Ana Sayfa | Ankaragücü Haberleri | Gençlerbirliği Haberleri | Haber Arşivi | Künye | İletişim

BU BÖLÜNMÜŞLÜK, ANKARAGÜCÜ'NÜ FELAKETE GÖTÜRÜR !

Yazı Detayı 11 Ağustos 2019

Çok tatsız ve tussuzum.

2.Ligdeki sezonlara bile bundan daha umutlu başlıyordum. Bir beklentim, hedefim ideallerim vardı.

O günler geçti, bu takım bir şekilde buralara kadar çıktı. Geçmişe fazla artık dönmek de anlamsız. Çünkü herkes bıktı artık aynı şeylerden.

Bugün kulüpte sıkıntı büyük.

Kulüp / taraftar / takım darmadağın olmuş..

Başkan Yiğiner devam etmek istedi ve devam etti. Delege gücü vardı, seçimi kazandı.

Güzel!

Kongrede de muhteşem bir konuşma yaptı. Ben değil biz varız dedi. Herkesi kucaklama mesajları verdi.

Ama kongreden sonra birleştirici hamleler yapıldı mı? Yapılmadı.

Aksine tribünlerle kriz derinleşti.

Birlik beraberlik diye bir şeyden bahsedemiyoruz artık. Bölündükçe bölündü taraftar ve adeta birbirine düşman edildi. Gecekondu direkt karşıya alındı. Oysa Gecekondu,  Ankaragücü’nün kalbi. Gençlerbirliği maçında görüldü işte 30 dakika sustular. Tribünden çıt çıkmadı. Ambians sıfırlandı. Sadece Gecekondu değil, Sol Kapalı ve Yenidoğan’da karşı cepheye atıldı. Diğer gruplarda dahil herkes Ankaragücü arması için mücadele ediyor bu gerçek. Ama yollar ayrıldı. Tribünlerdeki bölünmüşlük çok tehlikeli bir hal aldı.

Takıma gelince. 3 hazırlık maçını ve Gençlerbirliği derbisinin hepsini izledim. Benimle birlikte izleyen de izledi. Takım maalesef hiç hazır değil. Yaklaşık 1 aydır lig hazırlıkları yapılıyor. Ama bir takım haline gelinememiş. Sürekli takıma yeni  katılımlar oldu, birlikte çalışma atmosferi sağlanamadı bu gerçek. Ancak hiçbir organizasyon göremedim ben takımda. Hadi Korcan ile birlikte, Kitsiou, Kulusiç, Pazdan, Pinto ile defansı bir şekilde tutarsın. Çok tecrübeli isimler var. Uyumu sağlarlar. Sedat, Moke ve Faty’de bölgeye oturur.

Ama hücumsal anlamda durum felaket. Gençlerbirliği maçında birkaç cılız şut dışında bir gol girişimi yok. Boyd ve Sacko’nun yerleri fena halde boş duruyor. Hector’un eli ayağı kırılmış gibi. Orgill top alamayınca anca sağa sola koşturuyor. Takım pozisyon üretemiyor.

Peki sorun Aykan Atik mi? Elbette Atik’de Süper Lig seviyesinde tecrübesiz. Ama hücumsal anlamda takım kadrosu yetersiz olunca, kanat oyuncusu olmayınca hocada fazla bir şey yapamaz. Çıkıp kendi orta yapacak hali yok ya ! Sağ bek Kitsiou’dan sağ açık, hamle oyuncusu olan İlhan’dan sol açık yaratma çabası tutmuyor.

Mutlaka ama mutlaka hücum bölgesine takviyeler şart. Ama nasıl olacak ? Yasak var. Hadi yasağı açtın. Alacağın adamlar nasıl çıkacak? Geçen sezon ki mucize gerçekleşebilir mi?

Başkan Yiğiner takım için resmen macera aradı. Oysa yapacağı şey çok basitti. Mustafa Kaplan’la devam etseydi. Boyd ve Sacko’yu lig oynanırken bağlasaydı. İçerideki tüm oyuncuların parasını düzenli yatırılsaydı.Transfer yasağına rağmen bu takım yine güzel işler yapardı. En azından oturmuş bu kadroyla lige 1 sezon daha tutunurdu ve 1 sezon daha kazanılırdı.  Aykan hocanın ekibini de scuot olarak getirirdiniz olur biterdi.

Peki görüntü ne?

Ankaragücü freni patlamış kamyon gibi. Özellikle taraftar bölünmüşlüğü takımı felakete götürüyor. Bu bölünmüşlüğü bitirmek şart. Ankaragücü direkt olarak bir “taraftar” takımıdır. Taraftarsız bu takım, şekersiz baklava gibidir.

Camiada sözü geçen birileri olsa da devreye girip barışa sağlasa diyeceğim ama öyle birileri de yok. Herkes bireysel takılıyor.

Olan da Ankaragücü’ne olacak.

Başkan Yiğiner’in teknik direktör açıklamalarına da bir anlam veremiyorum. Lige 1 hafta var halen Aykan Atik’le lige girilip girilmeyeceği belli değil. Sürekli bir oyalama taktiği var. “Duruma bakacağız, birkaç gün sonra belli olacak” tarzında açıklamalar var. Bunlar Süper Lig seviyesinde olacak işler değil. Bu işin bir ciddiyeti olmalı. Biliyoruz ki ciddi şekilde teknik direktör aranıyor.

