Ana Sayfa | Ankaragücü Haberleri | Gençlerbirliği Haberleri | Haber Arşivi | Künye | İletişim

ANKARAGÜCÜ UMUTLU VE TEDİRGİN

onuraydogan@sporanki.com
Yazı Detayı 9 Nisan 2019

Eryaman Stadı ilk defa popüler bir İstanbul takımını ağırladı. Tahmin edildiği üzere, müthiş bir seyirci baskısı altında, deplasman duygusunu iliklerine kadar hissederek oynadı Fenerbahçe. Bu takımların bir zamanlar “Ankara bizim için deplasman değil” dediği günleri hatırlıyorum da o zamanki yönetimlerin basiretsizliği içimi sızlatıyor. Bundan sonra böyle. “Zorlu Ankara deplasmanı” diyecekler.

7 sene önce Ankaragücü ile Fenerbahçe Süper Lig’le 6 puanlık maça çıkacak deselerdi inanmakta güçlük çekerdik. İster düşme hattında, ister şampiyonluk yarışında olsun Fenerbahçe ile 6 puanlık maçlara çıkmak ayrı bir keyiftir. Bir de maçtan sonra stad hoparörlerinden “Erik Dalı”nı dinleyebilseydik tadından yenmezdi. Umarım önümüzdeki sezonlarda o da olur.

Ankaragücü’nün oynadığı futbol beklentileri karşılamadı. Maçın daha ilk dakikasında anlaşıldı ki bu maça Fenerbahçe galibiyet, Ankaragücü beraberlik için çıkmış. Mustafa Hoca savunmadan topla çıkan rakibine ileride basarak oyununu bozmayı planlamış. Ancak forvet hattının baskısına orta sahada Djedje ve Sedat’tan yeterince destek gelmeyince Ankaragücü’nün orta sahası çok çabuk geçildi. Fenerbahçe hiç bir dış saha maçında bulamadığı kadar gol pozisyonu buldu. Djedje’nin sezon başındaki sert ve inatçı oyununu hatırlıyorum da bu maçta hiç oynamadı desek yeridir. Sedat’ın da kötü bir gününde olması oyunun hakimiyetinin maç boyunca Fenerbahçe’de kalmasına neden oldu.

Fenerbahçe’nin net gol pozisyonlarında kalesinde devleşen Altay skoru dengede tutarak takımın direncini yükseltti. Henüz 20 yaşında olmasına rağmen, olgun demeçleri ve sahadaki soğukkanlı duruşu ile  adeta büyümüş de küçülmüş izlenimi veriyor. Kariyerinin başında olan Altay Avrupa’nın kalburüstü kulüplerinde oynayabilecek çok üst düzey bir kaleci. Hem havadan, hem de yerden gelen toplarda çok başarılı. A milli takımın ilk onbirinde direk oynaması gerekir. Sanırım kaleci Altay’ı Avrupa kulüplerinin yetenek avcıları milli takım hocalarımızdan daha önce fark edecek. Bu durumda Şenol Güneş ve ekibinin yüzünün kızarması gerekir.

İlk devrenin sonunda Fenerbahçe savunması dengesiz yakalandı ve Canteros’un muhteşem pasını iyi değerlendiren Boyd Ankaragücü’nü öne geçirdi. Stadyumu dolduran binlerce başkent sevdalısı bir anda bütün dertlerini unutup havalara uçtular. Devre arasına golün sevinci ile girdi Eryaman Stadyumu’nu tıka basa dolduran futbolseverler.

İkinci devrede Fenerbahçe’nin gol arayışları devam etti. Ersun Hoca Ayew ve Valbuena’yı oyuna alarak Ankaragücü kalesine yüklendi. Ankaragücü savunmasında Kulusiç, Pazdan ve Pinto iyi direndi. Ancak zaman zaman pozisyon hataları yaptılar. Ceza sahasında stoperlerin kapatması gereken bölgelerden defalarca şut atma imkanı verdiler. Beraberlik golünden önce baskı öylesine arttı ki adeta gol “geliyorum” dedi. Mustafa Kaplan’dan bir hamle yapmasını bekledik ama çok geç kaldı. Golden önce zaten kötü oynayan Djedje ve Sedat’ın yerine Moulin ve Moke oyuna alınsaydı muhtemelen sahada daha diri bir Ankaragücü izlerdik.

