süper Lig’de oluruz da  Balıkesir deplasmanına gelmek zorunda kalmayız. Hemen televizyonu karşımıza kurdurup siparişleri verdik. Pirzola, külbastı ve köfte yerken bir taraftan da Konyaspor Ankaragücü maçını izledik. Tok olmamıza rağmen etler çok lezzetli geldi ama sahada Ankaragücü aynı lezzeti vermiyordu. Höşmerim tatlısı da çok güzeldi.

“Oraya kadar gitmişken Yanturalı sucuklarından almadan dönmeyin” dediler. Şehir içindeki küçük dükkanı bulduk. “Hacı bu yıl Mayıs ayında 90 yaşında vefat etti” dedi dükkandaki çalışan. Bir süredir zaten sucukları oğlu yapıyormuş. İçinde katkı malzemesi olmadığından olsa gerek rengi siyaha çalan, hem tavada, hem ızgarda çok lezzetli pişen bir sucuk Yanturalı sucukları.

Maça 1 saat kala tribüne geçtik. Tribünde 29 Gençlerbirliği taraftarı vardı. Sadece 2 kişi Ankara’dan gelmiş. Diğer genç arkadaşlar genelde yakın şehirlerde yaşayan üniversite öğrencileriydi. Balıkesir stadı gibi eski statlarda kale arkaları sahanın çok gerisinde ve alçak olduğundan diğer kalede olup biteni görmek, maçı sağlıklı bir şekilde izleyebilmek pek mümkün olmuyor. Maçın 2. yarısında karşı kalede birkaç oyuncu yere yuvarlandı, hakem oyunu durdurdu. Penaltı olduğunu Nobre topun başına geçince anlayabildik.

Giray Bulak Gençlerbirliği’ni çok iyi analiz etmiş. Sessegnon ve Nobre’ye önlem almış. Kanatları kapatmış. Genelde bir sağ açık gibi oynayan Ahmet Oğuz’un boş bıraktığı sağ kanattan adam kaçırarak gol bulmayı planlamış. Planları tutup golü de bulunca maç çok çekişmeli geçmeye başladı. İlk yarıda havadan uzun paslarla çıkmaya çalışıp etkili olamayan Gençlerbirliği, 2. yarı yerden oynayınca topun ve oyunun hakimiyetini ele geçirdi. Beraberlik golünden sonra Gençlerbirliği’nin maçı çevireceğini düşünüyorduk. Gençlerbirliği baskısı maçın son dakikalarına kadar sürdü. Bir ani atakta Sessegnon rakibini gereksiz yere itince hakem bir kez daha penaltı verdi. Kaleci Hakan penaltıyı kurtarmanın özgüveni ile bir sonraki poziyonda çelmesi gereken topu tutmaya çalışınca elinden kaçırdı ve golü yedi. Uzatma dakikalarında Nadir 3 metreden topu ağlara gönderemeyince 3. golü de yedik ve ilk yenilgimizi aldık.

Maçtan sonra stadın yanındaki kafede eski futbolcumuz İlhan Eker ile karşılaştık. Önce Atilla Türker’i tanıdı sonra “Burada Gençlerbirliği formalı insanları görmek ne kadar güzel” diyerek masamıza dahil oldu. 4 sezonda 3 şampiyonluk bir ikincilik kazanan altyapı takımımız Oftaşspor’u ve efsane tandem İlhan Eker, Giray Kaçar ikilisini konuştuk. Oyunculuğunu her zaman takdir ettiğimiz İlhan’ın nasıl bir insan olduğunu anlamanız için yüzündeki temiz ifadeye bakmanız yeterli. Maçlarına 500 kişi gelse bile asırlık çınar Gençlerbirliği’nin köklerinin her yerde olduğunu görmek bizleri mutlu etti.

Dönüş yolundaBalıkesir içinde kaybolduk. Şaka yapmıyorum, şehirden çıkmamız neredeyse yarım saat sürdü. Metro inşaatı nedeniyle yollar kapatılmış ancak navigasyon cihazlarımız bu durumun farkında değildi. Yola çıkarken niyetimiz Karamürsel sahilinde Coşkun Balık Restaurant’ta balık yemekti ama programı kısaltıp Susurluk’a gelmeden Tellioğlu Lokantasında akşam yemeği için mola verdik. Zeki Abi’nin bu tercihi  de isabetliydi. Gemlik yakınlarında zeytin ve zeytin ürünlerinin bolca bulunduğu dinlenme tesislerinde çay molası verdik. Taş baskı zeytin ve sızma zeytinyağı aldık. Ev halkı “Bu zeytini nereden aldın, çok lezzetliymiş” diyince doğru bir iş yaptığımı anladım.

Yolda aracın hoparlöründen maçı televizyondan izleyen futbol bilgisine güvendiğimiz arkadaşlara bağlandık. Daha ilk yenilgide endişeye kapılmış olduklarını gördük. Bana göre Gençlerbirliği sezon başından bu yana oynadığı futbolu oynamıştı. Tek fark bu maçta bireysel yeteneği ile maçı koparan bir oyuncu çıkmamıştı. Bu sezon Gençlerbirliği’nin en güçlü tarafı oyunun temposunu sürekli kontrol altında tutması ve skora göre tempoyu ayarlayabilmesi. Bu maçta son dakikalara kadar skor avantajını yakalayamayınca maç boyunca yüksek tempoda oynamak zorunda kaldı ve bireysel hatalar ile maçı kaybetti. Bana göre endişelenecek bir durum yok.

Sohbetin koyuluğundan mı şoförümüzün hızlı olmasından mıdır bilmem, yolun ne zaman bittiğini anlayamadık. Gece yarısından önce evlerimize ulaştık. Yenildik ama üzülmedik. Bi bakıp çıkacağız zaten.

Diğer Yazıları
YAZIYI YAZDIR TAVSİYE ET YORUM YAZ

 

Copyright © 2008 sporanki.com. Tüm hakları saklıdır. ızinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz. sporanki.com basın yayın meslek ilkelerine uymaya söz vermiþtir. sporanki.com'da yeralan haberler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Bu haberlerden doğacak kazanç veya zararlardan kurumumuz sorumlu tutulamaz.

Bu site AGB Biliþim Teknolojileri ve Güvenlik Sistemleri tarafýndan hazýrlanmýþtýr.