Ana Sayfa | Ankaragücü Haberleri | Gençlerbirliği Haberleri | Haber Arşivi | Künye | İletişim

FRAGMAN BİTTİ, ANKARAGÜCÜ VİZYONA GİRİYOR !

Yazı Detayı 6 Ağustos 2018

Ankaragücü 6 sezon sonra yeniden Süper Ligde başka değişle devler arenasında boy gösterecek. Tabii ki heyecanımız büyük. Ama gönül verdiğimiz takım zaten bu ligde 3 İstanbullu’dan sonra en çok oynayan takım. Yani biz bu arenaya yabancı değiliz, burada misafir de değiliz. Veya şöyle anlatayım; askere yeni başlamış o ürkek, tedirgin genç değiliz biz…

Biz buraların ev sahibiyiz. Öncelikle bunu hatırlatalım. Bu yazıyı eğer takım içinde okuyan oyuncu da varsa, iyi okusun. Ankaragücü bu mekanın aslında gerçek sahiplerinden. Hiçbir oyuncu burada “acemi asker” pozisyonuna kenidini sokmasın. Herkes kulübün ağırlığının farkına varsın. Ankaragücü forması, taraftarıyla birlikte sahaya çıktı mı 1 puan kafadan yazılır. Yazmayanalar boyunun ölçüsünü alır.

Olaya yönetim, teknik ekip, futbolcu ve taraftar bütünüyle bakalım ve yönetimden başlayalım. Yönetim bazında baktığımızda yaşanan stat sorunu zor da olsa çözüldü. Büyüyen stat sorunu yönetimsel bir zaaf. Geçen sezondan bu yana stat için adım atılmadı. Bunun sıkıntısı da çok acı bir şekilde çekildi. Tabii sorun bugün bir nebze halledildi ve geçici olarak Yenikent’e gidilecek.

Ama Allah için konuşmak gerekirse 6 sezon önce birisi bulunduğumuz konuma 6 yıl sonra geleceksiniz dese inanamazdık. Bunu başaran Mehmet Yiğiner ve çevresindeki kemik ekiptir. O yüzden başkan Yiğiner’e yönetimdeki kafa adamlara bir kez daha bu konuda şükranlarımızı sunalım. Mehmet Yiğiner katıldığı televizyon programında ilk kez net olarak kulübün borcunu anlattı ve 100 milyon TL. borç ödediklerini, geride ise 50 milyon TL. borçlarının kaldığını, bu rakamla da Süper Lig’in en az borçlu takımlarından birisi olduklarını açıkladı. Şöyle bir bakıyorum; Süper Ligin 3 İstanbul kulübü büyük krizde. Transfer yapmayı bırak, yaşamsal faaliyetlerde bile kısıtlamaya gidiyorlar. Eğer Ankaragücü bu sezonu kazasız atlatırsa önü müthiş açık. Bu yol Avrupa’ya kadar çıkar. Ancak bir yandan borçlar ödenirken, diğer yandan krediler çekilerek borçlanmaya devam edilmesi de insanı korkutmuyor değil.

İSMAİL KARTAL’IN DOĞRU TRANSFER POLİTİKASI

Teknik direktör İsmail Kartal ve teknik ekibi geçen sezon çok güzel bir liderlik örneği gösterdiler. Büyük mali sıkıntı içindeki takımı çok doğru adımlar atarak şampiyonluğa taşıdılar. Bu konuda camia onlara minnettar. Kartal’ın, son düzenlediği basın toplantısında söylediği çok önemli bir cümle var. “Herkes transfer bekliyor. Ben buraya oyuncu doldurmak istesem doldururdum. Ama bunu yapmadım ve kulübün çıkarları doğrultusunda transferler yaptırdım.” Bu son derece doğru bir politika. Zaten mali açıdan sıkıntılı olan takımı hoca daha fazla sıkıntıya sokmamak için doğru transfer hamleleri yaptı ve yapıyor. Eğer önüne gelenİ transfer etseydi şimdi 20 transfer yapılmıştı. Çünkü bu piyasada Ankaragücü’ne koşa koşa gelecek çok oyuncu var. Bu politika inşallah lige iyi girilir de panik transferler yapılmadan böyle devam eder.

TARAFTARA DAHA FAZLA GÖREV DÜŞÜYOR

Ankaragücü taraftarını tanıyıp takdir etmeyen kimse art niyetli veya kıskançlık besleyenlerdir. Çünkü takımın  yandı, bitti, kül oldu dönemlerinde taşın altına ellerini soktular ve köy kasaba takımı yalnız bırakmadılar. Gittikleri yerlerde statlara sığmadılar, ama dışarıda bile olsa takımı yalnız bırakmadılar. Sonuçta da şimdi artık kaymağı yeme vakti geldi. İsim vermeyim ama taraftarın terk ettiği takımlar nerelere gitti bir baknak lazım.

