Ana Sayfa | Ankaragücü Haberleri | Gençlerbirliği Haberleri | Haber Arşivi | Künye | İletişim

GENÇLERBİRLİĞİ NEREYE?

onuraydogan@sporanki.com
Yazı Detayı 1 Haziran 2018

Tuttuğunuz takımın başına Ümit Özat getirilmişse size büyük bir mutluluk yaşatması neredeyse garantidir. Takımdan ayrıldığı gün derin bir nefes alır, adeta bayram sevinci yaşarsınız. Şu anda Gençlerbirliği camiasında olan budur. Bir de beyefendi kişiliği ile tanınan eski kaptan Erkan Sözeri’nin gelmesi büyük bir rahatlama sağlamış adeta “Özat gitti, dertler bitti” havası oluşmuştur. Oysa Gençlerbirliği’nin sorunları teknik direktör değişimi ile çözülecek kadar basit değildir. Teknik direktör meselesi yaşanan sorunların kaynağı değil, sonucudur. Bu yazıda dilimin döndüğünce Gençlerbirliği’nin önümüzdeki günlerde yüzleşeceği gerçekleri anlatmaya çalışacağım. Bir süre daha hayal kurmak istiyorsanız yazının devamını okumayın.

Mevcut yönetim kısa sürede yirminin üzerinde transfer yaptı. Genellikle forma şansı bulamayan, en az yarım sezon yatmış, maç eksiği olan oyuncuları tercih etti. Oynamayan oyuncuyu nasıl izleyeceksiniz? Elbette izlenmeden alındı bu oyuncular. Sakatlığının geçip geçmediği bile belli olmayan futbolcularla 2 yıl ve daha uzun süreli anlaşmalar imzalandı. Biraz futboldan anlayan bir yönetici belirsizlik içeren bu transferlerin mukavelelerini mümkün olduğunca kısa süreli yapmaya çalışırdı. Oyuncuya çok güveniyorsa kısa süreli ve uzatma opsiyonlu bir anlaşma imzalardı. En azından takımın ligden düşmesi halinde sözleşmenin otomatik olarak iptal olacağı maddesini eklerdi. Pogba transferi hariç hiç birinde bu madde bulunmuyor. Şu anda 1. Lig gelirleri ile ödenemeyecek ücretler alan 17 yabancı oyuncusu var Gençlerbirliği’nin. Pogba, Skuletiç, Sessegnon ve Hopf dışında takımdan ayrılma eğilimi gösteren oyuncu yok. Ligden düşen takımın oyuncuları bu kulübü çok sevdiği için mi takımda kalıyor? Elbette hayır. Ara transferde bazı oyuncuların sözleşmesi feshedilmek isteniyor. Oyuncuya “Sözleşmeni sonlandırmazsan seni 14 yaş grubu ile idmanlara çıkarırız” deniyor. Oyuncunun yanıtı “Ben geldiğim takımda 1 birim para alıyorsam, burada onun beş katını alıyorum. Daha 2 yıl mukavelem var. Bu para benim için önemli. İstediğiniz yerde idman yaparım” oluyor. Transferlerdeki bonkörlüğe bakar mısınız? Büyük resmi görebilmek için takımda kalması beklenen oyuncuların yıllık maliyetini masaya yatıralım isterseniz.

Sizleri rakamlara boğmayacağım. Bu bilgiler muhalif yönetim tarafından kamuoyu ile paylaşıldı. Gençlerbirliği’nde bir yabancı futbolcunun ortalama maliyeti 400.000 Avro civarında. Kalan 13 oyuncu için 5,2 milyon Avro, yaklaşık 27 milyon TL ödeme yapılacak. Takımda kalan yerli oyuncular için ödenecek para ortalama 1 milyon TL’den yaklaşık 10 milyon eder. Tesislerde çalışan 60 küsur personelin yıllık maliyeti yaklaşık 8 milyon, Hacettepe’nin yıllık giderlerinin 2 milyon TL olduğunu hesaba katarsanız diğer giderler ile birlikte  50 milyon TL civarında bir ödeme rakamı çıkıyor. 1. Ligde yıllık ortalama gelir yaklaşık 20 milyon TL. Gelirler ile giderler arasındaki  30 milyon TL  açık karşılanabilecek mi? Kulübün kasasındaki paranın bitmek üzere olduğu artık herkes tarafından biliniyor. Bu 30 milyon TL bilgisayar oyunlarındaki sanal para değildir. Bir yerlerden bulunup ödenmez ise transfer yasağından puan silmeye kadar uzanan sorunlar yumağı Gençlerbirliği’ni bekliyor.