İkinci yarıda Fenerbahçe savunmasının dengesiz yakalandığı pozisyonlarda topun hep Sacko’nun ayağında olması bir başka talihsizlikti. Sacko ne adam geçebildi, ne de etkili pas atabildi. Mustafa Hoca doğru bir tercihle Sacko’yu oyundan aldı. Skor avantajını yakalamışken, İlhan Parlak yerine ani ataklarda daha etkili olan Aydın Karabulut tercihi daha iyi sonuç verebilirdi. Sakatlıktan yeni dönen Kitsiou aksayan oyunculardandı. İleride kaldığı bir pozisyonda Fenerbahçe’nin golü onun bölgesinden geldi. Altay neredeyse o topu bile çıkaracaktı.

Maçın uzatma dakikalarında Mehmet Ekici’nin sorumsuz hareketleri hem kendini hem Canteros’u yaktı. Ağır tahrik altına Canteros sinirlerine hakim olamadı ve muhtemelen 2 çok hayati maçta takımını yalnız bırakacak. Maç kondisyonu kazanan Canteros hücum oyununda takımın en önemli silahlarından biri olmuştu oysa. Boyd ve Orgill’in performansında da düşüş göze çarpıyor. Ancak hem Orgill hem Boyd iş disiplinine saygı duyduğum oyuncular ve toparlanacaklarını düşünüyorum.

Fenerbahçe’nin puan sıralamasındaki yeri kimseyi aldatmasın. Son sıralarda olmalarının baskısı ile maç kazanmakta güçlük çekiyorlar ama her takımla başa baş oynayabilecek kaliteli bir kadroları ve iyi bir hocaları var. Ankaragücü taraftarı Fenerbahçe’ye önemli bir rakip ile oynadığını hissettirdi. Kaçan gollerde Altay’ın başarısı kadar taraftarın yaratttığı atmosferin de etkisi oldu.

Maçtan önce hakem Mete Kalkavan’ın bu maça atanması Ankaragücü camiasını tedirgin etti. Zira Kayseri’deki Beşiktaş maçında verdiği yanlı kararlar çok tartışılmıştı. Mete Kalkavan’ın Ankaragücü aleyhine büyük hatalar yapamayacağını düşünüyordum. Seyirciden fazlasıyla etkilenen bu hakemimiz Beşiktaş maçındaki kararlarından dolayı bir mahcubiyet hissiyle sahaya çıkacaktı. Futbol Federasyonu, Malatya’daki maçta Ankaragücü’nün hakem kurbanı olduğunu bildiğinden Ankaragücü’nü mağdur etmeyecek bir hakem atamıştı sanki. Skoru etkileyecek önemli bir hatası olmadı Mete Kalkavan’ın. Hatta maçın başında topun Djedje’nin eline çarptığı pozisyonda penaltı verseydi kimse bir şey diyemezdi.

Oynanan futbol ilk yarının son haftalarındaki seri yenilgiler dönemini anımsatsa da bu maçı kaybetmemek sevindirici. Bu maçtan alınacak çok dersler var. Ankaragücü’nü umutlu ve tedirgin bir şekilde izlemeye devam ediyoruz. 

ONUR AYDOĞAN 

Diğer Yazıları
YAZIYI YAZDIR TAVSİYE ET YORUM YAZ

 

Copyright © 2008 sporanki.com. Tüm hakları saklıdır. ızinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz. sporanki.com basın yayın meslek ilkelerine uymaya söz vermiþtir. sporanki.com'da yeralan haberler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Bu haberlerden doğacak kazanç veya zararlardan kurumumuz sorumlu tutulamaz.

Bu site AGB Biliþim Teknolojileri ve Güvenlik Sistemleri tarafýndan hazýrlanmýþtýr.