© Sporanki 2010

Burç Tuna Özel | 8. Yılında Sabah FK Şampiyonlar Ligi’nde

BURÇ TUNA ÖZEL HABER

Bakü’de kronometre 90+4’ü gösteriyordu. Sabah’ın önünde belki de kulüp tarihinin en uzun birkaç saniyesi vardı. Hapoel Beer-Sheva karşısında iki kez geriye düşmüş, iki kez geri dönmüşlerdi. Ancak ilk maçtan taşınan 2-1’lik yenilgi nedeniyle tabeladaki 2-2 yeterli değildi. Şampiyonlar Ligi’ne açılan kapı kapanmak üzereydi.

Sonra Tellur Mutallimov çıktı. Top ağlara gittiğinde yalnızca bir maç uzatmaya taşınmadı. Sekiz yılı aşkın süre önce Azerbaycan futbolunun alt basamağında yolculuğuna başlayan bir kulüp, Avrupa’nın en büyük sahnesine birkaç adım daha yaklaştı.

Uzatmalarda Patrick Orphe Mbina ve Joy-Lance Mickels’in golleri geldi. Sabah geceyi 5-2, iki maçlık eşleşmeyi ise 6-4 kazanmıştı. Ve 2017’de henüz var olmayan bir kulüp, dokuzuncu yaş gününü bile kutlamadan Şampiyonlar Ligi takımıydı.

Bir kulübün ilk sabahı

Sabah Futbol Kulübü 8 Eylül 2017’de kuruldu. Bugünden bakıldığında sekiz yılı aşkın bir geçmiş, bir futbol kulübü için neredeyse göz açıp kapayıncaya kadar geçen bir süre. Hele karşısında Real Madrid, Bayern Münih, Inter ya da Liverpool gibi tarihlerini bir asrı aşkın süredir taşıyan kulüpler olduğunda…

Sabah’ın hikâyesinin başlangıcında ise Şampiyonlar Ligi marşı değil, Azerbaycan Birinci Divizionu vardı. Kulüp ilk sezonunu beşinci sırada tamamladı. Normal şartlarda bu derece yeni kurulan bir takımı ülkenin en üst ligine taşımaya yetmeyecekti. Ancak Sabah, Azerbaycan Futbol Federasyonları Assosiasiyası’nın lisans koşullarını karşılayınca 2018-19 sezonundan itibaren Premier Lig’de mücadele etme hakkını elde etti.

12 Ağustos 2018’de Keshla karşısına çıktıklarında kulüp tarihinin ilk Premier Lig maçını oynuyorlardı. Marko Dević’in penaltıdan attığı tek gol, Sabah’a hem üst ligdeki ilk golünü hem de ilk galibiyetini getirdi. O gün atılan gol, kulübün henüz bir yaşına bile basmamış futbol hafızasının en önemli anlarından biriydi.

Sekiz yıl sonra Sabah’ın Avrupa’daki kaderini değiştiren golü ise Tellur Mutallimov atacaktı. Bir kulübün bütün üst düzey futbol tarihinin iki gol arasına sığabildiği kadar gençti Sabah.

Fakat Avrupa’ya uzanan yol, Premier Lig’e çıkış kadar hızlı olmayacaktı. İlk sezon yedincilik geldi. Ardından altıncılık, beşincilik… Sabah yükselmişti ama Azerbaycan futbolunun zirvesi hâlâ uzaktaydı.

Karşılarında Qarabağ vardı

Yeni bir kulübün Azerbaycan’da zirveye çıkmasının önündeki engelin bir adı vardı: Qarabağ. Ağdam temsilcisi yalnızca ülke içinde şampiyonluklara ambargo koyan bir takım değildi. Şampiyonlar Ligi ve diğer UEFA organizasyonlarında elde ettiği sonuçlarla yıllardır Azerbaycan futbolunun Avrupa’daki en güçlü temsilcisiydi.

Dolayısıyla Sabah için büyümek, aynı zamanda Qarabağ’ın kurduğu standarda yaklaşmak anlamına geliyordu. Bu yürüyüşün ilk ciddi işareti 2022-23 sezonunda geldi. Sabah ligi ikinci sırada tamamladı. Kulüp, kuruluşundan yalnızca birkaç yıl sonra artık Azerbaycan futbolunun üst sıralarında kalıcı olabileceğini göstermeye başlamıştı.

Avrupa geceleri de yavaş yavaş kulübün takvimine yerleşiyordu. 2024 yazındaki Maccabi Haifa eşleşmesi bunun en çarpıcı örneklerinden biri oldu. Sabah deplasmanda rakibini 3-0 mağlup etti. Bakü’deki rövanş ise futbolun açıklaması zor gecelerinden birine dönüştü. Maccabi Haifa 6-3 kazandı ve toplam skor 6-6’ya geldi. Turu penaltılar belirledi; kazanan Sabah’tı.

