Ana Sayfa | Ankaragücü Haberleri | Gençlerbirliği Haberleri | Haber Arşivi | Künye | İletişim

ÖZAT PUSULASINI KAYBETTİ

anilyazar@sporanki.com
Yazı Detayı 29 Ağustos 2017

Sezonun ilk üç maçı geride kalırken, Gençlerbirliği’nin oynadığı oyunla taraftarının ağzında kekremsi bir tat dahi bırakamadığını gördük. Konya deplasmanında alınan mağlubiyet ve silik oyununun ardından Fenerbahçe karşısında mücadele ve direnç ortaya koymaya çalışan bir Gençlerbirliği izledik.

Geçen sezonun ardından yazdığım “Madalyonun iki yüzü” yazısında, Ümit Özat’ın gereğinden fazla eleştirildiğini yazmıştım. Kendi kurmadığı düşük profilli bir kadronun başına sezon ortasında geçmiş, İlhan Cavcav’ın vefatı ve takımın önemli isimlerinin ayrıldığı bir dönemde istisna durumları bir kenara koyarsak işleri iyi idare etmişti. Bu istisna durumlarda kendi hataları da vardı tabii ki.

Özat’ın bu sezon öncesinde en önemli ödevi, kadro kalitesini arttırmak ve hücum hattında işler bir düzen kurmaktı. Gençlerbirliği geçen sezon da futbol olarak tat vermiyordu ama sonuca gitmeyi bir şekilde başarıyordu. Özat’ın 5-3-2’ye dayanan oyun sistemi, rakiplerin oyun planını özellikle Ankara’daki maçlarda büyük sekteye uğratmıştı. Bunun arkasında Serdar Gürler- Aydın Karabulut ikilisinin, “Batman ve Robin” uyumu da tabii ki etkiliydi.

Ancak bu ikilinin ayrılmasıyla Gençlerbirliği’nin hücum hattı dağıldı. Ümit Özat yeni bir hücum hattı kurmalı ve yeni bir hücum planı oluşturmalıydı. Ancak geride kalan üç maçta gördük ki, Gençlerbirliği atakları doğaçlamadan öteye gidemiyor. Bununla beraber Ümit Özat’ın ilk iki maçta geçen sezonki 5-3-2’sinden ve zaman zaman döndüğü 3-5-2 ve türevlerinden de vazgeçmesiyle Gençlerbirliği’nin blokları yakın tutan, kompakt takım savunması da çözüldü.

Fenerbahçe maçında ise bu anlayışa yakın bir oyun planı ve 11’le sahaya çıktı Özat. Yenen şanssız gol ve Rantie’nin atıldığı ana kadar işler fena gitmiyordu. Ancak hücum anlamında yine doğaçlama takılan bir Gençlerbirliği vardı. Fenerbahçe’nin ağır ve tek hamleli stoperlerine karşı Rantie ve Ahmet İlhan’ı koşturma çabası… Onun dışında herhangi bir kanat ve merkez organizasyonu göremedik Başkent ekibinden.

İlk 3 maçta alınan 1 puanın dışında Gençlerbirliği taraftarını ve basını endişelendiren konu takımın genel kadro kalitesi. Özat hücum hattında yeni bir düzen oluşturamadığı ve kendi doğrularını unuttuğu gibi transferler konusunda da en azından şimdilik karavana atmış gibi duruyor.

Örneğin; Petar Skuletic. Sırp forvet Rusya’da önemli işler yaptı. Ancak takımda hali hazırda onunla aynı tarzda bir pivot santrafor Vedat Muriç varken, Skuletic yerine Gençlerbirliği’ni hücumdaki sıradanlığından, doğaçlamadan kurtaracak saha görüşü yüksek bir oyun kurucu alınabilirdi. Yada bir diğer seçenek olarak eğer yine kontra atak kovalayan bir takım olunacaksa, Elvis Manu veya Rantie’nin yerine daha bitirici bir isim.

Bir de takımdaki huzur boyutu var tabii işin. Özat’ın oyuncuları üzerinde geçen sezon kurduğu “tatlı hakimiyet” dikkat çekmişti. Sezon başında bazı isimlerle yaşanan kriz yine takıma zarar verdi. Özat’ın geçen sezondan hatırlaması gereken doğrularından biri de, röportajda bana anlattığı, “Oyuncularımın sahada hocası, dışarıda ise ağabeylerim” anlayışı.

Diğer transferler konusunda şu anlık bir şey söylemek istemiyorum. Ümidim, milli maç arasında Ümit Özat’ın “sihirli değneği”nin takıma değmesi ve  geçen sezon rakiplerin oyun planında tahribat yaratan oyun anlayışına dönmesi.

Aksini düşünmek bile istemiyorum.

ANIL YAZAR

Diğer Yazıları
YAZIYI YAZDIR TAVSİYE ET YORUM YAZ

 

Copyright © 2008 sporanki.com. Tüm hakları saklıdır. ızinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz. sporanki.com basın yayın meslek ilkelerine uymaya söz vermiþtir. sporanki.com'da yeralan haberler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Bu haberlerden doğacak kazanç veya zararlardan kurumumuz sorumlu tutulamaz.

Bu site AGB Biliþim Teknolojileri ve Güvenlik Sistemleri tarafýndan hazýrlanmýþtýr.