Ana Sayfa | Ankaragücü Haberleri | Gençlerbirliği Haberleri | Haber Arşivi | Künye | İletişim

GENÇLERBİRLİĞİ’NDE HEYECANLI GENEL KURUL VE YENİ DÖNEM...

[email protected]
Yazı Detayı 19 Haziran 2019

Gençlerbirliği’nde adrenalini fazla, aksiyonu bol, tuluat ve dövüş sanatlarının sergilendiği renkli bir kongre yaşandı. Genel Kurul’a ilgi göstermeyen medya bir anda gelişmeleri manşetten vermeye başladı. Hem de kongreye tek aday, tek liste ile girilmesine rağmen...Aradan geçen uzunca sayılabilecek süre muhalefet hareketinin isteğini ve heyecanını sabun gibi eritip tükenme noktasına getirmiş. Neredeyse bir asırlık bir kulüpte alternatif bir yönetimin çıkmaması ilerisi için endişe verici bir gelişme. Bir önceki kongreye organize bir şekilde delegeleri getirip daha ilk oturumda çoğunluğu sağlayan kulüp yönetiminin de motivasyonunun azaldığını gördük. Delege sayısı artmasına rağmen katılımcı sayısı azalmıştı.

Hazır delege sayısına değinmişken İlhan Başkan vefat ettiğinde 700 civarında olan delege sayısı önceki kongrede 1600’lere, şimdilerde 2000’lerin üzerine yükselmiş. Yönetimin en büyük başarısı 96 yaşındaki kulübün delege sayısını 2 yıl içinde 3 katına çıkarmayı başarmak olmuş. Gönül isterdi ki aynı başarıyı maçlara gelen seyirci sayısında da göstersin, ancak Süper Lig’e yükselme kupasını bile tenha tribünler önünde sessizce kaldırmıştı Gençlerbirliği. Genel Kurul esnasında zaman zaman “Büyük Başkan” nidalarıyla tanık olduğumuz coşkuyu Genel Kurul salonunda değil maçlarda tribünlerde görmek isterdik.

Aklımızın bir kenarında hep borç batağına saplanıp amatör liglere kadar düşen kulüpler var. Kulübün varlığını sürdürmesi buna bağlı olduğundan Genel Kurul’a girerken en çok kulübün ekonomik olarak ne durumda olduğunu merak ediyorduk. Mali tabloların üyelere basılı olarak dağıtıldığı ve zamanın kısıtlı olduğu öne sürülerek sunum yapılmadı. Üzerinde etraflıca tartışılmadı. Gençlerbirliği’ne gönül verenler bu konuyu görüşmek için gerekirse günlerce sabahlara kadar uykusuz kalmaya hazırdı oysa. Üyelere dağıtılan finansal tablolardan kulübün ne durumda olduğunu tam olarak anlamak mümkün olmasa da bilanço okumayı bilenlere genel gidişat hakkında bir fikir veriyor. Futbol sezonunun Mayıs ayı sonunda bitmesine ve sözleşmelerin bu tarihe kadar yapılmasına rağmen tablolar 31 Aralık 2018 tarihindeki durumu gösteriyor. Ortaya çıkan manzara pek de iç açıcı görünmüyor.

31 Aralık 2018 itibarı ile  kulübün banka hesabında 10 milyon TL bulunduğu ve yıl sonu zararının 15 milyon TL olduğu anlaşılıyor. Denetleme raporunda kulübün Hacettepe’den 15 milyon TL alacağı olduğu belirtilmiş. Hacettepe’nin bu borcu ödeyecek bir gelirinin olmadığı göz önüne alınınca Gençlerbirliği’nin 2018 yılı bilanço zararının aslında 30 milyon TL olduğu ortaya çıkıyor. İki adet gayrimenkul satılmış. Denetim Kurulunun raporunda Beysu Evleri projesinde kulübe ait olan 98 adet bağımsız birimin satışı için Sn. Murat Cavcav’a yetki verildiği belirtiyor. Geçen 5 ay içinde bu varlıkların satılıp satılmadığına dair bir bilgi bulunmuyor. Sn. Arif Ölmez  sözlü olarak bir önceki sezon harcamaların 80 milyon TL, gelirlerin ise satılan oyunculardan alınan bonservis bedelleri dahil 25 milyon TL olduğunu söylüyor. Bu sezon Süper Lige yükselmenin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha anlıyoruz.