Belki de o gece, yıllar sonra Hapoel Beer-Sheva karşısında ortaya çıkacak takım karakterinin ilk büyük Avrupa işaretlerinden biri görüldü: avantajını kaybetse bile eşleşmenin içinde kalabilen, maç kontrolden çıktığında bile oyundan tamamen kopmayan bir takım. Ancak kulübün ilk büyük kupası için bir yıl daha beklemek gerekiyordu.

İlk kupa, yine Qarabağ’a karşı

31 Mayıs 2025, Sabah tarihinin dönüm noktalarından biri oldu. Azerbaycan Kupası finalindeki rakip yine Qarabağ’dı. Sabah maçı 3-2 kazandı. Henüz sekiz yaşına bile basmamış kulübün müzesindeki ilk büyük kupa artık yerindeydi.

Fakat asıl sıçrama bundan sonra gelecekti. Kulüp, 20 Haziran 2025’te Litvanyalı teknik direktör Valdas Dambrauskas’ı takımın başına getirdi.

Dambrauskas dönemini yalnızca “takıma kazanma karakteri getirdi” gibi kolay bir cümleyle açıklamak yetersiz kalırdı. Daha önemli olan, Sabah’ın artık tek gecelik sürprizler yapan genç bir takım olmaktan çıkıp sonuçlarını bir sezon boyunca sürdürebilen bir yapıya dönüşmesiydi.

2025-26 sezonunda Premier Lig şampiyonluğu bitime dört hafta kala garantilendi. Ardından Azerbaycan Kupası finalinde Zirə 2-1 mağlup edildi. Sabah, dokuzuncu yaş gününü kutlamadan aynı sezon içinde hem lig hem kupa şampiyonuydu. Bir zamanlar Qarabağ’ın gerisinden zirveye bakıyordu; artık zirvede kendisi vardı.

Şimdi sırada Avrupa vardı.

Masazır’dan Avrupa’ya

Sabah’ın futbol hikâyesinin merkezi uzun süre Masazır’dı. Bank Respublika Arena’nın ölçeği, Avrupa’nın büyük futbol tapınaklarıyla karşılaştırıldığında mütevazı kalabilirdi. Ancak Sabah’ın hikâyesini sıra dışı yapan şeylerden biri de buydu. Kulüp, birkaç yıl içinde yerel futbolun küçük ölçekli dünyasından Avrupa’nın en büyük organizasyonunun kapısına kadar gelmişti.

Şampiyonlar Ligi elemelerinde önlerinde uzun bir yol vardı. The New Saints, KuPS, AGF Aarhus… Sabah birer birer ilerledi. KuPS karşısında alınan sonuçla kulüp tarihinde ilk kez bir UEFA organizasyonunun lig aşamasında yer almak garanti altına alınmıştı. Bundan sonrası artık Avrupa’da oynayıp oynamayacaklarını değil, hangi kupada oynayacaklarını belirleyecekti.

Son kapıda Hapoel Beer-Sheva vardı. İlk maç 2-1 kaybedildi. Bakü’deki rövanşta ise Hapoel iki kez öne geçti, Sabah iki kez yakaladı. Dakikalar 90+4’ü gösterirken Avrupa’nın en büyük kupasına açılan kapı kapanmak üzereydi.

Tellur Mutallimov’un golü o kapıyı yeniden açtı. Uzatmalarda Mbina ve Mickels sahneye çıktı. Sabah geceyi 5-2, eşleşmeyi toplamda 6-4 kazandı. Ve henüz dokuz yaşına bile basmamış bir futbol kulübünün armasının yanına artık yeni bir tanım eklenebilirdi: Şampiyonlar Ligi takımı.

Sekiz yıl ne kadar kısa?

Modern futbolda hızlı yükselen kulüpler elbette var. RB Leipzig 2009’da kuruldu ve yalnızca sekiz yıl sonra, 2017-18 sezonunda Şampiyonlar Ligi grup aşamasında mücadele etti. Ancak bu tür örneklerin dikkat çekmesinin nedeni zaten sıradan olmamaları.

Bir futbol kulübünün kurulması, profesyonel yapısını oluşturması, ülkesinin en üst ligine çıkması, kupa kazanması, şampiyon olması ve Avrupa’nın en büyük organizasyonuna ulaşması çoğu zaman nesiller alan bir süreç. Sabah bütün bunları tek bir neslin gözleri önünde yaptı.

Kulübün ilk maçını gören insanlar hâlâ tribünde. İlk Premier Lig golünü hatırlayanlar hâlâ orada. Marko Dević’in Keshla’ya attığı penaltıyı gören aynı taraftar, Tellur Mutallimov’un 90+4’te attığı golü de gördü. İlk Avrupa gecesini, ilk kupayı, ilk şampiyonluğu yaşayan nesil şimdi Şampiyonlar Ligi marşını bekliyor.

Avrupa’nın devlerinin tarihi nesilden nesile aktarılır. Sabah’ın ise bütün tarihini hatırlayan insanlar hâlâ tribünde. Sekiz yılı aşkın süre önce onların anlatacak bir geçmişi yoktu.

Şimdi anlatacakları bir hikâyeleri var.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER