Ana Sayfa | Ankaragücü Haberleri | Gençlerbirliği Haberleri | Haber Arşivi | Künye | İletişim

GÜZEL GÜNLER GÖRECEĞİZ GÜNEŞLİ GÜNLER...

onuraydogan@sporanki.com
Yazı Detayı 24 Eylül 2018

Gelecekte ne olacağını bilirseniz bugünden kendinizi hazırlarsınız. Bu nedenle insanoğlu tarih boyunca dün olana bakıp yarın olacağı tahmin etmeye çalıştı. Günümüzde her alanda değişim rüzgarları kuvvetlice esiyor. Futbolda da bunun emarelerini görüyoruz. Gördüğüm şudur... Başkentli futbolseverlerin bugün evinde oynayacağı bir stadyumu olmasa da, formasına reklam verecek sponsor bulamasa da, yakın gelecekte  güneşli sabahlara uyanacağı, büyük coşku ve  mutluluklar yaşayacağıdır.

İstanbul’un futboldaki hegemonyası artık çatırdıyor. Çocukluğumuzun ve gençliğimizin geçtiği yıllarda İstanbul’un üç takımı diğer takımları her alanda sindirirdi. O zamanlar kulüplerinin en önemli gelir kaynağı maç hasılatıydı. Ekonominin kalbinin attığı en kalabalık şehir olan İstanbul’da doğal olarak bu rakam daha fazlaydı.  Futbol ekonomisinin bugüne kıyasla daha mütevazi bütçelerden oluştuğu o yıllarda varlıklı bir kulüp başkanı çok önemliydi. Ülkenin zenginleri İstanbul’da yaşıyor, İstanbul takımlarını destekliyordu. Maçları yöneten hakemler medya ve tribün baskısı nedeni ile adil maç yönetemiyordu. Futbolcuların hayali İstanbul takımlarında oynamaktı. Kendilerine bir teklif geldiğinde o oyuncuları takımda tutmak mümkün olmuyordu.

Bu durum tespitinden sonra günümüze gelelim. Kulüplerin en önemli gelir kaynağı artık maç hasılatı değil, naklen yayın gelirleri. Her ne kadar yayın gelirlerinden hala İstanbul kulüpleri daha fazla pay alsalar da diğer kulüplerin Süper Lig gelirleri kimseye muhtaç olmadan faaliyetlerini sürdürmek için yeterli. Artık kulüplerin gelirden bile saymadığı maç hasılatı önemini yitirince Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerde tribünler İstanbul isitlasından kurtuldu,  gerçek sahiplerine teslim edildi. Eskiden Ankara takımları İstanbul takımları ile kendi evinde oynadığı  maçlarda sadece kale arkasını ve kapalının küçük bir bölümünü alırdı. Kapalı tribünün büyük bir bölümü, diğer kale arkası ve maratonda rakip taraftarlar olurdu. Bundan sonra hiç bir takım “Ankara bizim için deplasman değil” diyemez.

Varlıklı başkan dönemi de sona erdi. Kulüplerin gelirleri ve giderleri öylesine artı ki bunun bireysel olarak finanse edilme olanağı kalmadı.  Hatta kulüplerimiz holdinglerin çoğunu yıllık ciro ve gelir olarak geride bıraktı. Paranın yönü tersine döndü. Yolsuzluklar nedeniyle şimdi para kulüplerin kasasından kötü niyetli yöneticilerin cebine akıyor. İstanbul kulüplerinin borçları 1 milyar sınırını aşmış durumda. UEFA finansal fairplay krtiterleri ile borçlu kulüpleri zorluyor. Sezon başında para eden oyuncuları satıp sıradan transferler yapan İstanbul kulüpleri yavaş yavaş kağıttan kaplan olma yolunda ilerliyor.

Hakemler medya baskısını hissetmeye devam etse de seyirci baskısının etkisi önemli ölçüde azaldı. Ayrıca uygulamaya giren VAR sistemi her türlü eyyamcılığın önünü tıkıyor. Takımlarımızın neredeyse tamamı yabancı oyunculardan oluştuğundan hiçbirinin çocukluk hayali İstanbul takımlarında oynamak değil. Hangi kulüpte çok para alıyorsa ve mutlu ise orada oynamayı tercih ediyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi sadece kendi takımını desteklerken Anadolu’daki şehir takımları dolaylı yollarla belediyelerden ciddi oranda maddi destek alıyor.

