Ana Sayfa | Ankaragücü Haberleri | Gençlerbirliği Haberleri | Haber Arşivi | Künye | İletişim

HER PUANI HELAL, TERTEMİZ ŞAMPİYON 3.BÖLÜM

Yazı Detayı 15 Mayıs 2018

3.BÖLÜM

ONURLU BİR SAVAŞ VE ZAFER

Ankaragücü sezonun ikinci yarısına transfer yasağını kaldıramadan girdi. Daralan kadroyla ve mali sorunlarla nereye kadar gidilebilirdi bu kocaman bir soru işareti olarak önümüzde duruyordu.

Ancak yasağın kaldırılamaması bir yönde de iyi oldu. Çünkü yasağın kaldırılması için ayrılan bir miktar para vardı ve bu para takımdaki oyunculara dağıtıldı.  Yasak kaldırılıp, içeriye para verilemese o da başka bir krize neden olurdu.

İkinci yarı tıpkı sezonun başı gibi çok sıkıntılı başladı. Hatta oldukça sıkıntılı başladı ve uzun süre de sıkıntılı geçti. Antalya’da hazırlıklarını yapan sarı-lacivertliler devrenin ilk maçında Erzurum deplasmanında BB.Erzurumspor ile 0-0 berabere kaldılar. 2 puan daha kaybedilmişti ama tek teselli Korcan’ın penaltı kurtarmasıydı. Bu maçtaki kayıp puanlarla liderlik tekrar Ümraniyespor’un eline geçti.

Ardından 19 Mayıs Stadı’ndaki Altınordu yenilgisi geldi. Yine 1 hafta sonra  Başkent’te Elazığspor’la ile 0-0 berabere kalındı. 2 hafta üst üste Ankara’da oynama avantajı kaybedilmişti.

Ardı ardına yaşanan kayıplar ve mali sorunlarla taraftar içinde homurdanmalar başlamıştı. Bir umutsuzluk rüzgarı esiyordu.

Yeniden bir çıkış yakalanır mı diye düşündüğümüz Balıkesirspor Baltok galibiyeti bile çıkışa geçilmesine yaramadı. Deplasmanda 3-1 kazanılan Balıkesir Baltok maçının ardından içeride ligdeki en önemli rakiplerden olan Çaykur Rizespor ile mücadele edildi. Ancak sonuç hüsrandı. Karşılaşmayı Karadeniz ekibi 4-2 kazandı. Kötü gidiş 23.hafta da sürdü. Samsun deplasmanında Samsunspor ile karşılaşıldı. Umut Nayir’in golüyle 1-0 öne geçen Başkent ekibi, penaltı golüne engel olamayınca karşılaşma 1-1 sona erdi.

GAZİANTEP AĞLADI, BİZ AĞLADIK

24.Hafta Ankara’da oynanan Gaziantepspor maçı çok dramatik sahneleri ortaya çıkardı. Ankaragücü tribünlerinin sevilen isimlerinden Osman Amca ve oğlunun Ankaragücü'nün Süper Lig'den düştüğü sezon ağlayarak yan yana çekilen fotoğrafı futbol tarihinin en dramatik fotoğraflarlarındandı.

Ancak Ankaragücü-Gaziantepspor maçının ardından yaşanan inanılmaz sahneler gerçekten hepimizi yıktı ve çok daha acı görüntülerle baş başa kaldık. Gaziantepspor taraftarının Ankaragüçlülerin takımlarını tribüne çağırarak "Başın öne eğilmesin, aldırma Antep aldırma!" şarkısını söylemeleri ile birlikte tribünlere gelen az sayıdaki Gaziantepsporlu taraftarla adeta hüngür hüngür ağladılar. Daha sonra futbolcularında soyunma odasında ağladığını öğrendik. Aslında bu takım sezon başladığında düşmüştü. Ama hiç bu tür ağlama görüntüleri görmüyorduk. Ama Ankara'da yaşanan olayla tüm kırmızı-siyahlılar adeta bir duygu patlaması yaşadılar. Kaderlerine isyan ettiler, kendi, şehirlerinde bu kadarını bile görememenin isyanını yaşadılar. Adeta onlar ağladı, biz ağladık.
Peki biz neden ağladık?
Çünkü bizde bu yollardan geçerek buralara geldik. Bizi de ittiler, kaktılar, horladılar, aşağıladılar. Hatta kupa maçında İstanbul'da Beşiktaş taraftarı gencecik oyuncularımıza para attılar. "Açlıktan geberin!" diye bağırdılar. Ankaragücü taraftarı bu maçta bir kez daha büyüklüğünü ve özel  olduğunu gösterdi ve tüm Türkiye'ye müthiş bir mesaj verdi. Yıllarca Artvin’den Aydın’a, Hatay’dan Kırklareli’ye kadar en ücra köşelere gidip takımlarını destekleyen bu taraftardı. O yüzden Gaziantepsporlu taraftarların neler hissettiğini de zaten en çok sarı-lacivertliler anlardı.

