Ana Sayfa | Ankaragücü Haberleri | Gençlerbirliği Haberleri | Haber Arşivi | Künye | İletişim

FUTBOL KARAKTERLİ OYUNCULARLA OYNANAN BİR OYUNDUR

Yazı Detayı 23 Mayıs 2019

Spor Toto Süper Ligin 33. haftasında, kümede kalmayı ligin bitimine bir hafta önce garantileyip son haftaya rahat girmek  isteyen Ankaragücü, ligimizin orta düzey kadrolarından birisine sahip  olan Sivasspor ile Eryaman Stadında karşı karşıya geldi

Ankaragücü-Sivasspor maçından bir gün önce küme düşme potasındaki Bursaspor ile Göztepe, Bursa'da 0-0 berabere kalınca,  Ankaragücü açısından Sivasspor karşılaşması kazanılması gereken veya en azından 1 puan alınması gereken  bir maç haline geldi. Ayrıca, Ankaragücü-Sivasspor maçıyla aynı saatte oynanacak olan Erzurumspor-Fenerbahçe maçı vardı ve bu maçı Erzurumspor'un kazanması halinde Ankaragücü'nün son hafta öncesi küme düşme ihtimali artacak ve son haftaya istim üzerinde girmesi söz konusu olacaktı. Çünkü Ankaragücü son  hafta İzmir’de Göztepe ile oynayacaktı.

İşte Ankaragücü--Sivasspor maçı, böylesine karmaşık ve zor duygular eşliğinde başladı. Ankaragücü maça son derece istekli başladı ve 24 ile 34. dakikada Hadi Sacko ve Tyler Boyd'un attığı gollerle 2-0 öne geçti. Sacko'nun attığı gole değinmeden edemeyeceğim. Topa gerçekten çok sert ve tam köşeye vurdu. Güzel bir gol vuruşuydu ve Sivasspor kalecisi Tolgahan'ın o topu kurtarması imkansızdı.

2-0' dan sonra Sivasspor, farkı indirmek için Ankaragücü’nün üzerine gitse de bu ataklar yeterli olmadı ve takımlar soyunma odasına bu skorla gitti.  İkinci yarıya da istekli başladı ve 50. dakikada Hector Canteros kaleci Tolgahan'dan seken topu çok şık bir vuruşla ağlara göndererek skoru 3-0'a getirdi.

3-0'ı yakalandıktan sonra Ankaragücü, bu skoru elde eden her takımın saha içinde yaşadığı fiziksel düşüşü yaşadı ve belki de rehavetin etkisiyle oyunu rölantiye aldı. Nitekim, 61. dakikada Sivasspor David Braz ile oyunu 3-1'e getiren golü buldu. 3-1'den sonra orta saha mücadelesi şeklinde geçen oyun bu şekilde sona erdi ve bu skorla Ankaragücü bitime 1 hafta kala ligde kalmayı garantiledi.

Ankaragücü-Sivasspor maçının  öncesinde yaşanmış birçok ufak detay var. Ancak ben, kendi perspektifime göre en önemli iki detayın üzerinde duracağım.

Bu detaylardan ilki, takımın son günlerde birinci kalecisi durumuna gelen Altay Bayındır'ın iki haftadır süregelen sakatlığı. Ben bu olaya farklı noktadan bakacağım. Biliyorsunuz son haftalarda Altay'a, Beşiktaş ve Galatasaray'dan oldukça cazip teklifler var. Altay'ın da bu cazip teklifler karşısında biraz kafası karışmış olabilir. Sakat değil demiyorum, kesinlikle yanlış anlaşılmasın. Sadece, Türk futbolunun geleneksel bir sorunundan bahsediyorum. Henüz gelişmekte olan futbolcular, büyük takımlardan teklif alınca, “ben oldum artık” hissine kapılıyorlar.

Altay da bu düşünceye kapılmasın ve gelişimini sağlıklı bir şekilde sürdürsün diye ufak bir uyarıda bulunmak istedim. Altay, 3 büyüklere ikinci kaleci pozisyonunda giderse sonu ikinci lig olur.

İkinci önemli detay ise, sezonun bitmesine 2 hafta kala, ödemelerini alamadığı gerekçesiyle kulübe ihtar çekip sözleşmesini tek taraflı olarak fesheden Tiago Pinto ile alakalı. Bir futbolcunun maaşı ne kadar ödenmiyor olursa olsun, o futbolcunun sezonun bitimine iki hafta kala, üstelik takımının kümede kalması henüz kesinleşmemişken sözleşmesini feshedip kaçması, her şeyden önce meslek etiği ile bağdaşmaz. Sezon başından beri taraftarların önemli bölümü tarafından karakterli oyuncu olarak baş köşeye oturtulan Pinto, bu davranışıyla ne kadar karakterli! bir oyuncu olduğunu gösterdi.

Akabinde, Tiago Pinto ile yolların ayrılmasından 1 gün sonra takımın bir diğer yıldız ismi Brice Dja Djedje de, sözleşmesini tek taraflı olarak feshetti.

Bu oyuncuların yerlerine oynayan oyuncular karakterli mücadeleleri ile onların yokluğunu hissettirmedi ve Sivas maçı kazanıldı.

Ankaragücü yönetimi tabi ki Pinto ve Djedje ile ilgili gerekli açıklamaları yaptı. Bu olaylarda yönetimin kusuru yokmuş gibi yapılan açıklamalar belki günü kurtarır ama, yönetimin beceriksizliği ve yetersizliği gerçeğini değiştirmez.

Ben bu olayların, sadece maaş ödemeleri ile alakalı bir durum olduğunu da düşünmüyorum. Sezonun ilk yarısının sonunda oynanan oyunların tekrarlanmak istendiği ortadadır.

Ancak, bu da yine yönetimin yetersiz ve beceriksiz olmasından kaynaklıdır. Belli ki Süper Lig Mehmet Yiğiner ve yönetimine birkaç numara büyük geldi. Tribünlerde istifaya davetler başladı ve bence taraftar haklı. Ama, Murat Ağcabağ ile de olmaz.

Murat Ağcabağ ile birlikte hareket eden Tuna Yılmaz bir ekip olabilir mi. Bazılarının dediği gibi bu ekip Mansur Yavaş ekibinden bazı kişileri yanına çekip birlikte hareket edebilir mi? Sanmam…

Mansur Yavaş dikkatli olmalıdır. Murat Ağcabağ’ın siyasi olarak yeri başka yerdir. Tuna Yılmaz’ın seçim öncesi Mansur Yavaş hakkında attığı incitici sosyal medya mesajları da ortadadır. Bu ekiple birlikte hareket eden bir görüntü verecek şekilde bir yansımaya sebep olmaması için yakın ekibini uyarmalıdır. Bu ekiple bir yakınının birlikte görüntü vermesi ona zarar verir. Kulübe desteği, gruplar ötesi olmalıdır.

Diğer Yazıları
YAZIYI YAZDIR TAVSİYE ET YORUM YAZ

 

Copyright © 2008 sporanki.com. Tüm hakları saklıdır. ızinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz. sporanki.com basın yayın meslek ilkelerine uymaya söz vermiþtir. sporanki.com'da yeralan haberler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Bu haberlerden doğacak kazanç veya zararlardan kurumumuz sorumlu tutulamaz.

Bu site AGB Biliþim Teknolojileri ve Güvenlik Sistemleri tarafýndan hazýrlanmýþtýr.