Ancak gelinen noktada rakamsal sıkıntılar gözlemleniyor. Geçen sezon Passolig sistemine yeni girilmişti ve beklenen rakama az çok ulaşılmıştı. Geçen sezon ki rakam normal seviyedeydi diyebiliriz. Ancak sezon sonunda şampiyonluğun gelmesi ve Süper Lige yeniden dönülmesi Passolig sayısını hızla arttırmalıydı.  Maalesef beklenen artışı göremiyoruz. Öncelikle şu acı gerçeği kabullenmeliyiz. Bu sistem yerleşti ve bundan sonrada sürecek. O yüzden Ankaragücü’nün maçını izlemek zorunda olanlar mecburen bu kartı almak zorundalar.

Birde bu Yenikent olayını çok abartan bir kesim var. Sonuçta iş bağlandı ve Eryaman öncesi 15 günde bir buraya gidilecek. Net olarak şunu ifade edeyim şahsen bizde zaten aynı sıkıntıları çekeceğiz.  Bunun için artık, “yok uzun, maç geç saatte, ulaşım sıkıntı” gibi mazeretleri bir tarafa bırakmak zorundayız. 2 sezon önce bir İstanbul takımı olan Beşiktaş burada oynadı ve hemen her maçını doldurdu. Biz doldurmazsak çok büyük ayıp olur. O yüzden derhal organize olunmalı ve çıkacak biletler hızla tüketilmeli. Kombine kart fiyatları da çok eleştirildi. Bana göre de ilk bakışta fiyatlar yüksek gibi görünüyor. Ama 17 maça bölersek gayet makul bir rakam ortaya çıkıyor. Onun için bu tartışmaları da bir tarafa bırakmalıyız. Alabilen alsın, alamayan da gider maç maç bilet alır.

GALATASARAY MAÇI ŞANS OLABİLİR

Ankaragücü bu yazıyı yazdığım günde henüz takımdaki sorunları bitirememişti. Kazanılan Bursaspor maçı moral verdi. Ama takımda eksik bölgeler var. Kadro dar ve transfer lazım. Üstelik ilk hafta ki rakip son şampiyon Galatasaray. Rakip yaralı ama sonuçta güçlü bir takım. Onlarda bu ortamda oynamak, avantajda dezavantajda olabilir. Avantaj olabilir çünkü onlarda henüz kadroyu oturtamadılar. Ama yaralı buraya gelmeleri dezavantajda olabilir. Büyük sıkıntıları var. Dünya Kupası’nda oynayan oyuncuları yeni döndü. Takımı hücuma çıkaran çok önemli isim Mariano bizim maçta yok, Gomis geçen sezon olduğu gibi bu sezon da para krizi yarattı. Belhanda gidebilir, gitmese de performansı beğenilmiyor. Takımın savunması elek gibi. Maicon gibi bir adam tartışılıyor. Bu yüzden Denayer’i tekrar getirmek için çırpınıyorlar. Fatih Terim son basın toplantısında çok sıkıntılıydı. Üstelik Süper Kupa finali oynayıp 5 gün sonra bizim maça çıkıyorlar. Bu faktörlerde Ankaragücü için avantaj olabilir. Muhtemelen; Muslera-Linnes, Maicon, Serdar, Nagatomo- Donk, Belhanda, Fegouli, Rodriguez, Fernando ve Gomis ilk 11’yle Ankara’da maça başlarlar.

Bir kere Gomis’e ekstra önlem şart. Ceza sahası içinde özellikle sağ ayağı çivi gibi. Adeta topu çakıyor. Kafadan da çok iyi golleri var. Asla onla topla buluşturmamak gerekli. Henüz hiçbir hattı oturmayan Galatasaray ile ilk hafta oynamanın büyük avantajını kullanmalıyız. Sol tarafı çok iyi kullanıyorlar, buna da dikkat etmeli.

