Ana Sayfa | Ankaragücü Haberleri | Gençlerbirliği Haberleri | Haber Arşivi | Künye | İletişim

ANKARA, BURSA VE TİMSAH ARENA

Yazı Detayı 18 Ekim 2018

Bursaspor maçı için Bursa’ya giderken kullandığımız Polatlı – Eskişehir – Bozüyük – İnegöl güzergahında alt liglerden kalma anılarım var. Polatlı’da 2.Ligdeyken Şekerspor-Ankaragücü  hazırlık maçını izlemiştim. Diğer üçünde Ankaragücü’nün lig maçlarını.

Şimdi o amosferlerden Bursa’nın 42 bin kişilik müthiş Bursa Timsah Arena’ya (Stada sonra değineceğim) gitmek bizim için müthiş değişim, çok güzel bir gelişme. Bursa’ya giderken yol boyu biraz eskileri düşündüm ve aslında şu yaşadığımız günlerin keyfini çıkarmamız gerektiğini kendimce yorumladım.

Kendi şahsım adına yazayım benim için Ankaragücü sahaya çıktımı rakip kim olursa olsun farketmez. Ankaragücü kazanmalıdır mutlaka. Başka bir sonucu elbette normal karşılarım, ama tahammül edemem. Ama son oynanan Bursaspor maçında nedense düşüncelerimin biraz farklı olduğunu hissettim. Sonuca önem vermediğim nadir maçlardan birisi oldu son Bursaspor maçı. Çünkü gerçekten Bursaspor’a büyük bir sempatim var. İki takım arasında çok büyük bir kardeşlik var. Bu kardeşlik şehidin emaneti.

Tabii sonuçta her şey sahada bitecekti ve de kazanan Bursaspor oldu. Ancak şu var. Kaybetmekten kaybetmeye fark var. Ankaragücü, Bursaspor’a yenildi. Eskiden de yenildi, bundan sonra da muhtemelen yenilecektir. Ama bu yenilgi “normal” bir yenilgi değil. Oynamadan, mücadele etmeden, sonucu önceden kabullenilerek  kaybedilen bir maç oldu Bursaspor maçı.

O yüzden şunu ifade etmek istiyorum. Oyuncular kendilerine çeki düzen vermeli.  Maddi sorunlar büyük, yönetim de bazı vecibelerini yerine getiremiyor bu bir gerçek. Ama oyuncuların hepsi profosyonel. Alacakları er geç ceplerine girer. Her oyuncu giydiği formanın hakkını vermek zorunda. Hele ki bu forma Ankaragücü formasıysa bir kat daha fazla  hakkını vermek zorunda. Tıpkı geçen sezon ki gibi. Ankaragücü kapasite olarak Bursaspor’dan daha iyi bir takım. Bunu hazırlık maçında gösterdi. Ama son maçta gösteremedi.

Ben Bursa’da Ankaragücü takımının oynadığı futbolu bir daha asla görmek istemem. Sonuca değil, ama oynanan ruhsuz futbola çok üzüldüm. Bu takımdaki kimseye yakışmadı.  

Maçtan önce biraz nostalji yaptık.. Bursa’da yıkılan eski Atatürk Stadı’nın yerini gördük. İnsan hüzünleniyor gerçekten. Tıpkı yıkılan 19 Mayıs Stadı inşaatını her gördiğimde hüzünlendiğim gibi.

Oysa Bursa Atatürk Stadı’nda da güzel anılarımız vardı. En unutamadığım maç Ersun Yanal zamanında kafaya oynadığımız dönemde oynadığımız maçtı. Biz geldik Bursaspor’a yenildik. Lider Galatasaray’da İzmir’de Göztepe’ye yenildi. Biz kazansaydık ligin bitimine çok az bir zaman kala liderle puan farkımız 3’e düşecek, belki de o müthiş havayla şampiyon olacaktık. Ama olmadı. Büyük bir üzüntüyle döndüğümüz bir deplasman olmuştu. O sezona yazık olmuştu.

BURSA

Bursa’yı bazı özelliklerinden dolayı kıskanmadım desem yalan olur. Bir kere şehir gün boyu yaşıyor. Belki de hafta sonu olmasının etkisi onu  bilemiyorum. Ama gündüz; gerek yeni, gerekse tarihi eski çarşılar, gecede; caddeler ve sokaklar adeta kaynıyor. İnsanlar gün boyunca sokakta. Bursa üreten bir şehir. İnsanlarda tüketiyorlar ve geziyorlar. Sanki herkes yaşantısından mutlu gibi görünüyor. Sokaklar ve caddeler gece yarılarına kadar hareketli olduğu için ticari hayat canlı. Mesela gece 01.00’de halen eğlence mekanları veya kafelerle birlikte açık bir sürü dükkan var.  Bu da müşteri bulduklarını gösteriyor. Şehrin merkezi ana yollar hariç yaya bölgesi.Tüm şehir oraya doluşmuş durumda. Bu canlılıkta turizminde etkisi var. Bir sürü tur otobüsü tarihi camiilere yerli turist getiriyor. Bu insanlar şehre yayılıyor ve şehir kazanıyor.

Hemen Ankara’yı düşündüm. Ankara neden kan kaybetti acaba ? Şöyle bakıyorsun, Bursa’nın gece hayatı da canlı, gündüz hayatı da. E o şehri de Başkent gibi yıllardır AK Parti’li başkanlar yönetiyor. Neden Ankara durgunlaştı da, Bursa eskiye göre canlandı?