Sonuç olarak Süper Ligin en az borçlu kulübü olan Ankaragücü ve güçlü altyapısı ile 1. Ligde misafir olan Gençlerbirliği, iyi yönetilmesi halinde Süper Lig’de şampiyonluk ipini göğüslemeye en yakın kulüpler. Süper Ligin ilk 6 haftası sonunda oluşan puan durumunda zirvede görmeye alıştığımız takımların aşağılarda olması tesadüf değil. Önümüzdeki birkaç yıl içinde yeni takımların şampiyon olacağını, ligimizde rekabetin ve kalitenin artacağını tahmin ediyorum.

Alkışlar İsmail Hoca’ya...

Erzurum deplasmanında neredeyse maçın tamamını bir kişi eksik oynayan Ankaragücü son dakikalarda bulduğu golle galibiyete uzanmayı başardı. Bir kişi eksik oynayan bir takımın topu rakibe teslim etmesini mazur görüyoruz. Orta sahanın ortasında Djedje ve Faty gibi dinamik, oyunun iki yönünü de oynayabilen oyuncu olduğunda takımın eksik oynadığı çok da hissedilmiyor. Maçın sonlarına doğru klasik İsmail Hoca hamlesi, El-Kabir’in yerine Sedat’ı oyuna alıp beraberliği korumaya çalışmak olurdu. İsmail Hoca Kehinde’yi oyuna alarak risk aldı ve galibiyete uzandı. Oyunda olduğu kısa süre içinde Kehinde çok etkili olamasa da Kenan’ın attığı golde bir santrafor alışkanlığı ile ceza sahasına hareketlendi, savunmayı üzerine çekti. Niyeti Kehinde’ye pas atmak olan Kenan önü açılınca güzel bir vuruşla galibiyet golünü atıverdi. Bu maçın adamı bence artık iyi oyunlarına alıştığımız Erdem Özgenç’ti. 10 yaş genç olsaydı Avrupa’nın önde gelen kulüplerinin dikkatini çekerdi. Bakary Kone’nin görmüş olduğu kırmızı karttan sonra yüzünde hiçbir üzüntü ifadesinin olmamasından, ilk haftadan itibaren maçlarda konsantrasyon sorunu yaşamasından aklının burada olmadığı ve gitmek istediği anlaşılıyor. Bu galibiyet ile Ankaragücü ligin alt tarafı ile vedalaşmış, gözünü ligin zirvelerine dikmiştir.

Birinci Ligin Kabadayısı Gençlerbirliği...

Ümraniyespor karşısında neredeyse hiç pozisyon vermeden maçı kazanan Gençlerbirliği bence ilk altı maçını kazanarak şampiyonluk için önemli bir mesafe katetti. İlk yarısı dengede geçen maçın ikinci yarısında rakip kaleye yüklenen Gençlerbirliği’nin maçı kazanacağı belliydi. Güçlü bir takım ile oynarken rakibinizi yenebilirsiniz ama oyunun hakimi olamazsınız. İşte Gençlerbirliği 1. Lig’in güçlü takımı ve kabadayısı rolünde. Osmanlıspor maçında 10 kişi kalmasına, Ümraniye maçında rakip sahada oynamasına rağmen asla beraberliğe razı değil ve büyük bir özgüven ile oynuyor. Kısa sürede böyle bir takım oluşturmayı başaran Erkan Hoca her türlü takdiri hak ediyor. Gelecek sezon Süper Lig’de gerçek bir başkent derbisine hazır olun.

ONUR AYDOĞAN 

Diğer Yazıları
YAZIYI YAZDIR TAVSİYE ET YORUM YAZ

 

Copyright © 2008 sporanki.com. Tüm hakları saklıdır. ızinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz. sporanki.com basın yayın meslek ilkelerine uymaya söz vermiþtir. sporanki.com'da yeralan haberler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Bu haberlerden doğacak kazanç veya zararlardan kurumumuz sorumlu tutulamaz.

Bu site AGB Biliþim Teknolojileri ve Güvenlik Sistemleri tarafýndan hazýrlanmýþtýr.