Ana Sayfa | Ankaragücü Haberleri | Gençlerbirliği Haberleri | Haber Arşivi | Künye | İletişim

DOST ACI SÖYLER, ANKARAGÜCÜ İYİYE GİTMİYOR

Yazı Detayı 15 Mayıs 2019

Öyle bir süreçten geçiyoruz ki; hem köşe yazımızda yazdıklarımıza, hem sosyal medyada yazdığımız her cümleye, her kelimeye dikkat ediyoruz. Hem çok kötü niyetli insanların olduğu, hem de bazı yazdıklarımızı anlama konusunda yetersiz kalan insanların olduğu bir toplumdayız.

Niye böyle başladım?

Çünkü bugün “Dost acı söyleyecek!”...

Neden şimdi?

Çünkü Sivasspor maçından sonra geç olabilir.

Bizi tanıyanlar tanır. Ankaragücü konusunda ne denli duyarlı olduğumuzu, Ankaragücü’nü 2 evladımızla bir tuttuğumuzu herkes bilir.

Şimdi hemen sadede gelirsek Ankaragücü’nde yine kaotik günler başlamak üzere... Hatta başladı bile. Sözleşmesi donan, ama Ankara’da yaşamaya devam eden Faty geçen hafta gitti. Djedje’de bu hafta. Bugün de taraftarın kırmızı çizgisi Tiago Pinto ayrıldı. Bu oyuncuları elde tutamamak tam bir amatörlük. Çünkü hadi elinde tutamayacaksın, satıp para kazanabileceğin isimler.

Derhal önlem alınmazsa sırada diğerleri var.

Önce durumu kısaca özetleyelim. Sezonun ilk yarısında şu veya bu sebepten bir sürü transfer yanlışı yapıldı. Takım belli bir süre iyi gitti, mali sıkıntı devreye girince çakıldı. Bu transfer yanlışlarında bana göre başkan Mehmet Yiğiner’in, teknik direktörün ve menajerlerin ortak payı vardır. Sıradan vasat oyunculara bu kadar hovardaca sözleşmeler yapılması tarihi hatadır. Kronik sakatlığı olan oyuncuları bile bile almak ve kulübü zarara uğratmak affedilir bir şey değildir. Thomas gibi müzmin sakat bir stopere bu kadar astronomik para verilmesi tarihi yanlıştır.

Anlaşılan Türk futbolunda batan bir çok kulübün halinden hiç ders alınamamış. Bu transfer yanlışları öyle bir çırpıda geçiştirilecek yanlışlar değil. Bunlar ileride, hatta yakın zamanda büyük borç ve transfer yasağı olarak kulübe dönecek.

Tabii sezonun ilk yarısında yaşanan bu badire bir şekilde Mustafa Kaplan’ın teknik direktör olarak göreve başlamasıyla atlatıldı. Kaplan; sağdan soldan buldu buluşturdu ve inanılmaz kaliteli oyuncuları getirdi. Gelen isimlerin kimi yetenek olarak, kimi kalite, kimi de kişilik olarak çok iyi çıktılar ve takımı kümede kalma aşamasına getirdiler.

SIKINTILAR BAŞLADI

Ancak; gelinen noktada yine mali sıkıntılar başladı. Takıma aylardır prim haricinde çok cuzzi paralar veriliyor. Zaten 2.yarıda kurulan takımın maliyeti başkan Mehmet Yiğiner’in de buyurduğu gibi çok düşük. Verilmeyecek paralar değil. Ama nedense düzenli para akışı sağlanmıyor. Sağlanamıyor.

Ben bunu anlayamıyorum. 10 yıl önce sol bek Klukowski ile sorun yaşarken, 10 yıl sonra bu kez sol bek Pinto ile sorun yaşıyoruz. Yani kaderimiz değişmiyor. Peki bu oyuncu ile sözleşme imzalanırken belirtilen para neden aylardır oyuncuya verilmiyor?

Haftalardır takımda huzursuzluk var. Moke, Djedje, Moulin gibi oyuncuların huzursuzlukları performanslarına yansıyor. Veya bilerek oynamıyorlar. Onu da bilemeyiz tabii. Kimsenin günahını almayalım.Yine Scarione, Orgill gibi oyuncular rahatsızlar. Zaten Orgill’in kulübünün de FİFA’ya başvurduğu söyleniyor.

Takımdan ayrılan Pinto kişilikli karakterli isim. Asla para alamadığı için performansını düşürmedi.

