Ana Sayfa | Ankaragücü Haberleri | Gençlerbirliği Haberleri | Haber Arşivi | Künye | İletişim

KAZANMA REFLEKSİ...

onuraydogan@sporanki.com
Yazı Detayı 1 Ekim 2018

Gençlerbirliği çok zorlandığı Afyon maçını 1-0 kazanıp ligde 7’de 7 yaparak büyük bir avantaj elde etti. Ortaya koyduğu oyun genelde beğenilmedi. Hatta takımın rehavete girdiğini iddia edenler oldu. Takımda koşmayan, mücadele etmeyen oyuncu yoktu. O halde neden bu kadar zorlandı? Gençlerbirliği’nin önceki haftalarda attığı gollere mercek tutunca Afyon maçının zorlu geçmesinin beklenen bir durum olduğu ortaya çıkıyor.

Her takıma gol atmayı başaran Gençlerbirliği, önceki maçlarında penaltı vuruşu hariç duran toplardan gol bulamadı. Kanat oyuncuları çizgiye inip ceza sahasına çok fazla etkili orta yapamadı. Gollerini genelde akan oyunda pas trafiğini hızlandırarak, rakiplerini eksik ve dengesiz yakalayarak buldu. Maçtan 15 dakika önce yağan yağmur sahanın bazı bölümlerinde topun takılmasını sağlayan gölcükler oluşturdu. Böyle bir zeminde Gençlerbirliği’nin tek paslarla ile oyunu hızlandırma çabaları su birikintilerine takılınca pozisyon üretmekte zorlandı.

Hafta arası oynanan kupa maçında sadece Arnason ilk onbirde oynadı. As takımı yormayarak doğru iş yaptı Erkan Hoca. Maçtan önce Jailton mu Nadir Çiftçi mi oynasın deseler, tereddütsüz bu zeminde güçlü fiziği ile Nadir’in oynamasını tercih ederdim. İlginç bir şekilde Gençlerbirliği’nde maçın kahramanı Jailton oldu. Önceki maçlarda kuru zeminlerde ikili mücadelelerde ayakta kalmayı beceremeyen Jailton bu ağır zeminde çabukluğu ile rakiplerine büyük üstünlük sağladı. Tüm tehlikeli atakların içinde Jailton vardı. Galibiyet golünü atmak da en çok onun hakkıydı. Öyle de oldu.

Maçın kırılma anlarında kalesini gole kapataran kaleci Hakan galibiyetlerde önemli payı olan oyunculardan biri. Puan kaybetme lüksünüzün olmadığı şampiyonluk mücadelesinde kalenizde iyi bir kaleci olmaz ise hedefinize ulaşamazsınız. Hakan Arıkan tecrübesi ve yeteneği ile çok doğru bir transfer olduğunu gösteriyor.

Ahmet Oğuz ve Alper’in iyi oyunlarına rağmen Gençlerbirliği rakibine çok pozisyon verdi. Arnason Mert’e kıyasla daha ağır bir oyuncu. Savunmanın göbeği bu maçta sorunluydu. Claro ile Arnason arasında uyum ve koordinasyon eksikti. Haftaya Mert’in onbirde oynaması sürpriz olmaz.

Önceki haftalarda takımı sırtlayıp 3 gol atmasına rağmen hala oyununa şüphe ile bakılan Bekir bu maçta son 10 dakikada oyuna girdi. Yerine oynayan Selçuk Şahin eski günlerinden uzaktı. Profesyonelliğini ve kişiliğini çok  takdir ettiğimiz Selçuk iyi niyeti ve tecrübesi ile elinden geleni yapmaya çalıştı. Ancak zamana direnmek mümkün değil. Yaş ilerledikçe beden ağırlaşıyor. Süper Lig’de Gençlerbirliği nde oynarken Selçuk her maçta mutlaka en az  bir gol pası atardı. Afyon maçında kötü oynamadı ama kendisinden beklentimiz çok daha yüksek elbette.

Zeminin ağır olmasının Sessegnon’un oyununu olumsuz etkileyeceğini tahmin etmek zor olmasa gerek. Top sürmeye müsade etmeyen saha şartlarında rakiplerinden çok zeminle boğuşan Sessegnon çok etkili olamadı.

Yasin iyi mücadele eden ancak maçı tek başına koparacak özellikleri olmayan bir orta saha oyuncusu. Ağır zeminde iyi mücadele etti ve faydalı oldu. Ahmet İlhan kötü günündeydi. Oyundan alınması doğruydu. Nobre elinden geleni yapmasına rağmen kenardan iyi ortalar gelmeyince çok etkili olamadı.

Gençlerbirliği’nde bir kazanma refleksi oluşmuş. Kötü de oynasa, rakibin  üzerine yüklenip golü bulmayı başarıyor takım. Sürekli galip gelmenin getirdiği özgüven ile oynuyor ve öne geçtiği maçları bir şekilde kazanıyor. Şampiyonluğa oynayan bir takım için çok iyi bir özellik bu. Fikstür avantajını çok iyi değerlendirdi Gençlerbirliği. Ancak ligde ilk 5 sıradaki takımlarla oynayacağı maçlarda daha iyi futbol oynaması gerekir.

Tüm maçlarını kazanan Gençlerbirliği’nin tribünlerine bakınca insanın içi acıyor. Hocasıyla, futbolcusuyla doğruluktan yana olan lider bir takımın tribünleri bu kadar tenha olmamalı. Takımın bu ligde misafir olduğu belli olmasına rağmen neden futbolseverlerin ilgisini çekemiyor? Üye sayısını hızla artırmayı başaran Gençlerbirliği yönetimi taraftar sayısını artırmayı başaramıyor. İşe önce yapmamakta ısrar ettikleri genel kurul ile başlamalılar. Sonra “Bu kulüp Cavcav ailesinin değil, bu kulübe gönül verenlerin malıdır” demeliler. Geçen sezon yapılan yanlışlar için bir özeleştiri yapıp hatalardan ders aldıklarını söylemeliler. Süper Lige çıkınca aynı yanlışlara düşmeyeceklerini garanti etmeliler. En önemlisi bu kulübün en üst liglerde sportif başarı hedefi olduğunu ilan etmeliler. William Shakespeare’in bir sözü ile bitirelim. “Güven ruh gibidir. Terkettiği bedene asla geri dönmez.”

ONUR AYDOĞAN

Diğer Yazıları
YAZIYI YAZDIR TAVSİYE ET YORUM YAZ

 

Copyright © 2008 sporanki.com. Tüm hakları saklıdır. ızinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz. sporanki.com basın yayın meslek ilkelerine uymaya söz vermiþtir. sporanki.com'da yeralan haberler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Bu haberlerden doğacak kazanç veya zararlardan kurumumuz sorumlu tutulamaz.

Bu site AGB Biliþim Teknolojileri ve Güvenlik Sistemleri tarafýndan hazýrlanmýþtýr.