Yukarıdaki rakamlardan anlaşılıyor ki önceki dönemlerde Gençlerbirliği’nin mali tablolarında görmeye alıştığımız finansal gelirlerin yerinde bundan sonra faiz giderleri olacak. Üstelik kredi almanın zorlaştığı, faizlerin astronomik rakamlara ulaştığı şu dönemde... Tahminlerimizin doğru çıktığını üzülerek izliyoruz. Gençlerbirliği’nin kasasında artık zor zamanlar için biriktirilen yedek akçe kalmamış. Artık borçlanarak kulübün faaliyetlerinin sürdürülmesi dönemi başlamış. Kadroda geleceğin yıldızları olmaya aday oyuncular bulunmuyor. Aksine Süper Lig’de tutunabilmek için yepyeni bir takım kurulmak zorunda. Ligden düşülmesi durumunda bu borçları çevirmenin ne kadar zor olacağı açık. Gençlerbirliği’nin tehlikeli sularda yüzmeye devam ettiğini görüyor ve endişeleniyoruz.

Belki de bu Genel Kurul’un yapılmasını zorunlu kılan en önemli gerekçe Başkan Murat Cavcav için 25 milyon TL’ye kadar kulüp adına borçlanma yetkisi istenmesiydi. İlhan Başkan tüm spor camiasının imrenerek baktığı devasa tesisleri yaparken bile böyle bir talepte bulunmamıştı. İlhan Cavcav tesislerini  borçlanmadan kulübün öz kaynakları ile yapmıştı. Baba Cavcav’ın yönetim anlayışı oğul Cavcav’a ilham kaynağı olamamış. İşin ilginç tarafı bu önemli konunun Genel Kurul’un gündem maddelerine dahil edilmemesiydi. Yönetim son anda bir önerge vererek üzerinde yeterince tartışılmasına imkan tanımadan yangından mal kaçırır gibi Genel Kurul’dan geçirmeyi tercih etmişti. Bu konuda söz alan delegelere Sn. Murat Cavcav’ın öfkeyle yerinden kalkıp serzenişte bulunması dikkatlerden kaçmadı. Demek ki bu konu kendisi için hayati önem taşıyordu.

Genel Kurul’da yönetim ile aynı görüşte olmayan delegelerden bazıları söz alıp yönetimi eleştirdiler. Tüm konuşmacıların ortak amacı Gençlerbirliği’nin daha güneşli sabahlara uyanmasını sağlamaktı. Sadece cesur ve samimi insanlar yüzlerce kişinin önünde hataları dile getirebilir. Eleştiriler hem kişileri, hem kurumları  olgunlaştırır, ileriye taşır. Ancak ön sıralardan başlayan tahammülsüzlük daha sonra fiziki müdahaleye dönüştü ve konuşmacı konuşmasını tamamlayamadan kürsüden ayrılmak zorunda kaldı. Oturumu son derece demokratik ve başarılı bir şekilde yöneten Divan Başkanı Sn. Hasan Gerçeker bu taşkınlık karşısında zor anlar yaşadı. Oysa konuşmacının Divan Başkanının müdahalesini gerektirecek bir söylemi olmamıştı. Gençlerbirliği kültürüne yakışan tavır konuşma bittikten sonra söz isteyip eleştirilere yanıt vermek olmalıydı.

Temennimiz yönetimin önceki hatalarından ders alarak doğru transferler yapması, artan Süper Lig gelirleri ile kulübün mali yapısını düzeltmesi ve Süper Lig’de tutunabilecek bir kadroyu oluşturmasıdır. Bunu başarabilecek deneyim ve kurum aklı Gençlerbirliği’nde mevcuttur. Ancak kulübü ligden düşme noktasına getiren yöntemlerin bir an önce terk edilmesi şarttır.

Bundan önceki Genel Kurul toplantılarında Başkanlık Divanını yöneten merhum İsmail Özersin’i rahmetle anıyor, zorluk derecesi yüksel olan bu genel kurulu başarı ile yöneten Divan Başkanı Sayın Hasan Gerçeker’i ve Divan Üyelerini kutluyorum. Gençlerbirliği yönetimine görev yapacağı yeni dönemde kolaylıklar ve başarılar diliyorum.

ONUR AYDOĞAN 

Diğer Yazıları
YAZIYI YAZDIR TAVSİYE ET YORUM YAZ

 

Copyright © 2008 sporanki.com. Tüm hakları saklıdır. ızinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz. sporanki.com basın yayın meslek ilkelerine uymaya söz vermiþtir. sporanki.com'da yeralan haberler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Bu haberlerden doğacak kazanç veya zararlardan kurumumuz sorumlu tutulamaz.

Bu site AGB Biliþim Teknolojileri ve Güvenlik Sistemleri tarafýndan hazýrlanmýþtýr.