Pinto’ya Pazdan’ı, Kulusiç’i de ekleyebiliriz. Bunlar son derece iyi niyetli oyuncular. Ama sonuçta hepsinin ortak amacı para. Para alamadığı için takımdan ayrılan oyuncuya da; “terk ettiler” gibi basit yaftalar yapıştırmak da ayıp ! Sonuçta bunlarda para için oynayan insanlar.

Kitsiou, Boyd, Sacko gibi oyuncular zaten burada boşluğu iyi değerlendirmek, biraz da piyasa yapmak için geldiler ve başarılı da oldular.

Aslında isim isim yazmak doğru değil. Çünkü mutlaka yanılma payımız olacaktir. Ama genel anlamda durum bu.

Yani sözün özü parasal sorunlar nedeniyle final maçı olarak nitelendirebileceğimiz Sivasspor maçı öncesi kulüpte işler iyi gitmiyor.

SES BİLE ÇIKMIYOR, BU RAHATLIK NEDEN ?

Ancak biz endişeyle beklerken, bu konularda nedense Ankaragücü’nde herkes çok rahatmış gibi görünüyor. Kimse durumun cidiyetinde veya vahametinde değil. Alınacak bir kötü sonuçla lige veda edeceğimizi ve bu yapıyla bir daha asla buralara dönemeyeceğimizi kimse düşünmüyor sanırım.

Bizler;  kadronun iskeleti aynen muhafaza edilsin, önümüzdeki sezonun planlaması şimdiden yapılsın, kurumsal anlamda adımlar atılsın dedikçe birileri lay lay lom yapıyor maalesef.

Bakın “düşerse düşer, biz çıkardık, biz düşürürüz” anlayışı taşıyanlar varsa bu son derece yanlış. Bu anlayışı derhal terk etmek lazım. Buralara kadar gelmişken tekrar aşağılara inmek bu sefer Ankaragücü’nün batışı olur.

Bunu açık ve net ifade ediyorum. “Bir kez daha buraları asla göremeyiz!”

Ayrıyetten “giden oyuncu gider yerini doldururuz” diye düşünen varsa da çok büyük bir yanılgıdır.

Bir örnek vereyim. Bugün hem futboluyla, hem de kişiliğiyle 10 numara olan bir Tiago Pinto gibi adam bir daha asla bulamazsınız.Eğer kulüpte “bir Pinto gider, başka Pinto gelir giden gitsin !” diye düşünen varsa oda“futbol cahilidir”. Böyle insanlar kulüpte görev almasınlar. Pinto gibi oyuncu az bulunur.

Kulüpte bu tür düşüncede olanlar varsa bu amatörlüğü bıraksınlar artık. Bu zihniyetle bir Süper Lig kulübü yönetilemez.

Küçük olsun benim olsun zihniyeti ile de yönetemezsiniz.

BU KEZ TRANSFER YASAĞINI KALDIRMAK  İMKANSIZ OLUR

Bakın Ankaragücü’ne yönetimine her konuda destek olan, hep arkalarında duran sayılı insanlardan biri benimdir. Ama şunu açıkca ifade edeyim ki bu sezon Ankaragücü yönetiminin yaptığı yanlışlar yazmakla bitmez. Stad sorununa çare bulunamaması, tesislerdeki sahanın devre dışı kalması, transferdeki hatalar, söylemlerdeki tutarsızlıklar, Hakemler Ankaragücü’nü doğrarken, hakemler konusunda 2.Lig takımı Tuzlaspor kadar bile ses getirlememesi, borçlar ve transferlerdeki rakamlarda şeffaf olunamaması  ve en baştan bu yana yaşanan mali sıkıntıya çözüm üretilememesi çok hayati sıkıntılar.

Üstelik çok büyük bir rakamla transfer yasağı gelme tehlikesi var. Bu rakamlarla yasaklar gelirse bir daha bu kulüp belini doğrultamaz.

İşte biz o yüzden Sivasspor maçından önce, yani testi kırılmadan önce uyarıyoruz. Transfer yasağına karşı bu kadro bozulmamalı, aynen korunmalı diyoruz. Bugün kimsenin beğenmediği oyuncuya bile yarın ihtiyaç duyulabilir.

Bir de kredi olayı var. Hiç bir şeffalık olmadığı için sadece kulübe yakın sağlam kaynaklardan aldığım duyumlara göre yazıyorum ki; kulüp bankalardan kredi çekiyormuş. Bu kredilerin teminatı da yayın gelirleriymiş. Bu şekilde de geleceğe ipotek konulmamalıdır.