Gençlerbirliği sevdalıları, şampiyonluk hayalleri ile sohbet ortamlarında oyuncu önerileri yapıp herşeyin eskisi gibi devam edeceğini düşüne dursunlar. Bir alt ligin koşullarının çok farklı olduğunu sezon başlayınca anlaşılacak. Maç kadrosuna en fazla 5 yabancı oyuncu alabiliyor takımlar. Kadroda en fazla 10 yabancı oyuncu bulundurabiliyor. Genellikle takımların puan sıralamasındaki yerini yabancı oyuncuların performansı belirliyor. Gençlerbirliği’nde kalan yabancıların hangisi bir alt ligde fark yaratacak bir performans ortaya koyabilir? Bu yabancılar arasında maçın gidişatını etkileyen kilit mevkiler olan oyun kurucu, golcü, kaleci, etkili kanat oyuncuları yok. Ne var? Stoper, ön libero, vasat orta saha ve sürekli sakatlanan kanat oyuncuları. Mücadele eden takımların üstünlük sağladığı bu ligde bir önceki sezon yenilgiye alışmış, vurdumduymaz, moralsiz oyuncular ile başarı gelir mi? Çok zor. Her ligin oyuncusu farklı. Demek ki transfer şart. Yabancılarını gönderemediğinden sadece yerli oyuncu alabilir Gençlerbirliği. Yerli oyuncular arasında takımı başarıya taşıyacak yetenekte oyuncu var mı? Golcü var mı? oyun kurucu var mı? Olsa bile hangi para ile alınacak? Gerçekçi olmak gerekirse altyapıdan sürpriz yetenekler çıkmaz ise play off oynamak bile başarı olur.

Bir takımın başına gelebilecek en büyük felaket nedir? Futboldan ve futbolcudan anlamayan, aynı zamanda kimseyi dinlemeyen, dediğim dedik, çaldığım düdük diyen bir başkan olabilir mi? Ne yapıyor Sayın Başkan? Camiaya İlhan Cavcav sezonunda yaşattığı hezimetten dolayı bir mahcubiyet duymuyor. Olağan Genel Kurulu bile yapmıyor. Dernekler Kanunu çok açık bir şekilde “Olağanüstü genel kurul, olağan genel kurulun yerine geçmez” demesine rağmen kuralı bilerek ihlal ediyor. “Cezası 500 TL. Öderim. Mahkemeye gidin” mantığıyla hareket ediyor. Ülkemizde mahkemelerin sonuçlanması yıllar alıyor. Bu sezon 100 milyon TL’den fazla parayı yöneten bir makamın yetkisiz olarak göreve devam etmesinin cezası sadece 500 TL. Yurdumuzun acı bir gerçeği daha... Neden tüm kulüplerimizin batma noktasına geldiği açık değil mi? Ulusal medyanın olan bitenden haberi yok. Olsa bile taraftar sayısı az olduğu için haber yapma gereğini duymuyor. Yerel basından güçlü bir itiraz yükselmiyor. Camianın bazı ileri gelenleri çok büyük bir iş başarmış gibi başkanın karşısında önünü ilikleyip “Sayın Başkanım” diye methiyeler düzüyor. En çok da onlara şaşırıyorum. İnsanın hayatta hiç mi bir duruşu olmaz? Antalya maçından sonra göz yaşlarına hakim olmayan bir avuç tribün emektarı bir kenara, Gençlerbirliği camiası bu yaşadıklarını sonuna kadar hak ediyor... Mevcut yönetim anlayışının kulübü götüreceği yerin amatör ligler olduğunu göremeyen kaldı mı? Hem de tahmin edemeyeceğiniz kadar kısa bir sürede...

ONUR AYDOĞAN

Diğer Yazıları
YAZIYI YAZDIR TAVSİYE ET YORUM YAZ

 

Copyright © 2008 sporanki.com. Tüm hakları saklıdır. ızinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz. sporanki.com basın yayın meslek ilkelerine uymaya söz vermiþtir. sporanki.com'da yeralan haberler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Bu haberlerden doğacak kazanç veya zararlardan kurumumuz sorumlu tutulamaz.

Bu site AGB Biliþim Teknolojileri ve Güvenlik Sistemleri tarafýndan hazýrlanmýþtýr.