İLAÇ OLMADI

Ankaragücü’ne Gaziantepspor galibiyeti de ilaç olmadı. Çünkü takımda bu dönemde belli bir durgunluk vardı. Motivasyon ve konsantrasyon çok kötü duruma gelmişti. Bu 25.hafta oynanan Boluspor maçında da net belli olmuştu. Sarı-lacivertliler henüz 4.dakikada duran toptan golü yediler. Ardından bir duran top golüyle daha durum 2-0  oluvermişti. Yoğun yağmur altında oynanan maçı Ankaragücü 3-1 kaybetti.

İKİ GÜNDE BİTEN MAÇ

Her sezon içinde kendine özgü bazı ilginç olaylar barındırır. Bu sezona özel bir durumda 26.haftada ki Adanaspor maçında yaşandı. TFF’nin sıkıştırılmış programıyla maç Perşembe gecesine kaydırıldı. Akşam 19.00’da oynanması gereken karşılaşma stadın trafosunun patlaması nedeniyle 39.dakikada Ankaragücü 1-0 öndeyken yarıda kaldı. TFF maçın bir sonraki gün oynanmasına karar verdi. Ancak karar verildiğinde elektriklerin gelmiş olması kafalarda soru işaretlerinin kalmasına sebep oldu. Bu soru işaretleri maçın temsilcisinin Rizespor’a yakın bir isim olarak atanması ile iyice arttı.

Ardından erteleme nedeniyle Adanaspor’un bir sonraki hafta oynayacağı maçı bir gün sonraya kaydırılırken, Ankaragücü’nün maçının kaydırılmamasıyla da bu soru işareti zirve yaptı.

Ertesi gün tamamlanan maçı Başkent ekibi 2-1 kazanarak değerli bir galibiyet elde etti.

Ancak bu maçtan 3 gün sonra oynanan İstanbulspor maçının sonucu daha da önemliydi. İstanbulspor ligin belki de en oturaklı futbolu oynayan takımıydı. Başkent ekibi 89.dakikada Kehinde’nin attığı golle çok zorlu deplasmandan 2-1 galip dönerek Eskişehirspor maçı öncesi moral depoladı.

Aslında İstanbulspor galibiyeti bu sezonun kırılma maçlarından biriydi diyebiliriz. İstanbulspor galibiyeti takımda ve taraftardaki inancı ve özgüveni yeniden arttırdı. Yeniden şampiyonluk şarkıları söylenmeye başlandı.

Büyük bir tribün gücü ve müthiş bir ambiansta oynanan Eskişehirspor maçını da Yusuf Abdioğlu’nun golüyle kayıpsız geçen sarı-lacivertliler son 6 haftaya 2.sırada girdiler.

DENİZLİ FACİASI

Tabii dikensiz gül bahçesi olmaz. Bu ligin kendine has özellikleri ve dengeleri var. Bu kendine has dengeler içinde kulis gücü olan takımlar var. Belki de bu takımlardan en önemlisi de Denizlispor’du. Kimseyi sorgulamak veya zan altında bırakmak bizim haddimize değil. Ama Denizli’de Ankaragücü müthiş bir kapan içine alındı. Sahada hakem hatalarına maruz kalan sarı-lacivertli ekipte protokol tribününde de Ankaragücü Başkanı Mehmet Yiğiner’e yönelik tacizler oldu. Protokol’de Başkan Yiğiner kenar kısma yani Denizlisporlu taraftarlara yakın bölüme oturtuldu. Buradan başkan ve yöneticilere sürekli taraftarlardan tacizler oldu. 45.dakikada Alihan’ın kırmızı kart gördüğü pozisyonun ardından tacizler saldırıya dönüştü. Tabii bu saldırılar Başkan Mehmet Yiğiner’e de yönelik olunca film koptu. Bu tür durumlarda asla geri adım atmayan bir yapıya sahip olan Yiğiner, protokolde Denizlispor Başkan yardımcısını biraz hırpaladı. Maçta yaşanan olaylar nedeniyle Ankaragücü’ne 1 maç seyircisiz oynama cezası gelirken, Başkan Yiğiner, yöneticiler ve teknik ekip ağır cezalara maruz kaldı. Başkan Yiğiner’e 1 yıl hak mahrumiyeti cezası verildi. Ceza sonradan 5 aya  indirildi.