Kulüpte sıkıntılar var. Bu sıkıntıların oluşmasında mutlaka dış etkenler, bazı kişiler etkin olabilir. Ama her şeyi de onlara yıkamazsın. Her başkan adayını üyelikten de atmakla olmaz. Hadi attın diyelim, daha önce attığın ağır toplar mahkeme kararıyla birer birer döndüğünde ne yapacaksın ?

Bir kulüpte muhalefette olmalı. Ama muhalefette muhalefetliğini düzgün yapmalı. Bel altı vuruşu yapmamalı.

BİR YERDEN DÜĞMEYE BASILIYOR

Tabii yönetimsel zaafiyetleri belirtirken, şunu da es geçemeyiz. Ankaragücü bu ligden sistemli bir şekilde düşürülmeye çalışılıyor. Bunu kulüp dışındakiler yapıyor. Sezon başından bu yana Federasyonun, MHK’nın, PFDK’nın Ankaragücü alehine tutumları ortada. Her konuda alehte çalışıyorlar. Bazı sıkıntıların bir anda ortaya çıkması da zaten masumane değil. Bir yerlerden düğmeye başılmış gibi. Önce Faty veda etti, sonra Djedje gitti. Klukowski sorunu bir anda kamuoyuna yansıdı. MKE sponsorluk gelirini vermedi. Bunlarda tesadüf olamaz. Bu işlerde bir merkezden yönlendiriliyor gibi bir görüntü var.

Bunları bugün birisinin yazması gerekiyordu. Ben yazdım. Ankaragücü bizim sevdamız. Zarar görmesini istemiyoruz.Çünkü biz bazıları gibi  değiliz. Ankaragücü ile yaşayan insanlarız. Ankaragücü ile kalkıp, Ankaragücü ile yatıyoruz.

Burada artık Ankaragücü menfaatleri doğrultusunda çok ivedi kararlar alınması gerektiğini söylemeye çalışıyorum. O kadar ivedi olmalı ki artık saatler bile önemli.

Bu ivedi kararlar ne olabilir diye soracak olursanız. Acil para bulunur, oyuncular rahatlatılır, kongreye gidilebilir, başkan Yiğiner daha güçlü bir yönetimle devam edebilir, uygun birilerine kulüp bırakabilir. Her şey olabilir. Ama zaman kaybetmemek lazım.

Yoksa felakete gidiyoruz haberiniz olsun. Bundan sonra geçmişten daha beter oluruz. Giden oyuncuların milyon eurolara varan borçları var büyük sıkıntı yaratır.

Kadrodan ayrılma aşamasında olan oyuncular var. Öncelikle bunlar tutulmalı, kiralıklarla derhal anlaşılmalı, takımın primler haricindeki paralar da yatmalı, Sivasspor maçına huzurlu bir ortamda çıkılmalı. Yoksa Allah muhafaza bitişimiz olur. Benden bunları hatırlatması.

Yazının başında dediğimiz gibi “dost acı söyler”. Biz çok kritik Sivasspor maçı öncesi uyarımız yaptık. Ancak şimdi destek zamanı. Bu maçta alınacak Allah muhafaza kötü bir sonucun telafisi olmaz.

Sivasspor maçına hepimiz ayrı bir önem vermeliyiz. Bu maçı takıma aldırmak için maça kadar hem takımı, hem de birbirimizi motive etmeliyiz. O gün stadı Fenerbahçe maçındak gibi doldurup o coşkumuzu takıma yansıtmalıyız.

Başka Ankaragücü yok. 2.Ligde neler çektiğimiz bir biz biliyoruz. Bizi bizden başka kimse anlamaz, bilemez.

Taraftar olarak hep beraber kenetlenip önce şu maçı atlatmalıyız, sonrada Göztepe maçınında alnımızın akıyla çıkmalıyız.

ORHAN SAL

Diğer Yazıları
YAZIYI YAZDIR TAVSİYE ET YORUM YAZ

 

Copyright © 2008 sporanki.com. Tüm hakları saklıdır. ızinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz. sporanki.com basın yayın meslek ilkelerine uymaya söz vermiþtir. sporanki.com'da yeralan haberler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Bu haberlerden doğacak kazanç veya zararlardan kurumumuz sorumlu tutulamaz.

Bu site AGB Biliþim Teknolojileri ve Güvenlik Sistemleri tarafýndan hazýrlanmýþtýr.