Ana Sayfa | Ankaragücü Haberleri | Gençlerbirliği Haberleri | Haber Arşivi | Künye | İletişim

BOLU DEPLASMANI...

onuraydogan@sporanki.com
Yazı Detayı 5 Mart 2018

Bolu deplasmanı denince aklımıza hemen 1981 yılının kupa finali gelir. Sıradan bir final değildir o maç... Tarih bir ilki yazmıştı o gün... Hani derler ya başkentinden şampiyon çıkmayan tek ülkeyiz diye... Daha kötüsü de var. O yıllarda başkentinin en üst ligde takımı yoktu... İkinci ligde Sakaryaspor ile şampiyonluk mücadelesi veren Ankaragücü rakibinin gerisinde kalmıştı. Kupanın kupa olduğu zamanlardı. Takımlar genelde ideal onbirleri ile çıkardı kupa maçlarına. Çift maç eliminasyon sistemi vardı. Süper ligin dişli ekiplerinden Altay, Beşiktaş, Fenerbahçe’yi eledikten sonra finalde rakip Boluspor’du. Ankara’daki maç 2-1 Ankaragücü üstünlüğü ile sonuçlanınca  rövanş için Ankara Bolu’ya aktı. O zamanlar biletler maç günü satışa çıkıyordu. Tribünlerde kontenjan uygulaması yoktu. Kim önce gelirse tribünü kapıyordu. Nefeslerin tutulduğu 90 dakika 0-0 ile sonuçlanınca Ankara’nın bütün sokakları sarı laciverte boyanıyordu... İlk defa bir 2. Lig takımı kupaya uzanmıştı.  Sonrasında o zamanlar en büyük kupa denen Cumhurbaşkanlığı kupası için şampiyon Trabzonspor ile karşılaşan Ankaragücü Nazmi’nin uzaklardan attığı gol ile rakibini 1-0 yenmiş ve en büyük kupayı müzesine götürmüştü.

 

O tarihte Bolu finali Ankaragücü’ne Süper Lig’in kapısını açmıştı. Bu hafta rakiplerinin tamamı puan kaybedince Bolu maçı bir kez daha bir üst ligin kilidi durumuna gelmişti. Kazansaydı alacağı 3 puan Ankaragücü’nü liderliğe taşıyacak, moral ve özgüven üstünlüğünü getirecek, bir alt grup ile arayı iyice açmasını sağlayacaktı. Olmadı...

 

Boluspor deplasmanda daha başarılı olan bir takım. Top tekniği yüksek, iyi pas yapabilen, ani atağa uygun oyuncuları var. Kapanan takımları açmakta zorlanıyor ve ani ataklarda pozisyon veriyorlar. Bu maçı mutlaka kazanıp zirveye ortak olmak istemeleri Ankaragücü için bir avantajdı ancak maçın hemen başında duran toptan gelen iki gol ile oyun Boluspor’un istediği şekle büründü. Bize de hücum oynamak zorunda kalan Ankaragücü’nün neler yapabileceğini görme imkanı sundu. Putsila ve Tisdell’in sakatlıklarından dolayı sahada olmamasına, yine bir kanatta İlhan ile başlayıp tek kanattan hücum yapmasına ve ağır zeminin atak yapan takıma dezavantaj oluşturmasına rağmen ilk yarıda Ankaragücü çok sayıda duran top kazandı, çok net gol pozisyonları buldu.

 

İkinci yarıda Arif’in yerine Kehinde’yi alıp, futbol oynamaya izin vermeyen zemini hava topları ile geçmeyi  planladı Ankaragücü. Orta sahadan bir oyuncu eksilmesi savunmada az adamla yakalanmasına ve fazla sayıda pozisyon vermesine neden oldu.  İlk golde hatası olan, orta sahadan gelen topa çıkıp alamayan genç kaleci Altay bu pozisyonlarda çok başarılı kurtarışlar yaparak maçın kopmasına engel oldu. Oyuna İlhan’ın yerine Enes’in girmesi ile Ankaragücü atakları daha etkili olmaya başladı. Bu sezon nöbetçi golcü kimliğine bürünen Enes’in golü tekrar umutları yeşertse de Akabueze’nin çok uzaklardan attığı müthiş gol maça noktayı koydu.

 

Bu maçta tecrübeli oyunculardan kurulmuş olan Ankaragücü’nün ilk golden sonra sahada yaşamış olduğu panik ikinci gole neden oldu. Üçüncüyü kaleci kurtardı.  Hakemlik bir pozisyonun olmadığı maçta özellikle Erdem ve Sedat’ın hakeme karşı aşırı sinirli tavırları daha maçın başında kırmızı kartı getirebilirdi. Maçlar kazanılır, kaybedilir ancak saha içinde kontrolün kaybedilmesi gerekir. Aksi halde  sonraki maçlar da tehlikeye girer. Profesyonel oyuncuların öfkelerine hakim olmaları ve stres ile baş edebilmeleri beklenir. Bana göre Ankaragücü’nün bu yarışta geride kalmaması için profesyonel psikolojik destek alınması ihtiyacı var.

 

Çok ilginç bir lige tanıklık ediyoruz. Gaziantep ve Manisa hariç tüm takımlar içeride dışarıda birbirini yenebiliyor. O gün futbol şansı yanında olan, iyi mücadele eden, hakem hataları lehine olan takımlar maçlarını kazanıyor. Ligin zirvesindeki Rize, Ümraniye ve Ankaragücü iyi sonuçlar alamıyor. Aşağıdan Bolu, Elazığ, Altınordu, Gazişehir hem oynadıkları futbol ile, hem aldıkları sonuçlar ile zirveye ortak olmak üzereler. Bu takımların da düşüş dönemleri olacaktır. Bu yarış sezon sonuna kadar devam edecek. Her maç final, her galibiyet değerli. Henüz kaybedilmiş bir şey yok. Asıl şimdi destek zamanı...

ONUR AYDOĞAN

onurayd@yahoo.com

Diğer Yazıları
YAZIYI YAZDIR TAVSİYE ET YORUM YAZ

 

Copyright © 2008 sporanki.com. Tüm hakları saklıdır. ızinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz. sporanki.com basın yayın meslek ilkelerine uymaya söz vermiþtir. sporanki.com'da yeralan haberler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Bu haberlerden doğacak kazanç veya zararlardan kurumumuz sorumlu tutulamaz.

Bu site AGB Biliþim Teknolojileri ve Güvenlik Sistemleri tarafýndan hazýrlanmýþtýr.