KALAN 5 MAÇ

Artık ligin bitimine sadece 5 maç vardı.Son 5 haftaya Çaykur Rizespor 56, Ümraniyespor 53, Ankaragücü 52 puanda girdiler. Alttan zorlayan Gazişehir, Boluspor, Altınordu gibi takımlar da vardı.

30.Haftanın ilk maçında Gazişehir, Erzurum BB’ye yenilince ilk 2 şansını kaybetti. Ankaragücü, Girsunspor’u 3-2 mağlup ederek yarışa tutundu. Ancak 1 sonraki gün Altınordu kendi evinde Ümraniyespor’a kaybedince ilk 2 hesapları şaştı. Bu yenilgi Altınordu’nun da umutlarını tüketirken, Ankaragücü’nün 3.sırada kalmasına neden oldu. Lider Ç.Rizespor ise evinde Eskişehirspor’u rahat yendi.

Hafta sonunda puan durumu şöyle oluşmuştu.

1.Çaykur Rizespor: 59

2.Ümraniyespor : 56

3.Ankaragücü: 55

Ve dananın kuyruğunun kopabileceği hafta olan 31.haftaya gelinmişti. Ankaragücü 2.sıradaki Ümraniyespor karşısındaydı. Bu maçı kazanması halinde 2.sıraya yerleşecekti. İstanbul’daki maçta sarı-lacivertliler henüz 2.dakikada Putsila’nın golüyle öne de geçtiler. Ancak maça kirli bir el değdi. Karşılaşmaya atanan Barış Şimşek maçın 22.dakikasında Putsila’ya haksız yere bir direkt kırmızı kart çıkardı. O dakikaya kadar maçın hakimi olan ve güzel bir futbol oynayan Başkent ekibi, kontrolü rakibe verdi ve üstünlük ev sahibi ekibe geçti. Buna rağmen Ankaragücü takım halinde iyi direndi. Ta ki 90+4’e kadar. Bu dakikada gelişen ev sahibi akınında gol geldi ve maç 1-1 berabere bitti.

VE ŞAMPİYONLUK GELİYOR 

Ankaragücü tüm olumsuzluklara rağmen sürdürdüğü büyük mücadelesini 32.haftada artık son aşamaya getirdi. Bu hafta sonu oynanan maçların ardından şampiyonluğun kapısı aralandı. Ankaragücü, 19 Mayıs’ta Gazişehir’i rahat bir maç çıkararak 4-0 yendi, aynı gün Ümraniyespor ise Balıkesirspor Baltok deplasmanından 1-1 beraberlikle ayrılıp 2 puan kaybedince Ankaragücü son 2 haftaya 2.sırada ve avantajlı girdi.

Herkesin çok korktuğu Gazişehir maçından önce aslında ben çok rahattım. Maçı kolay alacağımız içime doğmuştu. Hatta endişeli gördüğüm Alpay Uzunali’ye “bak hiç tahmin etmeyeceğin bir sonuçla bu maçı alacağız” demiştim. 4-0 kazandık, şaşırmadım.

Basın toplantısına girip hemen eve döndüm ve Çaykur Rizespor-Giresunspor, Balıkesirspor Baltok-Ümraniyespor maçını izlemeye başladım. Açıkçası Rizespor’un da, Ümraniyespor’un da maçları kazanacağını düşünüyordum. Zaten ben açtığımda iki rakibimizde öndeydi. Ama Giresun ve Balıkesir’e helal olsun. Adam gibi top oynuyorlardı. Rakiplerini sıkıştırıyorlardı. Derken Balkes’in kazandığı penaltıyla beraberlik golü geldi.

Bu sonuç Ankaragücü’nün önünü açtı, şampiyonluğun müjdesini verdi. Balkes’in bu kıyağını şahsen ben ömür boyu unutmam.

33.Hafta oynanan Manisaspor maçı için Manisa’ya giderken yanımdakiler aslında çok tedirgindi. Ama ben yine bizim maçtan zerre kadar şüphem yoktu. Onlara hep “biz rahat alırız, şampiyonluk için oraya gidiyoruz” dedim. Çünkü Eskişehirspor’un son haftalarda devreye giren ve ilk 2 için iddialı konuma gelen Boluspor’a geçit vermeyeceğini biliyordum. Yoksa kendilerini riske atarlardı. Çaykur Rizespor’un ise geçtiğimiz sezon yaşadığı tecrübeden sonra işini asla son haftaya bırakmadan Ümraniyespor’dan  istediğini alacağından emindim.