Ki durum bu şekildeyken Aykan Hoca’da asla faydalı olamaz. Kafası rahat olmayan hoca, kendini işine veremez. Başkanın açıklamalarını gören topçunun hocayla iletişimi sağlıklı olmaz.

TARAFTAR MÜŞTERİ DEĞİLDİR !

Yukarıda belirttik Ankaragücü sezona büyük sıkıntılarla giriyor. Tabii bizim gibi Ankaragücü sevdalıları için bu hiç de sürpriz değil. Bu yazdığımı okuyanlardan bir kısmı; “Ne zaman sorunsuz girdi ki!” diyorlardır.

Tribünler içten içe kaynıyor. Grupların safları bölündü. Bu bölünme özellikle deplasmanlarda sıkıntılara sebep olabilir. İçeride ise rakibe avantaj sağlar. Çünkü takıma gerekli destek verilmeyecektir. Tam aksine yönetime tepkiler takımı bozacak ve rakibe avantaj sağlayacaktır.

İNATLAŞMA

Ankaragücü yönetimi kombine ve bilet fiyatlarını geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklama ile duyurdu.

Rakamlar yüksek mi yüksek ! Büyük zam var. Hatta yapılan araştırmalara göre Ankaragücü’nün fiyatları rekor seviyede artmış.

Bu rakamlara taraftar stada giremeyecek, takım en büyük gücünden yoksun kalacaktır. Burada akıllara şu soru geliyor: “Acaba taraftar stada gelemesin diye mi bilet fiyatları yüksek tutuldu?”

Peki iç barış böyle mi sağlanacak?

Üstelik başkana geçtiğimiz günlerde direk olarak indirim yapılıp yapılmayacağını sordum. Kesinlikle indirim düşünmediklerini, hatta şampiyonluk iddiası olan 3 İstanbul takımı ile oynanacak maçlarda daha da artacağını belirtti. Üstelik “20 bin kombine satamıyorsak büyük takım değiliz” dedi.

Yine başka bir söylemi de kombine veya bilet alamayan gitsin evinde maçını izlesin gibi çok talihsiz açıklamalar yaptı.

Başkan Mehmet Yiğiner’in kafasında neler var bilemiyorum. Ama gördüğüm kadarıyla az taraftar gelmesini ister bir havası var. Böylece stad içinde yaşanabilecek olası tepkilerde daha rahat tespit edilebileceğini veya az taraftarın az tepki olarak döneceğini düşünüyor olabilir.

Tam aksine kendisi de ifade ettiği gibi. Yapılandırma için gereken gelirleri göstermek adına fiyatlarını yüksek tuttuğunu da düşünebiliriz.

Ancak düşünce ne olursa olsun burada  “Taraftar değil, müşteri” istenilen bir anlayış var.

Bu anlayış çok yanlış. Yukarıda belirttim. Ankaragücü’nün çimentosu taraftarıdır. Taraftar olmasa asırlık çınar yıkılır. Ankaragücü taraftarı 2.Ligdeki bir deplasman maçına 25 bin kişi gittiyse bu taraftar; taraftarlığını yapmıştır.

Ankaragücü taraftarını kimse müşteri olarak görmesin. Taraftar direkt Ankaragücü’dür. Elbette taraftar para kazandıracak. Ama bunu abartmamak lazım. Başkanın bir taraftar için biçtiği 37 TL’lik maliyetten filan ben bir şey anlamam. Zaten kimse de bir şey anlamadı. 

Ki  Ankaragücü taraftarının para kazandırmadığını da kimse söyleyemez. Ankaragücü taraftarı ile İstanbul taraftarını baz alamazsınız. Anadolu’yu baz alın. Bakın geçen sezon Bursaspor maçında veya Fenerbahçe maçında kulüp ne kadar para kazandı.

Yazının sonunu şöyle bağlayayım. Bu bölünmüşlük Ankaragücü’nü parçalar. 1 haftaya lig başlıyor. 1 haftada çok radikal hamleler yapılmazsa Ankaragücü için tam bir felaket sezonu olur.

Bu hamleyi de başkan Yiğiner yapmalı. Teknik direktör olarak Aykan hoca mı devam edecek yeni hoca mı gelecek net açıklanmalı, transfer yasağı kaldırılmalı, iç barışı sağlamak adına kombine ve bilet fiyatlarını yarı yarıya düşürülerek makul seviyeye çekilmeli. Kongrede de belirttiği gibi taraftara barış elini uzatmalı. Sürekli yaptığı gibi ortalığı gerici söylemleri artık noktalamalı. Bunlar olursa taraftar da canı kadar sevdiği takımı için yine taşın altına elini koyar.

Bunları herkes görüyor. Ama ben yine de yazayım…

İyi bayramlar…

ORHAN SAL

Diğer Yazıları
YAZIYI YAZDIR TAVSİYE ET YORUM YAZ

 

Copyright © 2008 sporanki.com. Tüm hakları saklıdır. ızinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz. sporanki.com basın yayın meslek ilkelerine uymaya söz vermiþtir. sporanki.com'da yeralan haberler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Bu haberlerden doğacak kazanç veya zararlardan kurumumuz sorumlu tutulamaz.

Bu site AGB Biliþim Teknolojileri ve Güvenlik Sistemleri tarafýndan hazýrlanmýþtýr.