Arkamızda bir sevda uğruna harcanan kocaman yıllar var.
Gördüğümüz başarı sadece 1981 zaferi.
Bizlere hep şunu sordular. Başarı yok, heyecan yok, kupalar yok, şampiyonluklar yok! Neden Ankaragücü?
Bizlerde onlara, Ankara sevdası, mazi, isim, renkler, anılar ve büyük anlamı olan şanlı arma için dedik. Tabii bizleri hiç bir zaman anlamadılar.
Biz Ankaragücü’nü; evimizdeki çocuğumuzdan ayrı tutmadıysak, bunlardan başka nedeni yoktu.
Çıkarsız, karşılıksız, sadece, ama sadece “büyük ve önemli” değerler için gönül verilen bir sevda masalıydı bizimkisi.
Bu sevda masalı bugünlerde bizleri büyük bir keder ve acıya boğuyor. İçimizi yakıyor.
Neyin bedelini ödüyoruz. Bizlere neyin bedelini ödetiyorlar bilmiyorum.
Ama bunları hiç hak etmemiştik.
Bizler diğerleri gibi değildik. Paraya, güce, şaşaya değil, armaya gönül verdik.
12 yıl bizi mahkum edenlere; yaptığın yanlış demiştik.
2 yılda suyumuzu çıkaranlara; yaptığınız yanlış demiştik.
Ve bu günlere geldik.
Ankaragücü armasına göz dikenlere şunu söylemek istiyorum.
Siz, Ankaragücü’nü bitirdiğiniz 2 yıllık döneminizde, şanlı armamızı kullanmamak için her şeyi yaptınız. Arma olarak A ve G harflerini kullandınız.
Biz de o dönemde yaptığınızın yanlış olduğundan, Ankaragücü’nün armasının kutsallığından bahsetmiş ve sürekli sizleri eleştirmiştik.
Biz bugün yine aynı yerdeyiz. Armamızın peşinde ve arkasındayız.
Ama siz görevdeyken kullanmadığınız o armayı şimdi kullanmak istiyorsunuz.
Bu ne yaman bir çelişkidir anlamadık.
Madem ki “AG” yi çok sevmiştiniz, o zaman Ankaraspor'un armasında bulunan leoparı “AG” yapın olsun bitsin.