Ve maçlar başladı. Bedenimiz Manisa’da, kulaklarımız Eskişehir ve İstanbul’dan gelecek haberlerdeydi. Boluspor maça golle başladı, Çaykur Rizespor’da golü bulmuştu. Manisa’da durum 0-0’dı. İlk yarılar bittiğinde istediğimizi henüz alamamıştık. Ama Ankaragücü’nden en ufak kuşkum yoktu. Devre arası uyarılarla gollerin geleceğini biliyordum. Derken 2.yarının başlaması ile birlikte Ankaragücü’nün 2 golü geldi. Ama Boluspor’da ikiyi atmıştı.

Manisa 19 Mayıs Stadı’nda tatsız bir hava esmeye başladı. Keyifler kaçtı. İş son haftaya kalacak gibiydi. Bir 90 dakika stresi daha olacaktı.

Derken Eskişehirspor’un bir gol bulması havayı değiştirmeye başladı. Artık kimse Manisa’daki maçla ilgilenmiyordu. Futbolcular bile al gülüm ver gülüm maçı tamamlayıp dönmeyi düşünüyorlardı.

90 artılarda sarı-lacivertli tribünlerden müthiş bir gol sesi geldi. Ama sahada gol yoktu. Sahadaydım, yanımda bulunan gazeteci bir arkadaş Eskişehirspor gol attı dedi. O anda müthiş bir sevinç yaşamaya başladık. Eskişehirspor, Boluspor karşısında 2-2’yi bulmuştu. Bu gol şampiyonluğun müjdecisiydi. Artık saniyeleri sayıyorduk. Derken Enes bir gol daha attı Ankaragücü 3-0 öne geçti.

Artık Eskişehir-Bolu maçının bitmesini bekliyorduk.

Ve haber geldi; Ankaragücü Süper Ligi garantilemişti. Aman tanrım nasıl bir coşkuydu bu!.. Bir anda sahada herkes koptu. Koşanlar, birbirine sarılanlar, tribünlere tırmananlar vardı.

Tribünler ise resmen uçuyordu. Ağlayanlar, tellere tırmananlar, tezahurat yapanlar hep birlikte futbolcuların, teknik heyetin ve yöneticilerin coşkusuna ortak oldular. Herkes tek vücut olmuştu. Tarifsiz bir mutluluk yaşıyorduk. Bir taraftan bu tarihi dakikalarda yaşananların resmini çekiyor, diğer taraftan önüme gelen herkese sarılıyordum.

Daha sonra basın toplantısında İsmail Kartal’a futbolcular tarafından  yapılan sulu şakaya tanık olduk.

Şampiyonluk gerçekten tarifsiz bir duyguydu. Şimdi o dakikaların videolarını izleyince neler yaşadıklarımı daha iyi anlıyorum. O gün orada olduğum için kendimi gerçekten çok şanslı sayıyorum.  

34.Hafta oynanan formalite maçında sarı-lacivertliler 1-1 beraberlikle ayrıldılar. Maçtan sonra kupa kaldırıldı.

Evet şanlı MKE Ankaragücü 2016-17 sezonundaki şampiyonluktan sonra 207-18 sezonunu da boş geçmeyerek bir şampiyonlukla daha taçlandırdı. 6 yıldır çekilen büyük cefa, kaybedilen yıllar, boşa harcanan zaman, hacizler, icralar, ıslak formalar, açlık ve sefaletten sonra Ankaragücü hak ettiği Süper Lige döndü.

Hemde büyük mali krizlere, sıkıntılara, hakem hatalarına, ağır cezalara rağmen bunu başardı.

Başta Mehmet Yiğiner ve yönetiminin, İsmail Kartal ve ekibinin, futbolcuların, taraftarların ve kulüp emekçilerinin büyük özverisi ve çalışkanlığı ile bu büyük zaferi kazandı.

Başka bir değişle; her puanı helal, tertemiz bir şampiyonluk kazanıldı. 

Sonsuza dek yaşa varol İmalat-ı Harbiye…

ORHAN SAL

Diğer Yazıları
YAZIYI YAZDIR TAVSİYE ET YORUM YAZ

 

Copyright © 2008 sporanki.com. Tüm hakları saklıdır. ızinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz. sporanki.com basın yayın meslek ilkelerine uymaya söz vermiþtir. sporanki.com'da yeralan haberler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Bu haberlerden doğacak kazanç veya zararlardan kurumumuz sorumlu tutulamaz.

Bu site AGB Biliþim Teknolojileri ve Güvenlik Sistemleri tarafýndan hazýrlanmýþtýr.