Bunun tek sebebi Melih Gökçek’tir.  Gökçek şehri otobanlaştırıp, AVM şehri yaparak insanları otobanlardan AVM’lere doldurdu. Yaya bölgeleri yapılmadı. İnsanlar arabalara mahkum edildiler. 3 milyon nüfuslu Bursa’da sadece 15 tane AVM var. Üstelik bunların bir kısmı ilçelerinde.

Ya Ankara!..Şehir merkezinde 40 AVM var. 10 tane daha yapılıyor. Ama buna rağmen ticaret durgun. Yayalaştırılan alan yok gibi. Yayanın girmediği yerde ticaret dönmez. İnsanlar Başkent’te bezgin ve mutsuz. Geldiğimiz nokta maalesef bu.

TİMSAH ARENA

Tabii Bursa – Ankara kıyaslamasında aksini düşünenler olacaktır. Ama benim düşüncem bu yönde. Stadyum olayına geldiğimizde gerçekten “acınacak” ve “utanılacak” haldeyiz. Utanacak olanlar elbette bizler değiliz. Bu şehri yıllarca yönetenler utansın. Ama onlarda utanacak yüz nerede? O kadar pişkinler ki! Türkiye Cumhuriyeti’nin Başkenti Ankara’nın stadı yok maalesef. Olanı yenisi yapılamadan alel acele bir inat uğruna yıktılar. Türkiye’nin en köklü 2 takımından olan Ankaragücü ve Gençlerbirliği’ni çaresiz ve ele muhtaç duruma soktular.

Şahsi kanaatim Timsah Arena stadyumu harika. Kapasite biraz düşük olsa daha iyi olurmuş. Ama genel anlamda her haliyle mükemmel bir stadyum. Akustiği çok iyi. Özellikle üst kattan saha resmen ayağınızın altında.Bursaspor taraftarının isteğiyle kale arkalarının katsız inşa edilmesi de çok güzel olmuş. Bağıran taraftarın bütünlüğü bozulmuyor.  En dikkatimi çeken ise 42 binlik statta 20 bin kişi olmasına rağmen stadyum boş gözükmüyor. Bu da koltuk yerleştirme düzenindeki beceri sanırım. Timsah Arena’nın mutlaka eksikleri vardır. Mesela stat dışı trafik berbat. Ama bana göre 10 üzerinden 9 alabilecek bir stadyum inşa edilmiş. Üstelik bu stadı da Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığını belirtelim. Ankara ile Bursa arasındaki farkı görün işte...

Peki bizim stadlar ne durumda? Yenikent’te zemin her geçen hafta güzelleşiyor. Çünkü ekip değişti. Art niyet bir kenara atıldı. Bu olumlu. Çünkü ilk yarı sonuna kadar Ankaragücü ve Gençlerbirliği orada.

Eryaman ile ilgili 2 hafta önce yazdığım gibi 2 – 2,5 ay daha bitmeyecek gibi görünüyor. İnşallah 2.yarıya yetişir. Zemindeki çalışmalar hızlandı. Ancak koltuk, çevre düzenleme, çatı ve ince işler halen yavaş ilerliyor. Bazıları ilerlemiyor bile.

19 Mayıs Stadı’nda yıkım sürüyor. Yıkıldıktan sonra yeni stat tartışmalarına başlayacağız. 2024’ü de alamadığımıza göre artık oraya 55 binlik değil, en fazla 30 binlik bir stat yapılmalı. Daha fazlası zarar veya israf. Ki bize ne büyük şampiyona verirler, ne de TFF, Ankara’da büyük bir final oynatılması için başvuru yapar. İstanbul’dan buraya sıra gelmez.

Bursa bu defa bana daha bir sıcak ve canlı geldi. Bursaspor – Ankaragücü kardeşliği de çok özel bir şekilde devam ediyor. Bu maçta da inanılmaz güzelliklere tanık olduk. O kadar insan dostça oturdular, kalktılar, yediler içtiler... Her şey çok güzeldi. Maç içinde karşılıklı tezahuratlar yapıldı. Ve en sonunda maçı kaybeden Ankaragücü taraftarı, Bursaspor takımını çağırdı ve karşılıklı “Yeşil-beyaz”,”Sarı-lacivert” yapıldı.

Bana göre bu sezonun olayı budur...

Milyon euroların döndüğü, dev endüstriyel futbol piyasasına karşı direnen, bu sistemi pas pas gibi ayağıyla ezen Ankaragücü ve Bursaspor camiaları Türk futbolunun bu güzellikleri görmeyen futbol baronlarına çok güzel bir ders daha verdiler.

"Siz yazmasanızda, çizmesenizde, görmemezlikten gelsenizde biz varız ve buradayız !" dediler...

ORHAN SAL

Diğer Yazıları
YAZIYI YAZDIR TAVSİYE ET YORUM YAZ

 

Copyright © 2008 sporanki.com. Tüm hakları saklıdır. ızinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz. sporanki.com basın yayın meslek ilkelerine uymaya söz vermiþtir. sporanki.com'da yeralan haberler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Bu haberlerden doğacak kazanç veya zararlardan kurumumuz sorumlu tutulamaz.

Bu site AGB Biliþim Teknolojileri ve Güvenlik Sistemleri tarafýndan hazýrlanmýþtýr.