BURSASPOR MAÇI BAZ ALINMASIN

Bizim için ise Bursaspor maçı asla baz alınmasın. Evet kazanılan ve güzel futbol oynanılan bir maç oldu. Ancak Bursaspor’un çok çok kötü bir gününde olması da bu rahat galibiyette etken oldu. Yeni transferlerden Faty, El Kabir, Bifouma, Kone çok iyi oynadılar. Hopf’a kendisini zorlayacak bir top gelmedi. Yalçın hızlı hücumlarda ağır kaldı, ama tecrübesiyle başarılı bir maç çıkardı. Pinto beklediğim seviyede değil, Younnes Mokhtar ise henüz uyum sürecinde. Uyum sağladığı zaman attığı golün bile fragman olacağını düşünüyorum. İlhan, Arif ve kaptan Sedat’da kaldıkları yerden devam ediyorlar. Mehmet Sak’da iyi niyetli. Bu takıma daha Alihan ve Putsila girecek. Bursa’da az bir süre alsa da Kenan Özer girecek. Galatasaray’ın süratli hücumcularını düşündüğümüzde muhtemel ilk 11’de Alihan başlayabilir. Ancak yine de takıma mutlaka bir santrfor ve ön libero transferi yapılmalı. Akhisar’ın Galatasaray maçında nasıl oynadığını çok dikkatli takip ettim. Akhisar sert ve oturmuş bir takım. Oysa biz hem oturmadık, hem de Akhisar’a göre daha yumuşak bir takımız. Süper Lig seviyesinde daha sert ve agresif oyuncular lazım. Bana göre 6 numara pozisyonuna yani ön liberoya duvar gibi bir adam lazım. Orası yumuşak karnımız. Ayrıca maçta geriye düştüğün anda topu rakip ceza sahasına yığacak gerçek anlamda yırtıcı ve hızlı bir santrfor lazım.  

Galatasaray maçına takımımız muhtemelen; Hopf-Erdem, Alihan (Yalçın), Kone, Pinto- Arif (Sedat), Faty- Bifouma, Putsila, Mokhtar- El Kabir on biriyle çıkar diye düşünüyorum. Orta sahada sağlam durursak, hızlı hücumcularla Galatasaray’ın sorunlu ve yavaş savunmasından çok ekmek yiyebiliriz. Ayrıca bu maça özel 4-3-3 dizilişiyle başlayıp orta sahayı kalabalık tutup, Bifouma, El Kabir ve Mohktar “hızlı” üçlüsüyle defanslarının başını döndürebiliriz.

SONUÇ

Galatasaray ile lige giriyoruz. Bu maç kazanılır veya kaybedilir. Çünkü ortada bir kalite farkı var. Ama sonuç olarak rakip uyum sürecinde. Bunun kıymetini bitmeliyiz. Öncelikle Ankaragücü taraftarı Galatasaray maçına konsantre olmalı. Bu maçta sarı-lacivertlilere yaklaşık 16.500 bilet satılacak. Bu biletlerden 1 tanesi bile kalmamalı. Hepsi satılmalı. Hem de ilk gün bitmeli ki, oyncuda olayın ciddiyetinin farkına varsın. Sahayla tribünleri birbirinden ayıran teller pankartlarla, bayraklarla donatılmalı ki görsel olarak muhteşem bir görünüm olsun. Herkes sarı giyinmeli. TFF, geçen sezonun  şampiyonlarını açılış maçına vererek bu maça ne kadar çok önem verdiğini gösterdi. Bunu değerlendirmeliyiz ve Türkiye’ye hem sahada, hem tribünde bir güç gösterisi yapmalıyız. Ertesi gün herkes bizi konuşmalı.

Sezon sonunda lige tutunmak ve kupada şampiyonluk bu sezon için tadından yenmez bir başarı olur. Bunun için ligde 12-13 galibiyeti görmemiz lazım. Galatasaray gibi rakiplerden alacağımız ekstra galibiyetlerle hem hedef büyür, hem de yeniden Türkiye bizi konuşur.

Artık Ankaragücü markasının yeniden vizyona girme vakti geldi. 6 sene çok çile çektik. Ama artık önce Yenikent’te, sonra Eryaman’da sahne bizim. 

O zaman daha güçlü bir sesle Bastır Ankaragücü…

Sonsuza dek İmalat-ı Harbiye…

ORHAN SAL                    

Diğer Yazıları
YAZIYI YAZDIR TAVSİYE ET YORUM YAZ

 

Copyright © 2008 sporanki.com. Tüm hakları saklıdır. ızinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz. sporanki.com basın yayın meslek ilkelerine uymaya söz vermiþtir. sporanki.com'da yeralan haberler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Bu haberlerden doğacak kazanç veya zararlardan kurumumuz sorumlu tutulamaz.

Bu site AGB Biliþim Teknolojileri ve Güvenlik Sistemleri tarafýndan hazýrlanmýþtýr.