Ana Sayfa | Ankaragücü Haberleri | Gençlerbirliği Haberleri | Haber Arşivi | Künye | İletişim

O ESKİ TAKIMLAR..

onuraydogan@sporanki.com
Yazı Detayı 4 Ocak 2018

Sözlerinize “Biz eskiden...” diye başlıyorsanız, artık yaşınız kemale ermiş, gençliğinize özlem başlamış demektir. Çocukluğumuzda büyüklerimiz hep eskilerin daha iyi olduğundan dem vururdu. Eskiler mi iyiydi, yoksa gençlikte her şey insana iyi mi gelirdi karar veremedim. Artık ben de eskidiğimden eskileri daha çok seviyorum. Sizi çok eskilere, dedelerinizin bile henüz hayatta olmadığı günlere götüreceğim.

Liglerimizin puan cetveline bakarsanız listede sonu “spor” ile biten şehir ve ilçe isimleri görürsünüz. Ne kadar yaratıcı isimler değil mi? Tıpkı inşaat sektöründe yaşanan müthiş teknolojik gelişmelere rağmen son zamanlarda yapılan kibrit kutusu şeklindeki dikdörtgen binalar gibi. Bir de Cumhuriyetin ilk yıllarında savaştan yeni çıkan yoksul devletin inşa ettiği binalarına bakın. Hangisinde estetik anlayışı daha gelişmiş? İşte o zamanın ileri gelenleri Ankara takımlarını da aynı zarafetle isimlendirmiş. Ankaragücü ve Gençlerbirliği adları ile şereflendirmişler.

Okuma yazma bilenin mumla arandığı Cumhuriyeti’in ilk yıllarında nasıl olmuştu da takım isimleri daha anlamlı, şehir planları daha modern, eğitim daha kaliteli, gelişim daha hızlı olabilmişti? Hemen söyleyeyim. Aydınımız azdı ama toplumda saygın yerleri vardı. Halkımız cahil olduğunu biliyor, aydınının ağzına bakıyor, ona öykünüyordu. Günümüzde ömrü boyunca iki elin parmaklarından az kitap okuyanlar kendini aydın sanıyor. Gerçek aydınlar saygı görmek şöyle dursun, alay konusu oluyor.

Gelin biz yine spor kulüplerimize dönelim. Neyse ki bir önceki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Ankara’nın büyük bir eksikliğini giderdi. Belediyenin takımının adını, diğer şehirlerin takımları gibi sonu “spor” ile bitecek şekilde Ankaraspor olarak değiştirdi.  Gülmeyin lütfen, sonrası var.  Osmanlı’yı yıkan Cumhuriyetin genç başkentinin takımının adını Osmanlıspor yaptı. Osmanlı’ya başkentlik yapmış olan Bursa, Edirne ya da İstanbul takımlarından birine Osmanlı dense anlayacağız da Osmanlı döneminde İmparatorluğun tek çivi dahi çakmadığı bir kasaba olan, Cumhuriyet’in hayat verdiği, başkent olarak taçlandırdığı Ankara’nın takımına Osmanlı adının verilmesi nasıl açıklanır ki? Bir örnekle anlatmak gerekirse bunun Barcelona kulübünün renklerini değiştirip El Clasico’da ezeli rakibi olan Real Madrid’in renklerini alması gibi bir şey olduğunu söyleyebiliriz. Osmanlıspor’un en üst ligdeki son maçını sadece 181 kişi izledi. Nedeni çok açık değil mi?

Ankaragücü nasıl kuruldu bilirsiniz. İmalatı Harbiye işçilerinin kurduğu takımdır Ankaragücü. Kurulduğu gün gibi bugün de emekçilerin takımıdır. Altınörs İdman Yurdu ve Turan Sanakarangücü takımlarının birleşmesi ile İstanbul’da kurulmuş, Kurtuluş Savaşı’na takım halinde katılıp Ankara’ya taşınmış, önce Anadolu Sanatkarangücü daha sonra Ankaragücü adını almıştır. Hani “varlıklar isminin özelliğini taşır” derler ya, Ankaragücü de ismine yaraşır bir şekilde ateşli tribünleri ile Anadolu’nun ses getiren en güçlü kulüplerinden biri olmuştur. “Gururluyuz güçlüyüz, Ankaragüçlüyüz” sloganı tribünlerin en güzel, en etkili tezahüratlarından biridir. Kurtuluş Savaşı’nda İmalatı Harbiye’nin kahramanlıklarını simgeleyen basık kurşun şeklindeki armasıyla nevi şahsına münhasır köklü bir kulüptür Ankaragücü.

Gençlerbirliği ismindeki asalete bakar mısınız? Kulübün tarihini hiç bilmeseniz bile isminden nasıl kurulduğunu tahmin edebilirsiniz. Kulübün bir asırlık duruşu da ismi gibi birleştirici, bütünleştiricidir. Evrensel bir kulüptür Gençlerbirliği. Kim olursanız, nerede olursanız olun kendinizden bir şeyler bulabilirsiniz. Bugün ülkenin her köşesinde Gençlerbirliği formanızı giyerek maçlara gidebilirsiniz. Ruhsal sağlığı yerinde olan hiç kimseden tepki görmezsiniz. Tribünlerdeki duruşu, yandaşlarının entelektüel seviyesi ve ülke sporuna sağladığı katkı düşünüldüğünde bırakın Orta Doğu’yu, Avrupa kültürünün bile ilerisindedir. Adeta bu ülkeye bir uçan daire ile uzaydan inmiş gibidir.

Bugün bu iki güzide kulübümüzü yöneten kadrolar bu kulüplerin tarihi misyonunu ne kadar temsil ediyor? Ankaragücü Kulübünün değerli başkanı camiayı birleştirip tüm olanaksızlıkların üstesinden gelerek Ankaragücü’nü yok olmanın eşiğinden kurtardı. İki sezonda Süper Lig’in kapısını aralamayı başardı. İmalatı Harbiye Örgütü’nün her türlü zorluğa göğüs gererek göstermiş olduğu direniş ruhunu günümüze taşıdı desek abartmış olmayız. Süper Lig’de de zirveye oynayan güçlü bir Ankaragücü için elinden geleni yapacağının işaretlerini veriyor.

Gençlerbirliği yönetimi ne yapıyor? Bugün sokaktan geçen adama Gençlerbirliği Kulübünü tek kelime ile tanımlayın deseniz “Centilmenlik” yanıtını verir. Basında kulüp adına boy gösterenlerin ağzından öfke fışkırıyor. Nerede o kıyafeti ile, konuşması ile topluma örnek gösterilen eski saygın adamlar, nerede şimdi saçı sakalına karışmış “konuşmasa daha iyi” dediğimiz kavgacı şahsiyetler... Henüz bir yıl dolmadan camiayı paramparça ettiler. Kendilerine Türkiye’de Futbol Liglerini kuran efsane başkanımız Orhan Şeref Apak’ı, Federasyon Başkanlığı yapan Halim Çorbalı’yı, düşüş yıllarında kulübü ipten alan Hasan Şengel’i, İlhan Cavcav’ı anlatmamız gerekiyor. Oğluna babasını anlatmak zorunda kalmak garip değil mi?

Ankara’yı daha bir güzel hale getiren Ankaragücü’müz ve Gençlerbirliği’miz bizlere Cumhuriyet’in birer armağanıdır. Adıyla, takımıyla, taraftarıyla çok yaşasın Ankaragücü ve Gençlerbirliği...

ONUR AYDOĞAN

onurayd@yahoo.com

Diğer Yazıları
YAZIYI YAZDIR TAVSİYE ET YORUM YAZ

 

Copyright © 2008 sporanki.com. Tüm hakları saklıdır. ızinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz. sporanki.com basın yayın meslek ilkelerine uymaya söz vermiþtir. sporanki.com'da yeralan haberler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Bu haberlerden doğacak kazanç veya zararlardan kurumumuz sorumlu tutulamaz.

Bu site AGB Biliþim Teknolojileri ve Güvenlik Sistemleri tarafýndan hazýrlanmýþtýr.